Yağmur neredesin? (yağıyorum, farkında değil misin?). Tepelerin ardındaki karanlığa mı?. (Balkon pervazına tünemiş bi...
Milliyet gazetesi resmi web sitesi milliyet.com.tr’nin düzenlediği “Bu haber neden bahsediyor” isimli yeni yarışma bazı internet kullanıcıları gibi benimde ilgimi çekti.
Yarışma genel hatlarıyla şöyle; okuduğunuz haberle ilgili bir kelimeyi haberin açıldığı sayfaya yazarak sizin...
Durmuş saatler bile günde iki defa doğruyu gösterirmiş. Tertemiz bir sayfa gibi açılan ve önümüze saçılan fırsatlar dünyasında durup bazen beklemeyi seçmek de neyin nesi? Hangi gün doğmayı bekler ki. Oysa insan bazen beklemeyi seçmekle kalmıyor, beklemenin felsefesini de bir güzel uydur...
Karanlık sokakta yürüyebilirsin.Herkes yaşadığı kadardır çünkü. Yaşadığıyla birlikte dolanır bacaklarına gördükleri. Bilmeyebilir, duymayıp görmeyebilir. Varlığın tüm yalın sofistike ve karışık silueti kapar her bir yerleri. Adeta konuşurda biz bakarız öylece aval aval loşluğun orta ye...
Yağmur neredesin? (yağıyorum, farkında değil misin?). Tepelerin ardındaki karanlığa mı?. (Balkon pervazına tünemiş bir hayaletsin sen, çocuk musun çabuk söyle) çocuk?. (Gün geceye yürür bilmem. Çamaşır iplerine de yağarım ben ) Canım uçmak istiyo öylesine boşluğa doğru) Seslerle yaşıyor...
Neden koşturup duruyoruz ki? Nasıl olsa çiçekler gelip konacak ve açacak tüm kokular içinde senin. Bense büyük bir yanılgının peşinde koşmaya devam edeceğim. Kader dediğimiz ve bilhassa yaşamaya mecbur bırakıldıklarımız her daim bizimle birlikte nasıl olsa. Öyle değimiydi yoksa? Yollar ...
Adaletin koştuğu kulvarlara bir türlü akamayan hayat dinazorlara bile küçük geldi... Sersemletici biliyorum. Yekpare bir hüzün, keskin bir kılıca dönüşüverirse diye bekleyenler avucunu yalar mı? Yalar. Zaman geçiyor. Kaldırımlar yenileniyor. Ve belki sonbahar çöküyordur üzerine ...
Kahverengi bacaların eğreti durduğu, sapla samanın birbirine girdiği köyümün yolundan arabayla usul usul ilerlerken düşünmek hasıl oldu. Kırk yıldır aynı bu yollar. Tozu dumana katar yazları. Bahar ve kışın kardeşliğinde geçen unutulmuş manzaralar kare kare oturuverir yanı başına. Aya...
"Kader" nihayet tüm sinemalarda gösterime girdi. İzleyicisiyle buluşan film beklendiği gibi yönetmen sinemasının avangart – post modern sadık seyircilerinin yanı sıra popüler sinema seyircisinin de (gönülsüzce veya vakit geçsin şiarıyla da olsa) katılımıyla görücüye çıktı. Bilindiği gib...
1- Gerçeğe hu demeye geldiydik Cana can katmaya geldiydik Pir sultan hürmetine semah dönmeye geldiydik Sivas aşkına sazımızı dillendirmeye geldiydik
Ey can! Türkülerimizle sevdamızı anlatmaya geldiydik
2- ...
Gün doğmamak üzere batıyor yeryüzüne, Küskün ve yorulmuş .Yüreklerde ki acıyı birtek o hissediyor .Bir daha hiç doğmayacak yeryüzüne, Her sabah bakmayacak gözlerimize gülerek, Bazen kaybolacak yıldızlar, ay ışığını şimdi kimd...
Bir zamanlar, ormanların derinliklerinde birbiriyle iyi geçinen, sarı, siyah, beyaz üç tane semiz öküz yaşarmış. Tabi ki bu öküzlerin bir çok düşmanı varmış. En yaman düşmanı ise düzenbaz bir aslanmış. Aslan onları her zaman birbirinden ayırma...
Üzgünüm bitanem itiraf ediyorum, ben seni aldattım... Yanlız kaldığım gecelerde senin hayalinle aldattığımı hatırladım... Oysa ki ben sana demiştim ki ben seni hiç aldatmadım...
Uzun gecelerde gelecek günlerimizin hayalini kurduğumu... Ar...
Oldum olasıya ciddi bir adamımdır. Hele bürokrat ve asker bir aileden gelirseniz, -Şişt gülme ciddi dur.Iyide neden gülmek ayıp mı.-Hayır değil, yeri değil yeri gelince gülersin.
Oysaki bizim toplumumuzun hemen her köşesinde b...