e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
madamex http://blog.milliyet.com.tr/madamex
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

Bana biri kendini anlat dese, susar kalırım. Her konuda çılgın bir istekle konuşan ben, işte o anda dut yemiş bülbüle dönerim. Nasıl anlatır ki bir...





Kategori:
İlişkiler

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Aile (1)
Anılar (2)
Anneler Günü (1)
Astroloji (1)
Aşk - Evlilik (7)
Ben Bildiriyorum (25)
Beslenme / Diyet (1)
Blog (27)
Felsefe (1)
Gezi - Tatil (2)
Güncel (7)
Gündelik Yaşam (9)
Haber (1)
İlişkiler (45)
İstanbul (1)
Kitap (2)
Mizah (2)
Özel Lezzet Durakları (1)
Psikoloji (9)
Siyaset (1)
Sosyoloji (1)
Tarih (1)
Yemek - Mutfak (1)
Yazdığım gruplar
Anılar (1)
Bir İnsan (4)
Blog (21)
Denemeler (17)
Haber (16)
Huzur Durağı... (3)
İçimden Geldiği Gibi... (6)
İlişkiler (40)
Kitap (1)
Kitap/Yazar (1)
Mizah (16)
Şiirler (2)
Tarih (1)
Yaşamın İçinden (20)
Galerilerim
St. Petersburg'dan (11)
Bir şehire aşık omak...
Yazarın diğer bloglarından
Bir “sevgi” yazanının itirafları… - Blog / 15.05.2008 09:42:56
“Aşk”ı çözdüm galiba… - İlişkiler / 01.05.2008 13:25:22
Blogda yorum… Ve "nakıs"lar... - Blog / 28.04.2008 11:54:53
tümü
Twitter Milliyet Blog
İstanbul  -  08.07.2007 - 10:31 

Bir şehire aşık olmak... Böyle bir şey olmalı.

Yağmurunu sevmek... Sıcağını-soğuğunu sevmek... Daha bir hissedebilmek için, sokaklarında çıplak ayakla yürümek.

Gecelerine tutkun... Gündüzlerine gönüllü tutsak... Bir şehri adım adım yürekten kucaklamak.

Uzaktayken... İçini bir hüzün kapladığında, gözlerini kapatıp... İskelesinden vapura binip, hayallerinde şööyle bir adalara yol almak. Canın artık hangisini isterse, keyfince birinde güneşi batırmak.

Diyelim Büyükada'yı gönlün çekti. Al eline iki simit... Biri sana, diğeri yol boyu vapurun ardısıra uçuşan martılara.

Bineceksin vapura... Yok öyle içerilerde bir yerlere oturmak, hava soğuk olsa da... Mutlaka dışarıda oturacaksın, ayaklarını korkuluklara uzatıp... Bir de çay söyleyeceksin. Simitle çayın keyfi, en çok orada çıkar.

Sonra ufalayacaksın diğer simidi... Savuracaksın martılara. Çığlık çığlığa kapışırlarken o gözüdoymazlar simit parçalarını, şööyle bir arkana yaslanıp... Denizi, uzaklaşan karayı ve incecik minarelerini seyredeceksin şehrin. Derin bir soluk alıp "İşte yaşamak bu" diyeceksin.

Adada mutlaka yol boyu sıralanmış lokantaların birinde... Tahta masada, kalamar tava eşliğinde buz gibi biranı içeceksin.

Sıra geldi yürüyerek tadını çıkarta çıkarta... Çevredeki mimarisi inanılmaz güzel evleri, eski köşkleri seyrederek çamlığa çıkmaya. En tepesinde piknik alanının, bir tahta masa var, oturup kartpostal gibi manzaranın eşliğinde bir demli çay içeceksin. Bekleyeceksin ki güneş batsın... Çünkü görülmeye değer.

Sonra ister faytona binerek, istersen yürüyerek iskeleye gideceksin... Ama mutlaka iskeledeki dondurmacıdan dondurma almalısın. Almalısın ki dönüş yolunda, vapurun dışında, şehrin ışıklarını seyrederek yerken... Rüzgardan eline-yüzüne dondurma bulaştığında tekrar çocuklaşasın.

Bu şehir öyle bir şehir ki... Gönlün ne çekiyorsa yaşayabileceğin... Canın ne istiyorsa yapabileceğin. İster caddelerinde çıplak ayakla dolaş, istersen kendi kendine bir şarkı mırıldan... Ya da festival zamanıysa caz dinle... Sanatın hangi dalına ilgi duyuyorsan, hepsini sunan bir şehir.

Bu aralar canım yine sıkkın... Kapatıyorum gözlerimi, istediğim bir köşesindeyim. Ortaköy'de kahvaltı ediyorum mesela. Veya Kumkapı'da dostlarımla eğleniyorum... Gözlerimi açtığımda derin bir nefes alıp, yenileniyorum.

Hani bazı zamanlarda sevdiğinizi düşünmek iyi gelir ya... Öyle bir şey benimkisi.

Gözlerimi kapatmak... Kavuşuncaya kadar... Hayaliyle avunmak.

Aşk gibi... Sevda gibi... İstanbul 'u yaşamak.

Bu blog şu ana kadar 805 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: İnançlar

İmana zulüm karıştırmak

'İmana zulüm karıştırmak' insanın, Allah'ın büyüklüğünü, gücünü kavramasına, dünyada ve ahirette gerçek mutluluğu ve kurtuluşu için hak dine uyması gerektiğini bilmesine rağmen, din dışı ahlâk özelliklerinden kopamamasıdır. Kur’an’da imanını z...

Elif Alaca
07.02.2010 08:45:04
Kategori: Siyaset

Emasya!

Emaysa Nedir?

Bunu kaç kişi biliyor halk arasında merak ediyorum… Son günlerde sıkça duyduğumuz bir kelime değil mi?

Ben bile bu kelimeyi şu son bir ay içinde duymaya başladım ilk duyduğumda acaba Amasya elmasıyla bir ilgisi var...

Aysen Aydın
06.02.2010 13:09:46
Kategori: Blog

Süleyman Ekim’in yazılarını okumak için, günde 1 yazıdan, 20 yıl gerekli; Ekim’i okumak zaman kaybı

Günde 1 yumurta yeseniz…

Haftada 7.

Ayda 30.

Yılda 365.

10 yılda 3650.

20 yılda 7300.

***

Günde 2 bardak süt içseniz…

Ayda 60.

Yılda 730.

10 yılda 7300.

20 yıl...

Süleyman EKİM
03.02.2010 18:25:51
Kategori: Deneme

Seçemediğimiz hep üzüntü kaynağımız olur, aklımız da o seçemediğimizde kalabilir

Birine karar vermek, diğerini kaybetmek demektir.

Çünkü aynı anda, iki yerde olmazsınız.

İkiye de bölünemezseniz.

Bunlar aklıma "O Kadın" adlı filmini izlerken geldi. Aklımda kalan da Er...

stilwater
03.02.2010 23:11:07
Kategori: Teknoloji

Yeni savaş konsepti

(Kozmik Savaşları - I)

Kozmik kelimesi bilim dışı insanların pek sözünü ettiği, okumalarında fazlaca karşılaştığı bir kelime değildir. Halkın, magazin olmuş bilim haberleri dışında da pek dikkatini çekmez. Anlamı; uzaya ait yada uzayı bil...

Murat SEVGİ
03.02.2010 20:21:22
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 814444