14/02/1973 İstanbul doğumluyum.İstanbul Üniversitesi Turizm İşletme mezunuyum.İngiltere ye gittiğim yıl günlük tutarak başladım yazmaya ve döndüğümde de ara vermedim.Çocukluğumdan beri en büyük hayallerimden biriydi yazar olmak,kitap çıkarmak,okur edinmek...İşlerimim dışındaki serbest zamanlarımda ,mümkün olduğunca günlük,günce,deneme türü yazılar yazıyorum.Yazmaktan ve tiyatro izlemekten çok keyif alıyorum.sevgiler
Çocukluğumdan beri çok savaşçı, hırslı, idealist, mükemmeliyetçi biriydim...
Yenilgilere, hatalara hiç ta...
Hep Palme de Mallorca İspanya da bir ada... Balearic Adalar topluluğunda bir ada. Yazları dünya jet sosyetesini ağırl...
Ben hiç aşık olmadım! İnanmadığımdan mı çok hassas olduğumdan mı bilmiyorum ama hiç olmadım. Belki de incinmekten kor...
Böyle giderse Trakyayı da Kıbrıs gibi bir oyunla AB’ye alacaklar …
Trakya senaryolarda yazıldığı gibi bir sanayi şehri değil, çok verimli toprakların bulunduğu bir tarım şehridir…"Sanayi fabrikaları kuruyoruz" diye yutturmaya çalıştıkları düpedüz montaj sanayidir…
Eskiden komşuluklar, dostluklar, arkadaşlıklar kısacası manevi değerler herşeyden önemliydi...
Dostluk, arkadaşlık çaba gerektirirdi. Gecenin bir vakti saat kaç olursa olsun bir komşunun ya da arkadaşının başına bir şey gelse, rahatsızlansa gidilir, o kişinin sıkıntısı payl...
Bu mal sahipleri bu ülkede yaşamıyor, bir hayal dünyasında yaşıyorlar...
Dünya batıyor , ''emperyalizm'' iflas etmiş, işsizlik gün geçtikçe artıyor, hayat durmuş, ekonomide korkunç bir resesyon yaşanıyor. İnsanlar işlerini, ekmek teknelerini kaybediyor. İşleriyle birlikte ...
Yirmili yaşları bitirince insan, doğum günlerinden eskisi kadar keyif alamıyor...Çünkü hayatın yaprakları her geçen gün azalıyor ve bir gün daha eksiliyor ömrümüzden...Ne kadar mutsuz ve acılarla da geçse hayatı insanoğlunun yine de yaşamak için elinden geleni yapmalı v...
"Silah icad oldu mertlik bozuldu" dermiş atalarımız savaşların yürek gücüyle yapıldığı devirlerde...
Gururun, onurun, kişiliğin, maneviyatın olduğu, bir avuç toprak vermemek için insanların yürek gücüyle savaştığı dönemler...
O zamanlar para yoktu demek ki...
Yazmayalı çok uzun zaman oldu ve bir yazar için yazmamanın, okuru yazılardan mahrum bırakmanın hiç bir haklı gerekçesi olamaz elbette...
Ama niye yazmadığımı anlattığımda bana hak vereceğinizden eminim...
Yazmadığım bu süre içerisinde öyle güzel gelişmeler oldu ki hayat...
Çok keyifli gidiyor ilişkimiz . Öyle mutlu ve huzurluyum ki, kelimeler yetersiz kalıyor duygularımı ve içimdeki çoşkuyu anlatmak için...
Sanki tüm evren seferber olmuş mutluluğumuz için. Her şey tıkır tıkır işliyor. Kavga yok, anlaşmazlık yok...
Hatta ev bile bakıyoruz...
Hayatın bir döneminde monotonluk hep olsada bu yüz yıl olduğu kadar olmamıştır...
Ne hale geldi insanlık...?Nasıl oldu da heyecanlarımızı, sevinçlerimizi, paylaşımlarımızı, sevdalarımızı, dostluklarımızı yitirdik...
Nasıl çıktık ''insan ''olmanın o güzel erdeminden...? P...
"Bir şeyi tüm kalbinle dilersen, bütün evren onun olması için seferber olur" der Simyacı...
Buna tüm kalbimle inanan biri olarak...
Böyle dönemlerde daha fazla sığınıyor insan maneviyata ve inançlara...
İnanmak, tüm kalbinle ve içtenliğinle dilediğinde ya da du...
Her şey anlamını yitirdi, her şey... En mutlu , en acı olaylara bile tepkisiz ve duyarsız olduk.Öyle bir hal aldık ki tecavüze uğrasak umurumuzda olmayacak neredeyse...
En büyük mutluluklarımız bile dakikaları geçmez oldu.En güzel hadiseler bile çoşturmuyor köhneleşmiş y...
Annemi kaybettim. Ne kadar acı annesiz kalmak. Ah annem sensiz olmak ne acı. Anlatsam kim anlar? Sabahtı derse girmiştim. Yaz kursu yapıyorduk dersanede. Çocuklar cıvıl cıvıldı. 6. sınıf öğrencileriydi. Hepsi cıvıl cıvıldı. SBS sınavı yapılmış bit...
Yaşanmışlıkların kısa bir özetir hayatımBir otobiyografiden ibaret olcak tüm bu yazacaklarımNerden başlayacağımı bilmediğimİlk kez bir başkası için döktüğüm göz yaşından mıYoksa ilk adımlarımdan mıAşkların yalan olduğu bir düny...
Her kalpde, Sönmeyen bir ışık vardır, Bu ışık hep , yanar durur, Kalbin sahibiyle konuşur, Kimi kalpler, onu susturur, Kimileri , ışığıyla yön bulur, , İnsanoğlu bilmeli ki, o ışık bir lütufdur, Kulak verip dinlemek ol...
İnsanları kategorize etmek ne kadar doğru bilmiyorum. Fakat bence temelde insanları iki ana başlık altında toplayabiliriz. Gördüklerine inananlar ve görmediklerine inananlar. İnanmakdan kastım tüm benliğiyle inanmak. Hatta belkide körükörüne ya da...
Dirmilcik’ten gider yaylanın yolu ve Ferhat Erdem, Habib Özyurt dinletisi.
İnsan doğduğu yerden, ailesinden; ilk gözünü açtığında görmeye alıştığı şeylerden uzak kalırsa özlem yüreğine basar; daralırsın, yabancılaşırsın. Sanatçı isen be...