Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
2125
 

Üsteğmen Bedri ölmeyecek!

Üsteğmen Bedri ölmeyecek!
 

Az önce resmini görünce kaynar sular boşaldı tepemden. Halbuki sadece ismi bir anlam ifade etmiyordu. Sadece yine bir şehit, yine bir can deyip içim cız ediyordu. Hasbelkader haberini okurken denk geldiğim resmini görünce canlandı hatıralar. Lisede beraberdik. Biz onu Bedri diye çağırırdık. Çok cana yakın, mesleğine taa o zamandan aşık, idealist genç bir subay adayıydı. Çok başarılıydı. Askeri lise boyunca bir çok kıdem almış, askeri öğrenciler arasında imrenilecek görevlere getirilmişti. Onun disiplin ve yönetim anlayışı üstün bir komutan olacağının göstergesiydi. Tüm bu üsütün vasfı ile lisenin son sınıfında askeriye adına üniversitede okuyabileceği halde o Harp Okulu'nu seçmiş tercihini idealist muazzaf önü açık bir subay olmaktan yana kullanmıştı.

Ben O'nun Harp Okulu'ndan Jandarma sınıfından mezun olduğunu bilmiyordum. Komando olduğunu da bilmiyordum. Her gün dağlarda dolaştığını, teröristleri avladığını, soğuklarda üşüdüğünü, susayıp da su bulamayacağını da bilmiyordum. Hain tuzağa kurban gideceğini de bilmiyordum. Haberlerde bahsedilen Üsteğmen Bedri'nin bizim Bedri olduğunu da!

Ama şimdi (az önce) öğrendim! Üzüldüm! Canımdan bir parça koptu... On sene öncesine gidip geliyorum. Beraber geçirdiğimiz dakikalar içimi daha da burkuyor. Nasıl oluyor da hedef oluyor arkadaşım, canım? Nasıl oluyorda bizi buluyor bu bela? Demek ki herkese dokunabilir ucu! Ben olmazsam, silah arkadaşım! O olmazsa bir yakınım, ya da başka bir vatandaşım!

İnsan başına gelmeyince anlamıyor demek ki! Ben arkadaşıma göz yaşı dökerken, ailesi ne yapsın? Anası babası ne yapsın? Kızı ne yapsın, eşi ne yapsın? Ben ne yapayım? Yarın aynı durumun benim başıma gelmiyeceği, senin başına gelmeyeceği ne malum? Sokağa dökülmek, bayrak alıp sallamak yetecek mi acımızı hafifletmeye? Daha iyisi daha net çözümü nasıl sağlamalıyız?
Çaresiz değiliz! 84 yılını devirmiş bu devlet, daha da büyüyüp devleşecek! Türk Milleti çalışarak, azmederek, yumruğunu masaya vurarak hak ettiği değeri elde edecek! Bugün sokağa dökülen milletimiz gerçek büyümenin ve çarenin yolunu çalışarak olduğunu kavramak üzere. Daha iyisini elde etmek için üretmek gerektiğinin bilincine varıyor. Birbirimize her konuda destek olmamız gerektiğini, Türk'ün Türk'ten başka dostu olmadığını anlamaya başlıyor. Lütfen izleyin: http://www.youtube.com/watch?v=WbUpSn8IE6E
Artık ne öğrendiğini bilen gençlerimiz yetişecek, ne için çalıştığını bilen memurlarımız, ne yapmaya uğraştığının farkında olan işçilerimiz olacak. Geleceği parlak doktorlar, öğretmenler, mühendisler, bilim adamları, subaylar, siaysetçiler yetişecek. Kim ne yaparsa yapsın bu milletin Bedri'leri ölmeyecek!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hic biri ölmedi, öldü demeye ble dilim varmıyor, peki ama bu içimdeki sızı ne?

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 10.11.2007 19:57
Cevap :
İçimizdeki sızı, masum insanlarımızın bu Vatan'ın bölünmez bütünlüğü için genç yaşta ruhu beş para etmez insanlar tarafından şehit edilmiş olmalarından kaynaklanıyor! Bedri Üsteğmen şu anda iki elinden mahrum şekliyle GATA Yoğun Bakım'da müşahade ediliyor ve durumu her geçen gün iyiye gidyor. Allah ailesine sabır versin diliyorum.  12.11.2007 22:41
 

Devrem bugün Gata ya ziyaretine gittim. Eşi çocuğu ve ailesinin diğer fertleri dim dik ayaktalar. Bedri yaşıyor ve günden güne de iyileşiyor. Biz onunla tekrar maç yapacağımız günlerin yakın olduğu ümidindeyiz.

jan jan 
 03.11.2007 23:36
Cevap :
İyi haberlerini bekliyoruz, Bedri! Ben de yarın bizzat ziyaret edeceğim...  04.11.2007 10:11
 

Sevgili ağbeyciğim, Yazını okurken Bedri Abi'nin yerine senin olabileceğini düşündüm: Yeğenim geldi aklıma yengem; babam, annem ve ablam...Tıpkı Nice Yiğit Bedri Abilerin aileleri gibi... Ve ardından kendimi düşündüm: O gün Üniversite gençliği olarak yaptığımız yürüyüşte en önde "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez!"diyerek binleri sürüklediğim an geldi aklıma: Gururluydum, bir şeyler yaptığımı düşünüyordum ta ki bu yazını okuyana kadar... Anladım ki yürümek bağırmak Bedri Abileri geri getirmiyor. Üniversite gençliği olarak bağırmak da lazım ama "Nietsche" leri bilmek gerek, "Nutuk"u okumak gerek,hadiselere bağırarak değil dinleyip anlayarak yaklaşmak gerek işte dediğin gibi ağabeycim bunları yaptığımda arzu ettiğin "Parlak Öğretmenler"den olacağım. Vatanın bölünmez bütünlüğünü Edirne'den Kars'a, Trabzon'dan Hatay'a bütün öğrencilerime;meydanlarda bağırdığım kadar coşku ve hevesle ama bir o kadar da sessiz,sakin bir şekilde anlatacağım,öğreteceğim. Aziz şehitlerimizin ruhlarına saygıyla

Osman Gökhan 
 01.11.2007 12:46
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili kardeşim...  01.11.2007 21:59
 

Çare;''Atam izindeyiz''in hakkını uykudan uyanarak, izni bitirerek, ilkelerini anlayarak, çağdaşlaşmanın, ileri gitmenin yolunun ''bilim ve fen'' olduğunu kavramakta. Kendine, halkına güvenerek yol almakta. Çözümü akılcılıkta aramakta. O zaman hayatta olmayan Bedri'ler de rahat eder. Paylaşım ve verdiğiniz linkle gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkürler.

Tuğba 
 01.11.2007 0:28
Cevap :
Bu bilinci uyandırmak için tavsiye edebileceğiniz linkleri burada yayınlamak beni mutlu edecektir...  01.11.2007 13:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 69
Toplam yorum
: 110
Toplam mesaj
: 30
Ort. okunma sayısı
: 2762
Kayıt tarihi
: 14.01.07
 
 

Tıp doktoru ve iki senedir online sağlık danışma hizmeti veren  sitesinin yöneticisiyim. Sık ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster