e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
Emre C. http://blog.milliyet.com.tr/emco
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

Eğer biz çocukken bu blog işi olsaydı ben de büyüyünce "blogcu" olmak istiyorum derdim. Gerçekten blog yazmayı çok seven ben, bu işi kaç yıldır yap...





Kategori:
Gündelik Yaşam

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Anılar (4)
Aşk - Evlilik (13)
Basın Yayın / Medya (5)
Bayramlar (1)
Ben Bildiriyorum (1)
Blog (1)
Deneme (16)
Dilbilim (1)
Dostluk (1)
Futbol (3)
Güncel (4)
Gündelik Yaşam (10)
Haber (3)
İnternet (1)
Kent Tarihi (1)
Magazin (1)
Mizah (1)
Müzik (1)
Öykü (5)
Özel Günler (1)
Psikoloji (1)
Sağlıklı Yaşam (3)
Sinema (7)
Şiir (7)
Tiyatro (1)
Yolculuk (1)
Galerilerim
"En"lerim (11)
Kahve ve aşk
Yazarın diğer bloglarından
Ben Seni Sevmek İçin Yaratılmışım - Gündelik Yaşam / 26.06.2009 16:07:27
Ya Gidersem Diyorsun - Deneme / 02.05.2009 23:54:48
Güneşin Elleri Buz Gibiymiş Ne Tuhaf! - Aşk - Evlilik / 22.03.2009 20:21:24
tümü
Twitter Milliyet Blog
Aşk - Evlilik  -  08.01.2008 - 15:01 

Kafede kahvelerimizi yudumlarken Onunla konuşur gibi içini döktü bana genç adam. Sanki karşısındaki kırk yıllık arkadaşı değil de, unutamadığı o dilberdi. Söze şöyle girdi....

" Kahve

ve

Aşk..

İkisi de bana senden hediye...

Ne kahveden vazgeçebildim senden sonra...

Ne de sana olan aşkımdan...

Bazen koyu kahverengindeydi sana olan aşkım. Bazen sütlü, bazen de köpüklü...

"..kahve çekirdeğinin hayatı, parlak kırmızı kahve meyvesinin içindeki tohum olarak başlar. Kahve bitkisinin toplanabilir meyveler vermesi için yaklaşık beş yıl geçmesi gereklidir; üstelik bir bitki olgunlaştığında en fazla yarım kilo kavrulmuş kahveye denk gelecek kadar meyve verir. Yeşil kahve çekirdeklerini kavrulmaya hazırlamak için doğal yöntem ve yıkama yöntemi adı verilen iki yol kullanılır. Doğal yöntemde, olgunlaşan kahve meyveleri, çekirdekleri çıkarılmadan önce dalında veya yerde kurumaya bırakılır. Yıkama yönteminde ise çekirdekler meyveden hemen ayrılır, bir kazandaki suya daldırılır, ardından geniş düzlüklerde kurumaya bırakılır veya modern aygıtlarla kurutulur.

Yeşil kahve çekirdeklerinin dönüşümü, büyük bir tamburda ısıtılmasıyla başlar. Yüksek sıcaklıkta geçirilen 5 ila 7 dakikadan sonra çekirdeklerdeki suyun büyük bölümü buharlaşır. Çekirdekler sarıya döner ve patlamış mısır gibi kokmaya başlar. Sekizinci dakikadan sonra ilk "patlama" gerçekleşir: Çekirdekler ortadan yarılır ve normal boyunun iki katına çıkar. Çekirdekler bu aşamada açık kahverengi olmuştur. Henüz çok ekşi ve tek bir tat egemendir. Karmaşık kahve tatları henüz gelişmemiştir.

10 ila 11 dakikanın sonunda çekirdeklerin rengi daha koyulaşır ve yüzeyinde bir yağ belirmeye başlar. Kavurmanın bu aşamasında (her kahve için farklıdır ama 11 ila 15 dakika arasındadır) kahvenin tüm tatları olgunlaşmaya ve dengelenmeye başlar. İkinci "patlama" kahvenin hazır olmak üzere olduğunun göstergesidir. Kahvenin soğutma tepsisine alındığı an çok görkemlidir. Hava taze kavrulmuş kahvenin baş döndürücü kokusuyla dolarken patlamaya devam eden çekirdeklerin çıtırtıları, çekirdeklerin tepsiye akışına alkış gibi eşlik eder..."

diye devam eder kahvenin öyküsü...

ya aşkın öyküsü:

"... aşk . İnsanlık tarihi açısından bakıldığında, çok eskilere giden bir kavram. Ama benim tarihime bakarsak, ki daha yazım aşamasında, seninle başlamıştır aşk. Seninle bitmediği kesin. Ama başlangıçlar değil midir önemli olan? Diğerleri elbet bir gün unutulacak! Ama sen her daim şu gencecik kalpte atacaksın benimle beraber. Ebediyen. Elbet kahve çekirdeğinin öyküsü gibi aşkımızın de bir öyküsü var. Trende mi tanışmıştık ilk..?"

Bavullarına yardım ettiğim yaşlı teyzenin torununa aşık olacağımı söyleseler; gülmezdim belki ama şaşardım elbet. Bir yerden gelişin yok muydu? Geliverişin. Halbuki ikimizin de haberi yoktu. Sen aslında hayatımıza geliyordun çok uzaklardan. Kaderine yazılmış olmam hiç bir şeyin tesadüf olmadığını haykırır gibiydi o tren garında. Sonra hatırlarsın değil mi trende kahve içişimizi? Sen, ben ve babaannen. Hiç susmamıştık üçümüz de. Kelimeler yorulmuştu da biz tükenmemiştik giderirken bizsiz geçen yılların hasretini. Şarkılar mı söylememiştik, hikayeler mi anlatmamıştık. Daha neler, neler...

Dönüşte yine aynı trene bilet alışımıza ne demeli? Sonra trende, beni gidip-gelip uyandırman zamansız. Uyanışların en güzeliydi senin yüzüne bakarak uyanmak. Yine sohbetler, hikayeler. Fakat bu sefer babaannen gelmemişti de iyice yakınlaşmıştık seninle. Ama ne yakınlaşma! Bir trende güneşin doğuşunu seninle izleyeceğimi söyleseler; gülmezdim belki ama şaşardım elbet...

Ve sonra trenden inme vakti. Bavullarınıza yardım edişim. Annenin gelişi ve gidişin. Arkanı dönüp bakmasaydın belki de seni tekrar aramaya cesaret edemeyebilirdim. Ama aradım. Konuştuk yine aynı sıcaklıkla. Sana aşık olduğumu söyleyince nasıl da şaşırmış ve mutlu olmuştun. Sen de aşıkmışsın. Ah ne güzel! Herşey ne kadar güzeldi. Tıpkı gözlerin gibi..."

demişti arkadaşım. Sonra sustu...

Burada arkadaşımın ağladığını farkettim. Uzaklara kaçırdı gözlerini. Şehire kar yağmıştı. Oysa ben burda sağnak yağmurları izliyordum en sevdiğim dostumun gözlerinden dökülen. Hikayenin devamını da anlattı. İstediği gibi olmamış bir çok şey. Pek ayrıntıya girmedi. O bana hep tanışmlarından bahsetti durdu. Oraya takılmış besbelli. O ilk aşkın büyüsü sarmış onu. Anlayabiliyordum. Teselli etmeye çalıştım. Kahvelerimizi bitirip kalktık. Üzerimize yağan kara aldırmadan şehrin dört bir yanını turladık. Suskunduk. Kar yağmaya devam etti...

Kar yağdı durdu
Biz yürüdük durduk
Kar yağdı durdu
Biz yorgunduk ve durduk.


Emre C.

(07.01.2008, Eskişehir)

Bu blog şu ana kadar 1046 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Deneme

Tabela bahis

Sıralısı da sırasızı da var...

Dörtlü bahis de denir, tabela bahis de...

Sıralı tabela-dörtlü bahis: Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü gelen atları sırası ile bilirsen kazanacağın ikramiye de yüksek olur...

Sırasız tabe...

HÜSREV KARAGÖZ
04.02.2010 23:09:47
Kategori: Gündelik Yaşam

“Ulan dedim, ne diyor bu”

Limon satacağım, böyle karar verdim. Annem işsiz kalırsam limon satabileceğini söyledi. O zaman limona bakışım biraz ekşiydi. Yazımı beğenmeyen okur limon satmamı öğütledi, ancak bir detayı unutarak ben yazı yazarak para kazanmıyorum, bu durumd...

sivyus
08.02.2010 16:49:39
Kategori: Mizah

Kâhin bilemezse Şahin bilir!

Boşuna dememiş Atalarım!

“Şiir yaz , at denize! Kâhin bilemezse Şahin bilir!”

Dün postacı zili çaldı. Ben tatillerde kapıyı açmam. Gelenler genelde komşu hanımlardır!

“Ooo; Ahmet Abi , sen kapı açacak adam mıydın Abi? Yeng...

Ahmet Balcı
07.02.2010 20:01:03
Kategori: Futbol

Kadıköy Meydan Savaşı

Ezeli rakibinin puan kaybettiği bir haftada liderliğini perçinlemek ve puan farkını açmak için fırsat bulan Fenerbahçe bunu değerlendirmedi.

Heyecanı ve mücadelesi bol bir karşılaşma izledik. Ma&cce...

Murat HACIOĞLU
07.02.2010 21:49:18
Kategori: Şiir

Ramazan ayı

RAMAZAN BAYRAMI

Onca oruç tuttuk,

Onca zekat verdik.

Şimdi bayramı hak ettik.

Çocuklar gelince biz ne kadar seviniriz.

Ellerimizi öpünce,

Şeker ve para veririz.

Allah´a şükredin bize bay...

bena ışık
08.02.2010 13:29:32
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 1043098