e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
Necati ÇAVDAR http://blog.milliyet.com.tr/necaticavdar
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

Hayata Elektronik teknisyeni olarak başlayan Çavdar,her kim  ne hal üzere gördü ise  öyle bilinir.

Bir ara;

Memurluk..





Kategori:
Sosyoloji

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Çevre Bilinci (1)
Doğal Hayat (1)
Doğal Hayat / Çevre (2)
Eğitim (2)
Gezi - Tatil (1)
Güncel (2)
Gündelik Yaşam (2)
Haber (7)
Kültür Turizmi (1)
Siyaset (5)
Sosyoloji (14)
Tarih (1)
Yazdığım gruplar
Necati Çavdar'ın penceresinden.. (32)
Yastık atlamayan, İngiliz siciminden atlayacakmış!
Yazarın diğer bloglarından
“ Irak tankları, saldırıya geçti!..” - Gündelik Yaşam / 09.01.2010 22:02:44
Aspendos'tan Zeytin Taşı'na - Gezi - Tatil / 30.12.2009 18:38:51
Bayağılaşmanın Sınırı? - Güncel / 11.12.2009 19:53:07
tümü
Twitter Milliyet Blog
Siyaset  -  22.11.2007 - 16:07 

Şöyle yılın ilk yarısına dönün.

Hatta 2007’nin bahar aylarına.

“Ordu, konuşlandı. Operasyona hazır” haberleri.

Ve üniformalı memurların ağızlarından açıklamalar..

Ve kimi Ecevit modelli gazeteci tiplemelerinden; işmar yollu teviller, yorumlar, kaş –göz işaretleri ile ne anlama geldiğini kendilerinin bildiği imalar..

Sonra ..

27 Nisanda sanal darbe yapıldı.

Karşılıklı el enseler çekilip, millet sandık başına gönderildi.

Ne sınırda hareketlilik var, ne başka bir olay.

Her şey sakin.

Ancak, seçtirilemeyen kişi cumhurbaşkanlığı koltuğunu oturup, ilk gezisini bölgeye yapınca..

Adete kıyamet koptu.

Sesiz dağlar, kan çağladı.

Meclis, tezkereler bağladı.

İçerde dışarıda diplomasi turları atıldı. Cin kovan cadılar misali televizyonlarda kösler, gümbür gümbür savaş nameleri dövdü.

Yazılı “cerideler” “Haydin savaşa..”diye avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.

Aylar oldu. Sonbahar kışa eklendi.

Ne ve niçin beklendi?

Bilen yok.

Hala, sınır ötesi tamtamları sürüyor. Sanki eşkıya salaktı. Orada oturmuş “at başıma iki bomba” diyecek..

Bu arada “kumaş” tacirleri, üretim üstüne üretimi katlıyor.

Savaş baronları, uçak, top , tank, gece - gündüz görüş aletleri ihalelerini dört gözle bekliyor.

Uluslararası, savaş baronlarından taşeron bedelini alan melanet kuruluş, Anadolu’da yollara düşen insan kellesine göre tahsilatını yapıyor.

Günlük borsa gibi

Meydanlardaki insan sayısı yüksekse yüksek, düşükse düşük. Alçak; taşeronluk ücreti olarak tahsilatını cebe indiriyor.

.....

Kimi ölü seviciler, “ilke “diyor, başka şey söylemiyor.

Bu ilkesizler kimi kandırıyor?

Eğer ilkeye bağlılıksa, İngiliz sicimi ile çizilen sınırlara bağlı kalırlar, bir adım ötesine geçmezler.

Geçemediler de.

Rahmetli Özal, “geç” dedi..

İlkeliler!

İstifayı seçti.

Son asker kaçırılma rezaletinde de gördük.

Ellerine onca teknolojik donanım..

Stratejik ortaklarının bilgileri..

O değilse çıplak gözle görülecek mesafede, elin oğlu uluslararası seremoni yapıyor. Bizim ağalar seyrediyor.

Nede olsa ilke..

Katiller. Biraz ilerde kongre yapıyor, bizimkiler rapor tutuyor. Eylem yok, şikayet çok.

Nede olsa “ilkeli”ler ya?..

Çünkü, çoktan verilmiş çil çil İngiliz altınlarına koca ülke..

Bir iki nutuk atılmış, 500 bin sterline fit olmuşlar, bir daha bakmamak üzere..

Milletin kalbinin yarısı içerde yarısı dışarıda.Nasıl yaşarsan yaşa.Ya da bir insanın akciğerini ikiye ayırıp, “yarısı sende yarısı bende” demişler.

Yürümemiş..Yürümüyor..Vücut bütünlük istiyor..İlkeciler, yarım bedenle yaşatmak..

Dün İngiliz ipine sarılarak, sözde vatan kurtaranların “bağlılıları” bu gün ABD kayığında, vatan bekliyor.

Oval ofiste, kol sıvazlatmanın anlamını bilmiyorum ancak, millet; elinden alınan ülkeleri, illeri, kendisine düşman haline getirilmek istenen kardeşlerini unutmuş birilerinden sınır ötesi operasyon bekliyor.

...

Geçenlerde Kırıkkale ellerinden Karluk beyi, bir fıkra anlattı.

Sizlerle paylaşayım istiyorum.

Fıkra şöyle:

Delikanlı, bir eve misafir olmuş.

Ev dar, yer yok. Delikanlıda da iş ve para..

Evin kızının yer yatağına uzanıp, “Aha şu yastık aramızda olsun. Ben hiç dokunmam” demiş..

Tavuk tüyü ile şişirilmiş yastığı araya koyup kıvrılmış.

Günler günleri, aylar ayları kovalamış.

Aynı yatakta yatmışlar kızla..Hiçbir vukuat yok, evde asayiş berkemal!

Bir gün ..

Memleketin önemli futbol takımlarının macı öncesi

Delikanlı bakar ki karaborsada bilet satanlarla, zabıta cebelleşiyor.O maç arada biletleri yere saçılıyor.

Zabıta biletçi ile kucak kucağa gire dursun, vatandaş bilet peşinde.

Bizim yiğit delikanlı da bir tane bilet kapıyor, bu parsadan..

Sevinçle eve giden delikanlı, Kıza:

“ Yarın maç var gidelim der ve elindeki bileti kıza vererek”

sen bununla normal yoldan stada gir. Ben stadın duvarını, tellerini aşar gelirim yanına, buluşuruz statda der.

Kız, aylarca yatağını paylaşan gence, müstehzi bakışlarla gülerek;

“Sen altı aydır, tavuk tüylü bir yastığı aşamadın ki, stadın duvarını, dikenli tellerini aşacaksın” der.

Bu blog şu ana kadar 169 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Genel Sağlık

Siroz hastalığında bitkilerle tedavi

BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ

SİROZ HASTALIĞI

İçki, ilaç, sigara, besin zehirleri, çevreden gelen zehirli maddeler ve virüsler karaciğer hücrelerinin görevini tam yapamaz hale gelmesine neden olurlar. Karaciğer hastalıkları arasında...

Ahmet Toptaş
06.02.2010 07:42:39
Kategori: Sevgililer Günü

Sevdiklerinize duygu ve düşüncelerinizi anı yazısıyla ölümsüzleştirerek hediye edin

14 Şubat Sevgililer Günü için işte şık bir hediye.

Nişanlanacak veya evlenecek çocuğunuza, onun için hissettiklerinizi, düşünce ve dileklerinizi, paylaştığınız sevinçli, hüzünlü anılarınızı “Anı Yazısı” haline getirterek özel bir sürpr...

ŞADAN HERGÜNER
05.02.2010 17:53:13
Kategori: Dostluk

Ahmet Balcı Bey'e, hitaben...

Milliyet blog mahallesinin muhtarıdır kendisi

Önümüzdeki seçimde milletvekili aday adayı

Blog partisine delege yaptı tüm blog yazarlarını

"oyumuz senin "

Sıfatınız...

Sayın vekilim...

Meclis kürsüsin...

F.Güneş Ergen
03.02.2010 14:39:49
Kategori: Şiir

Hayata dair

Saksıda sardunyaydı hayat

Hüzün kısık gözlerin içinde yandı

Bir umut vardı gelmeye dair

Geçkin sevdalar yüreklerde kaldı

Bulutlar yağmuru saklayınca bağrında

Bozkırlarda ateş aldı hüzün

Çoğul kişili ...

azade deliormanlı
03.02.2010 09:17:35
Kategori: Şiir

Shalimar

İzmir’e döneceğim, izninizle ben gene!

Shalimar’ı kaybettim, ararım döne döne!

*

Baktım yerler Ayçiçek kabuğu ile dolu!

Dedim takip edersem bulurum doğru yolu!

*

Gerçekten de evinin önünde bitti ka...

Ahmet Balcı
07.02.2010 00:12:11
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 490040