Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2231
 

Bunlar mı koruyacak Cumhuriyet'i?

Bunlar mı koruyacak Cumhuriyet'i?
 

Büyük önderimiz Atatürk'ün bize en önemli mirası Cumhuriyet'imizdir. Cumhuriyetimizi korumak kollamak ve savunmak hepimiz için temel bir ödev ve sorumluluktur.

Peki Cumhuriyeti nasıl koruruz? Nasıl savunuruz bu sorunun yanıtını aramak lazım.

Hepimizin bildiği bir söz vardır. Herkes kendi evinin önünü süpürürse sokaklar temiz olur diye. Aslında bu konunun da temel çözüm noktası burası.

Herkes kendi ödev ve görevlerini layıkıyla yapsa bütün ülke gelişir ve güvende olur.

Bu konuda şu değerlendirmeyi yapmak gerekli olur sanırım. Bir öğretmen ülkesine ve milletine yakışan bireyler yetiştirse , bir hekim hastalarına saygılı davransa ve onların acılarını dindirmeyi temel bir sorumluluk olarak kabul etse , bilim adamları hem ülkeleri hem de insanlık için yeni buluşlarda bulunsa bilim üretse , savcılar kanunları tam anlamıyla dikkatle uygulasa ve hukuksuz uygulamalara göz açtırmasa, hakimler karar verirken objektif olsa ve vicdanları ile cüzdanları arasında seçimi vicdanlarından yana kullansa vb. ülkemizin gelişmesi ve cumhuriyetimizin korunmasına hizmet etmiş olurlar.

Unutmamak gerekir ki Cumhuriyet'e olan aşırı sevgi ve bağlılık, Cumhuriyet'i korumak görevi hiçbir zaman kimseye bir başkasının görev alanına girme hakkı vermez. Yani bir hekim 'Ben ülkemi seviyorum Cumhuriyet'imi korumak istiyorum' diyerek Cumhuriyet Savcılarının yaptığı işi yapamaz.

Geçen haftaların en önemli tartışmalarından birisi ÜAK Başkanı Sayın Akaydın'ın yaptığı konuşma idi. Sayın Akaydın kendilerini rejim bekçisi olarak nitelendirmiş ve bu konuda sonuna kadar mücadele edeceklerini söylemişti. Cumhuriyet'i korumak ve rejim bekçiliği yapmayı kendine görev addeden sayın Akaydın'ın sicili pek de parlak değil.

Peki sayın başkanın sicilini bozan olay ve Rahşan Ecevit'e minnettar olmasını gerektiren durum ne? Sayın Akaydın 1993-1998 yılları arasında Akdeniz Üniversitesi'nde rektör yardımcısı olarak görev yaparken aynı zamanda Sağlık Kültür ve Sosyal işler komisyonu başkanlığından da o sorumlu idi.
Sağlık Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Cemal Öcal'ın ihalelerin hepsini kardeşine vermesine göz yummakla suçlanan ve hakkında kamu davası açılan Akaydın'a, YÖK'ün soruşturma yapılmasına izin vermemesi sonucu konu Danıştay'a gitti. Danıştay bu konuda YÖK'ün kararını bozdu ve Akaydın'ın davranışının TCK 240 kapsamına girdiğini belirledi. İşte tam bu sırada Rahşan Ecevit affı gündeme geldi ve Sayın Akaydın bu af ile ceza almaktan kurtuldu.

Aynı zamanda başörtüsü konusunda hızlı Cumhuriyetçi kesilen Akaydın'ın terörün söylemlerine karşı demokratik bir tavır ve tutum içine girmiş olması da bağımsız cumhuriyetimiz açısından son derece düşündürücü.

Eğer Cumhuriyeti bu zihniyet bekleyecekse işimiz çok zor...

Son bir not daha eklemek isterim. Sayın Akaydın'ın rektörlük görevi bu sene sona eriyor. Sayın Akaydın'ın başarılı performansından etkilenen CHP'nin gelecek yerel seçimlerde Akaydın'ı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday göstermesine kesin gözüyle bakılıyor.

Saygı ve sevgilerle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 70
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 566
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

1987 yılında Konya Ereğli'de doğdum İlköğretim ve Lise öğrenimimi Konya'da tamamladıktan sonra 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster