Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hiç kimsenin demokrasiye falan inandığı yok

Dostum; Ben siyasetcileri eleştirmeye asla zaman ayırmam. Çünkü bu gün 57 yaşındayım. Bu güne kadar hep aynı şeyleri yaptılar. Yaptıkları da tıpkı şuna benzer. "Bir deli bir kuyuya bir taş atar. Kırk akıllı çıkaramaz." Türündendir. Özür dilerim. Yazınızı bile okumadım. Sadece DEMOKRASİ ifadesini görünce bende size tanımıyla katkıda bulunmak istedim. DEMOKRASİ: Bireylerin ve kurumların farkındalığına bağlı duyarlılık içinde yaşanılan rejimin adıdır. Eğitimle gelişip olgunlaşır. Cehaletle yozlaşıp bozulur. FARKINDALIK DUYGUSU; İnsanın paylaşımcılığını artıran en yüksek bilinç seviyesidir. DEMOKRASİ; matematiksel sayı çokluğu değildir. Felsefeye dayalı birliktelik işidir. Çok teşekkür ederim. Cahit KARAÇ

21 Ekim 2009 21:53
Ödül alan bir şehirde...!

Aziz dostum Fevzi Bey; Artık Avrupalılarda bizden bıkmıştır. Aman bunlarla ne uğraşacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar. Nasıl olsa bizim her dediğimizi yapıyorlar. Bu kadarcık iltifattan, yağcılıktanda bir şey olmaz. Bu boş övünme onlara bir kaç sene yeter. Onlar onunla övünürken biz çok iş yapar. Onları kendimize daha fazla bağlar. Daha fazla muhtaç ederiz düşüncesiyle vermişlerdir. Zengin yağını ekmeğine, fakir üstüne başına sürer. Bizimki de bu hesap. Sevgi ve saygılarımla.

20 Ekim 2009 09:42
Kazıklı gurur

Dostum, İçindeki duyguların ne halde olduğunu gösteren süper bir şiir yazmışsın tebrik ederim.

30 Ağustos 2009 12:55
Mevlana'nın misafiri olmak

Sayın Zeynep Kocasinan; Size bir kaç söz, bir de şiir örneği vermek istiyorum. - Aklımız Allah'a, düşüncemiz bize aittir.Onun için kendi dışımızdaki tüm akıl sahipleri ile ilahi kader hükmünce mücadelemiz kişiliğimizi ve kaderimizi oluşturur. - Çocuk için okunanacak en güzel (en büyük) kitap anadır. - Adalet ölüye benzer, geçikince kokar. - Güzel ahlâk ruhu ölümsüzleştirir. gibi... Şiir örnekleri: 1. GÖNÜL BAHÇEM İlim yolunda ilerlemeye, Geceyi gündüzden demlemeye, Demlenen gecelerde ermeye, Bir gün güneş gibi batmaya geldim. 2. HOŞ GÖRÜLÜ OL DOSTUM, HOŞ GÖRÜLÜ OL Hayat çok güzel, yaşamak istersen, Her şey gelip geçer, sabredersen. Pişman olmadan, yaşayıp gitmek istersen, Hoş görülü ol dostum, hoş görülü ol. 3. BEN VE O; Aynaya baktım. Ben sandım. Kendime baktım. O, sandım. Halbuki; O. Ne bendim. Ne de O. Aynda gördüğüm O, Hem bendim. Hem de O. Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ

01 Şubat 2009 11:31
Mevlana'nın misafiri olmak

Sayın Zeynep Kocasinan; Mevlana hakkındaki yazınızı okudum. Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş Veli gibi tüm velileri bende çok severim. Eserlerini okurum. Hatta onalardan etkilenmiş olacağım ki, benimde bazı şiir ve eserlerime yansımış olacaktır. Evet, Zeynep Hanım; Biz elbette birebir onlar gibi olamayız ama, onların yolundan gidip, onlara benzeyebiliriz, diye düşünüyorum. Onun için bendenizde şu anda Mevlana'nın sözlerine benzer, sözler yazıyorum. Şu anda tahminim yedi bine yakın özlü sözüm oldu. İlgilenmek isterseniz (googleden Cahit KARAÇ yazıp bazı söz ve şiirlerimi okuyup düşüncenizi yazarsanız sevinirim. Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ

01 Şubat 2009 10:37
Söz vermek üzerine

Sayın Deniz Kızı; Yazınızın konu başlığı dikkatimi çektiği için okudum. Konu hakkında bende birkaç söz söyleme gereği duydum. Verilen her söz, karşı taraf için umuttur. Onun için çok önemlidir. dolayısıyla Allah katında da "Söz ruhun senedidir."C. Karaç Birde "Hasretim" Şiirimden bir dörtlük aktarmak istiyorum. Hasretim ... Çocuklukta yediğim tavuk etine, yumurta sarısına, Günümüzdeki insanların ahlaklısına, namuslusuna hasretim. ... Zamanı gelince kümeste öten horoz sesine, Vakti gelince yerine getirilen er sözüne hasretim. ... Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ

31 Ocak 2009 13:30
Türkiye’de yargı bağımsızlığı üzerine…

Sayın Rıza Üsküdar, her yeri eğri olan deve misalinde olduğu gib, ülkemizin içinde bulunduğu genel sıkıntıyı dile getirmişsiniz. Bana göre her çözüm, öncelikle eğitimdedir. Sonra siyasettedir. Siyasetcinin demokratlığındadır. Siyasetcinin demokrasiyi öğrenip içine sindirmesindedir. Ülkeye doğru yön verebilmesi için doğru kılavuzluk etmesindedir. Siyaseti ülke menfaatine göre değilde bir oy hesabıyla hep kendi menfaatimize göre yaparsak, hiç bir zaman ülkemiz bu günkünden daha ileri bir durumda olamaz. Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ

25 Ocak 2009 22:07
Okuduğunu anlamak

Sayın Seriy Wolk, Günümüzde okuyan çok az. Okuduğunu anlayan, yok denecek kadar az. Hele eleştiri yapacak düzeyde okuyup anlayan hiç yok. Ama okuyup anlamadan her yazılan yazı ve konu hakkında fikir beyen eden binlerce insan var. Okumaktan ve okuduğunu anlamak isteyenler için güzel bir yazı yazmışsınız. Sizi tebrik ediyorum. Sevgi ve saygılarımla. Cahit KARAÇ

25 Ocak 2009 21:45
Kur'an Mucizeleri

1. Yorumuma devam ediyorum. ... İnsanoğlu (şayet kalp yerine önce beyinden oluşmaya başlamış olsaydı!) kendini yaratıp var eden Allah'ı tanıyıp bilmez bir varlık olurdu. Onun için diyorum ki, insan ana rahminde beyinden önce kalbinden oluşmaya başlar. Ancak ben bir bilim adamı olmadığım için bu süre ne zaman başlar, ne zaman biiter, onu bilemem. Bilime ve bilim adamlarına yeni bir açılım yaptığımı düşünüyorum. Çünkü ben, fikirlerimi aklı bazındaki düşüncede öze ulaşarak yapıyorum. Öz düşüncede sahtekarlık, yalan ve riya olmaz. Çünkü Allah eğitilmiş, sağ duyulu kul aklına çelme takmaz. Onun için eğitilmiş sağ duyulu akıl, özde yalan söylemez. Şeytana uymaz. Vicdanları ağlatıp sızlatmaz. Sayenizde bir konuya açıklık getirdiğimi düşünüyorum. Sevgi ve saygılarımla. Hopşça kalınız. Cahit KARAÇ

18 Ocak 2009 14:00
Kur'an Mucizeleri

Sayın Armağan Bayraktar, konuya ben başka bir açıdan bakmak istiyorum. Tesbitleriniz bu gün için doğru olmuş olsa da, Kur-an'ın anlam ve manasına yapılan bu günkü yorumların eksik ve yetersiz olması nedeniyle bu güne yönelik yapılan konu hakkındaki yorumlarında eksik yada yanlış yapıldığını düşünüyorum. Ana rahminde yaratılarak var edilen insanın, öncelikle kalbinden oluşturulup yaratılılmaya başlanıldığını düşünüyorum. Başlangıçta yaratılışına yönelik "OL" emrini alan kadın -erkek hücrelerinin farkındalıklarına dayalı tek hücreli zigotun oluşturulmasıyla başlayan ilk oluşum, varlığı oluşturacak olan varlığın bedeninde yer yüzünü temsil eden kalbinden başlar. Kalpten oluşmaya başlamasının sebebi de yaratılan varlığın yer yüzünde ilahlık taslamaması içindir. Şayet, insanoğlu öncelikle Allah'a ait olan aklı içinde barındıran beyinden (baştan) oluşmaya başlamış olsaydı! O zaman yer yüzünde her şeyden önce hep ilahlık taslardı. Hiç bir kul, kendini tanıyıp haddini bilmezdi. ./.Cahit KARAÇ

18 Ocak 2009 13:42
Toplam blog
: 322
Toplam yorum
: 102
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 947
Kayıt tarihi
: 08.03.08
 
 

1953 Elbistan doğumluyum. Lise mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Evliyim ve iki çocuk babasıyım. Ken..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster