Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Aralık '07

 
Kategori
Şarap
Okunma Sayısı
2116
 

Öküzgözü: Fırat tadındaki şarap

Öküzgözü: Fırat tadındaki şarap
 

Birçok gurme ve şarap otoritesi tarafından, Anadolu’da yetiştirilen, anavatanı bu topraklar olan, en asil, değerli ve kaliteli, kırmızı şaraplık üzüm türü olarak, öküzgözü cinsi üzümümüz gösterilir. Öküzgözünün bir diğer özelliği de ülkemizde yetiştirilen, en iri taneli üzüm olmasıdır. İsmini de bu hasletinden alır.


Öküzgözü, Elazığ ve bölgesinin üzümüdür dersek hiç de yanlış olmaz. Ancak, gakkoşlar diyarı Harput topraklarının yanısıra; Malatya, Arapgir’den başlayıp Diyarbakır’a kadar uzanan coğrafyada, pek çok bağda, bu üzüm yetiştirilmektedir. Özellikle, Malatya ve El-aziz köylerinde yaşamakta olan Ermeni vatandaşlarımızca uzun yıllar öncesinden bu yana üretilmiş, gerek sofralık gerekse şaraplık olarak kullanılmıştır.


Bana göre, öküzgözü üzümü, antik çağdan bu yana, Anadolu şarapçılığının tartışmasız gururudur. Ancak, kesinlikle katılmadığım bir farklı görüş de bu üzümün; 1950-1955 yılları arasında gerçekleştirilen tarım reformu esnasında, İtalya’dan getirtilen üzüm, tohum ve fidelerinin melezleştirilip, hususiyetle Elazığ-Malatya-Diyarbakır bölgesinde yetiştirilmesi sonucu elde edilmiş olan yeni dönem üzümü olduğu savını ortaya koyar.


Oldukça koyu, siyaha çalan kırmızı renkli, kalın kabuklu, etli, iri ve yuvarlak öküzgözü üzümünün olgunlaştığı hasat zamanı; eylül sonu, ekim ortalarıdır.


Öküzgözünün şarabı da kırmızı, açık yakut rengindedir. Oldukça gövdeli(yapılı) ve damakta kalıcı özellik gösterir. Yoğun aromalı, özellikle vişneyi çağrıştıran meyvemsi tatlara sahiptir. Dolgundur ancak hafif tanenli, yani fazlaca buruk, kekremsi değildir. Bu özelliğiyle, daha tanenli bir üzüm olan boğazkereye göre yıllandırılmaya daha az elverişli olduğu kabul edilir. Asitçe zengin olduğu, tadılan ilk yudumdan sonra rahatlıkla fark edilebilir.


Elazığlı üreticiler, öküzgözünü yetiştirdikleri bağlarında, kendi toprakları ile birlikte, Fırat Nehri yatağından getirdikleri ince toprağı da harman ettiklerinden olsa gerek üzümün tadı, benzerlerine göre fark yaratır ve nev-i şahsına münhasır bir karakter kazanır.


Öküzgözü, monosepaj nitelikte bir şarap olarak kendi başına da rahatlıkla kullanılabileceği gibi en iyi uyum gösterdiği partneri olarak kendine boğazkereyi seçer. Yukarıda da belirttiğim gibi, bu iki üzümün aromatik ve tanen yapıları tam ters orantılı olduğu için, kupajları muhteşem dengeli bir tat ortaya çıkarır.


Bir öküzgözü tercih ettiyseniz, içmeden önce mutlaka, yarım saat, şarabınızı bir karafta dinlendiriniz. İnanın pişman olmayacaksınız.


Ve, en iyi uyum gösterdiği yiyecekler ise dolgun ve yapılı peynirler; ızgarada, baharatlı soslarla ya da fırında pişirilmiş kırmızı etler, av etleri ve kıyma-baharat soslu spagettilerdir.


Şarap raflarında, pek çok üreticinin, öküzgözü cinsi şaraplarını bulabilirsiniz. Naçizane, içlerinde benim favorim, Kavaklıdere’nin “Kav” serisidir.


Not: Bir sonraki şarap yazımızda “Boğazkere” diyeceğiz.


@Geçen sene bugün “İslam’ın Şartı Altı mıdır?”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=17126


@Geçen sene bugün “Teneşir Cumhuriyeti -giriş-“: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=17165


@Geçen sene bugün “Teneşir Cumhuriyeti - 1”: http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=17190

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ÖKÜZGÖZÜ ÜZÜMÜNDEN ÜRETİLEN ŞARAPLAR MÜKEMMEL OLUP,HATTA ELAZIĞ(Elaziz) BÖLGESİNDEN BU ÜZÜM ve MAMULÜ ŞARAP ,OSMANLI (1870-1900) DÖNEMİNDE ORAYA GÖÇ EDEN OSMANLI VATANDAŞLARI (Türk+Kürt+Ermeni) TARAFINDAN ABD/USA-Amerika'ya BERABERLERİNDE GÖTÜRÜP,ÖKÜZGÖZÜ ÜZÜMÜ ve ŞARABINI ORADA AMERİKALI'LARA ÇOK İYİ DE TANITMIŞLAR...(Bir Osmanlı Dedesinin anlattığı hikayelerden aklıma geldi ve sizin bu yazınıza ek bir bilgi olsun diye de size bu yorumu yazıyorum..!) AYDIN BEY,GERÇEKTENDE DÜNYA'da İLK ŞARAP ÜRETİMİNİN(Fransa-Bordo+İtalya-Toscana hariç) OSMANLI DÖNEMİNDEN ÖNCELERİ KAPADOKYA'da ÜRETİLDİĞİ BİLİNİR..(Kırmızı+Beyaz DAHA SONRALARI Rose+Şampanya) OSMANLI DÖNEMİNDEKİ KONYA/MERAMI DA BU ARADA ÜZÜM BAĞLARI ve ŞARAP ÜRETİMİNDE UNUTMAMAK LAZIM.. II.BAYEZİT(Osmanlı) İÇKİ YASAĞI NEDENİ ile BU MERAM BAĞLARINI YAKTIRMIŞ...O GÜZELİM ÜZÜM BAĞLARI KÜL OLMUŞ,O GÜNKÜ KAFA ZİHNİYETİ ile..AYDIN BEY BÖYLE BİR BİLGİ VERİCİ YAZINIZ için SİZİ TEBRİK EDERİM.SEVGİ ve SELAMLARIMI SUNARIM EFENDİM. NECİP KÖNİ

Necip Köni - Adana / TR 
 13.12.2007 10:01
Cevap :
Çok teşekkür ederim Necip Bey. Getirdiğiniz tarihi açılım için de ayrıca müteşekkirim. Konu çok derin ve geniş. Tam olarak ele alınmak istense, kitaplar yazılır. Yine de bir miktar özetleyici bilgi vermek adına, bugün ve yarın iki adet "Şarap Kültürü" yazısı yayınlayacağım, paylaşırsanız sevinirim efendim. Sevgilerimle.  14.12.2007 6:13
 

"üretilen şarapların 10 tanesinden birinde mantar problemi olması çok normaldir. Mantarın problemli olması şarabı bozar. Bu nedenle tüketici şarabı içmeden önce koklamalıdır. Kadehteki kokuları anlamaya çalışmak gerekir. Mantar probleminden dolayı şaraplar, ıslak gazete kağıdı, ıslak köpek veya gübre gibi kokar. Bunu tam olarak ayrıştırmak gerekirse de kötü şaraptan alınan koku ve tatlar şöyledir: Ahşap cilası, kızarmış kuyruk yağı, çürük yumurta, sirke asidi, etil alkol, uhu, lahana turşusu ve ekmek mayası."Bunları okuduktan sonra şarap içmesem mi diye düşündüm. Bilinçli tüketilmediğini savunuyor Türkiye'de şarapların Sue Langstaff adlı Amerikalı gıda mühendisi. Türkler servis edilen şarabı koklamadan, etikete bakmadan ve mantarı incelemeden içmeye başlıyormuş:) Bende böyleyim...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 13.12.2007 6:40
Cevap :
Sevgili Serap Hanım, alıntı yaptığınız ifadelere de, sizin sözlerinize de sonuna dek katılıyorum. Gerçi daha önce bu konulara bir miktar değinen yazılarım olmuştu ama bugün ve yarın iki yazımla daha "Şarap Kültürü" adına bazı hususları paylaşacağım. Çok teşekkür ederim efendim.  14.12.2007 6:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1055
Toplam yorum
: 2447
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2408
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster