Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '08

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
7624
 

Kurtuluş Savaşından bugüne Türk kadını

Kurtuluş Savaşından bugüne Türk kadını
 

8 Mart dünyada ve Türkiye'de Kadınlar günü olarak kutlanıyor. Günler öncesinden planlanan organizasyonlar, bir günle sınırlı vaatler, toplantılar, ödül törenleri, kadınlara hediye edilen beyaz karanfillerin dışında ne kalıyor ertesi güne, haftaya, yıla..

O kadınlar ki; Türk kadınının farkını kurtuluş mücadelesinde erkeği ile cephede savaşarak dünyaya göstermiştir. Omuzlarında cephane taşırken şikayet etmeyen, kundaktaki bebeğinin battaniyesi ile düşmandan ve soğuk havadan koruduğu silahları gizlerken bağımsızlığın ne demek olduğunu haykıran, cesur, gözüpek, vatan uğruna seve seve canını veren kahramanlar.

Cephede savaşan, omzunda cephane taşıyan, ülkesinin bağımsızlığı yolunda mitinglere katılıp, dernekler kuran..Bildiriler yayınlayarak etkinlikler düzenleyen...

Balkan savaşları'nda hastanelerde hizmet veren, kurtuluş savaşı'nda asker üniforması ile mücadele eden Halide Edip Adıvarlar..Çanakkale Savaşı'na babası albay Hafız Hamit Bey'le katılan Nezahat Onbaşılar.. Tarsus'lu Kara Fatmalar, Gaziantep'li Yirik Fatmalar...Erzurum'un Nene Hatunu... Osmaniye'nin Rahime Hatunu.

"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez" diyen Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınının kendisine tanınan haklara layık olduğunu her fırsatta dile getirmiş, kadınlarda bunun değerini bilmişlerdir.

"Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan oluşur. Mümkün müdür ki, bir kitlenin bir parçasını ilerletelim, diğerini görmemezlikten gelelim de kitlenin tümü ilerlemeye imkân bulabilsin?....Şüphe yok ki, ilerleme adımları, dediğim gibi iki cins tarafından beraber arkadaşça atmak, ilerlemek ve yenileşme sahasına birlikte geçmek lazımdır. İşte, böyle olursa inkılâp başarılı olur” diyerek kadını çalışmalara, sosyal hayata ortak etmek gerektiğini de dile getiren Atatürk'ün izinden giden cumhuriyet kadınları çeşitli meslek dallarında gösterdikleri başarılarla onu haklı çıkarmanın gururunu yaşamışlar, sonraki nesillere örnek olmuşlardır. Tıpkı, dünyaya geldikleri Cumhuriyet'in ilk yıllarından bugüne Atatürk çizgisinden ayrılmayan Refet Angın, Muazzez İlmiye Çığ, Halet Çambel ve nice çağdaş kadın gibi...

80'li yıllara gelindiğinde kadının yok sayılan adını, haklarını, özgürlüğünü var etmek için yıllarca mücadele eden, eğitimli eğitimsiz demeden kadının uğradığı haksızlıkları dile getiren kadının, kadın hareketinin en önemli ismi Duygu Asena olmuştur.

Okuma yazmayı öğrendikten ya da ilköğretimi tamamladıktan sonra eğitim hayatları sona erdirilen, ailelerine, törelere, zor koşullara karşı direnen "baba beni okula gönder" diyen kızların, geleceğe umutla bakan "kardelen"lerin, en büyük destekçilerinden..Çağdaş yaşamın simgesi Türkan Saylan yoğun çalışmalarına devam etmektedir..

Kurtuluş savaşı'nda cephede gösterdiği kahramanlıklar, fedakarlıklarla..Cumhuriyet'in ilk yıllarında layık oldukları hakları kazandıktan sonra ekonomik, sosyal yaşantıda gösterdikleri başarı ve katkılarla gurur kaynağı olan Türk kadınlarının bugününe bakıldığında karşılaşılan tablo ne yazık ki pek memnuniyet vermiyor.

Bir yanda "toplum, kadın ve erkek denilen iki eşit cins insandan oluşur" düşüncesi diğer yanda,
ne zaman, kimin koyduğu bilinmeden birilerinin hükümleri ile ölmeleri gereklilik haline getirilen "Güldünya"lar, Birgül Işık'lar...Adlarını bilmediğimiz, hikayelerini duymadığımız niceleri ve onların doğarken kaderlerine ağlayan kızlarının gazete sütünlarından ibaret hayatları.

Töreler bahane edilerek okutulmayan, eğitimleri okuma yazma hakları sınırlandırılan, "kadın çalışamaz" düşüncesiyle toplumdan uzaklaştırılan, çalıştırılmayan, söz hakkı verilmeyen, eşit sayılmayan...Çocuk yaşta evlendirilen...İnanç adı altında baskı uygulanan, yanlış bilgiler, hurafelerle özgürlüğü engellenen Türk kadını.

Nereden nereye...Kurtuluş savaşı'ndan bugüne...1919'lardan 2008'lere gelinen aşama...Atatürk döneminde cumhuriyetin ilk yıllarında kazanılan hakların bugün ulaştığı seviye....Türk kadını nerede? ilerledik mi?

Adını bilmediğimiz, tanımadığımız, nice fedakar, eli öpülesi kadınlar ve çok yakınımızdakiler...9 ay karnında taşıyan yemeyip yediren, giymeyip giydiren, sevincimizle mutlu olan, derdimize daha çok üzülen annelerimiz.. potansiyel anne adayı tüm kadınlar....Tek günle sınırlı kalmaması dileğiyle,

Kadınlar Gününüz kutlu olsun !.....




resim kaynağı: http://www.turkinfo.info/Tur/gtkt2002/imagesall/tarih/131-132.jpg











Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türk kadını, eli öpülecek analarımız...Ve sorumluluklarımız. Kadınlara karşı olan sorumluluklarımız. Kadınlarımızın bugünkü durumları...Sorumlu erkekler mi ?Kadınlar mı? Yoksa hepimiz mi ? Selam ve sevgilerimizle.

Latif 
 10.03.2008 11:36
Cevap :
Eli öpülesi, öpülmesi gereken anneler, kadınlar....Bugün kü durumu yaratan herkes sorumlu..Buna, eşitlik yerine üstünlüğü yeğleyen, kadını siyasi araç olarak kullanan, köleleştirmek isteyen zihniyetleri ve onlara bu izni verenleri dahil edebiliriz. Herkes sorumlu bir ölçüde..Çözülmez mi diyecek olursan?istedikten, kararlı olduktan sonra neden olmasın..Yeter ki, tepki gösteren, kendini ezdirmeyen, köleliği, ikinci sınıflığı kabul etmeyen kadınlar dirensin, haklarından vazgeçmesin..Katkı ve paylaşımın için çok teşekkür ederim.Sevgi ve saygılarımla...  11.03.2008 2:53
 

Ne güzel yazmışsınız Tuğba Hanım.Fakat türk kadını ilerledi mi ? İşte son günlerde tüm kadınlarımızın cevaplaması gereken soru...! Benim cevabım bu konuda çok açık bir şekilde HAYIR.Son günlerde yaşanan olaylar bunun kanıtıdır bence.Türk kadını hala erkeğin ve törelerin gölgesinde kalmak istiyor.Belki bunu sizler istemiyorsunuz fakat maalesef azınlık kısımdasınız.O zamanlar savaş vardı ve Türk kadını elinden gelen gayreti gösterdi. Şimdi ise siyasi ve psikolojik savaş var.Bence Türk kadını şimdide özgürlüğü için savaşmalı,örgütlenmeli,kısacası birşeyler yapmalı.Yoksa bu son kadınlar gününüz olabilir.Bir daha ki sefere kadınlar gününüzü daha coşkulu bir şekilde kutlamak ümidiyle dünya kadınlar gününüzü kutluyorum,sevgi ve selamlarımla.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 09.03.2008 23:45
Cevap :
Murat Bey, içten ve duyarlı paylaşımınız için çok teşekkür ederim. Düşüncelerinize katılıyorum. Özgürlüklerin kaybedilmemesi, geleceğin karanlık olmaması için Kurtuluş savaşı kahramanlarının inanç ve bilinciyle, onların verdikleri zorlu mücadeleyi bizlerde sergilemek durumundayız. Daha güzel kutlamaların ve umuduyla.. Sevgi ve selamlar..  10.03.2008 1:50
 

ya tamam ! hergün kadınlar günü olmalı falan gibi bir düşüncenize yürekten katılıyorum , ( tabi uygulanmadığı sürece:) ) ama bu defada erkeklerin hali ne olur canım, hergün hergün kutlama falan , yani olsun daaaaaaaa! ne bilim yani...:):) sevgiler tuba

Yücel! 
 08.03.2008 19:27
Cevap :
Her gün kadınların günü olsundan ziyade olan hakları korunsun, ikinci sınıf muamelesi olmasın, kadın adıyla siyaset yapılmasın...Bunlar olduktan sonra tek günlük kutlamaların abartısına da gerek kalmaz ve erkeklerde perişan olmaz..Sevgiyle..  08.03.2008 20:24
 

Bir de şimdi olanlara bak!.. İnanılmaz. her şey arapsaçı oldu sanki; Anadolu kadınının baş örtüsünü, türbanla bir tutmuyorlar mı! Kahır oluyorum. Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 08.03.2008 14:00
Cevap :
Yıllardır planlanan çalışmaların uygulama dönemi son dönemlerde gerginlik yaratılarak yaşatılan.Yoksa herkes hepimiz biliyoruz neyin ne olduğunu sevgili hemcinsim...Kutlu olsun emekçi kadınlar günün.. Sevgiyle..  08.03.2008 20:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 129
Toplam yorum
: 908
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2130
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster