Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Aralık '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
5250
 

Ne Duruyorsun Be At Kendini Denize!

Ne Duruyorsun Be At Kendini Denize!
 

Geçiş döneminin sancılarını yaşıyorum hayatımın. Ya içinde umudun hiç eskik olmadığı, sevgiyle dolu bir hayatı seçeceğim. Ya da kendime acımaya devam edecek, acınacak hale geleceğim. Karamsarlığın, sevgisizliğin hüküm sürdüğü bu dünyada yapayalnız kalacağım...

Birbirine karışmayan iki suyun ortasındayım sanki. Önümde masmavi bir deniz. Güneş, köpük köpük oynaşan dalgaları parlatmakta. Büyükçe de bir tekne var yüzme mesafemde. Hayalini kurduğum cinsten bir tekne hem de. Belki hep böyle olmayacak hava. Akşam olacak, gece olacak ama yine güneş doğacak bu tarafta biliyorum. Fırtına da çıkacak, deniz de kabaracak. Aşklar da olacak ayrılıklar da. Ama hepsinden bir şekilde tadılacak. Bu taraf pek mavi, pek güzel...

Arkamda simsiyah bir su var. Katran gibi, içine petrol karışmış deniz gibi. Simsiyah. İçime bir ürperti geliyor baktıkça. Daha bakarken içim kararıyor bu hayata. İçinde olduğumu düşünemiyorum bile. Diplere dalıyor gözlerim. Mutsuz yüzler. Ölü gibi hepsi. Kendilerini karamsarlığın cazibesine kaptırmış oradan oraya sürükleniyorlar suyun içinde. Yüzlerinde aynı ifade, aynı donuk bakışlar. Marifet sayıyor bazıları böyle davranmayı. Bir kibir, bir burnundan kıl aldırmama durumları. Diyorlar ki: "Hayatımızda hep acı var. Hep keder. Değiştiremeyiz biz bunu. İşin garip yanı bir süre sonra hoşumuza da gitmeye başladı bu ruh hali. Yapıştı kaldı karamsarlık üzerimizde bir elbise gibi. Giydik onu biz neşeli çıplaklığımızı örtmek için ve giydik biz onu insanlığımızı örtmek için, insan yanlarımızı" Şaşıp kalıyorum. Bazı bazı içine düştüğüm ve kurtulmak istemediğim o duygulara benzetiyorum. Ne kadar da yakınım bu tarafa. Biraz dengemi kaybetsem ya da altımdaki tahta parçası hafif sallansa düşüverecek gibiyim arka tarafa. Bu taraf simsiyah, pek kötü...

Nefesimi tutup atlıyorum denize. Balık oluyorum, tekne oluyorum, yosun oluyorum. Ama artık hayat kokuyorum. Hayattayım. Yüzdükçe kuvvet geliyor kollarıma. Kulaç arkası kulaç. Kuvvet geldikçe yüzüyorum. Kulaç arkası kulaç...

İsmini umut koyduğum tekneme biniyorum. Mürettabatım sevgi ve hoşgörü. Maviliklerde ben ve teknem gidiyoruz aheste. Ne olacağını bilmeden. Ama bir o kadar donanımlı. Pusulamın hiç şaşmamasını diliyorum içimden. İbre hep doğruyu göstersin şu hayat yolunda...

Ben susuyorum ve Orhan Veli..

Hürriyete Doğru

Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin ırıpların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul;
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda.
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mı dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı?
Heeeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekliyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.


Umudunuzun hiç tükenmemesi dileklerimle...

Emre C.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 1325
Kayıt tarihi
: 01.10.07
 
 

Eğer biz çocukken bu blog işi olsaydı ben de büyüyünce "blogcu" olmak istiyorum derdim. Gerçekten bl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster