Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Popüler meslekler mi, sevilen meslekler mi?

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanlığı 6 yıl tıp eğitimi ve TUS sonrasında uzmanlık eğitimi ile alınan ünvandır. 4 yıllık fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümlerinden sonra alınan ünvan "FİZYOTERAPİST"dir. Yanlış anlaşılma olmaması açısından yorum yapma gereği duydum, anlayışınız için teşekkürler...

03 Mart 2011 18:03
Birbirimizi 'Yemekteyiz'!

Çok haklısınız. Ben de bu konuyla ilgili bir bloga başlamıştım aslında ama bitirip de yayınlamadım. Nasıl da dört bir taraftan kuşatıldık, her yönden bizi çökertmeye çalışıyorlar. Sıcak savaş bitti ardından soğuk savaş ve en önemlisi psikolojik savaş başladı ve hepimiz buna maruz kaldık. Acı olan buna karşı hiçbir önlemin alınmıyor olması.

01 Şubat 2009 16:37
MEB Hüseyin Çelik çok üzülmüş…

Bence bu sınavlar da saçmalıktan başka bir şey değil daha 4 - 5 yıl öncesine kadar sınavla öğrenci alan anadolu liselerinde bile ÖSS'de çıkmıyor diyerek bir çok konu öğrencilere öğretilmedi, yarış atı gibi sadece sınavlara yönelik dersler işlenmeye başlandı. Beden eğitiminde, resimde ve müzikte test çözmeye başladık. Sonra da biz neden olimpiyatlarda başarılı olamıyoruz neden dünyaca ünlü bestekarlarımız, ressamlarımız 2-3 tane diye düşünelim. Şimdi ÖSS'de soru sorulan dersler nitelikli olarak işlenmeye başlandı ama ya diğer dersler? Kısacası bence eğitim sisteminde köklü değişiklikler yapılmalı ve bu sınavlar kaldırılmalı artık.

01 Şubat 2009 16:07
Birilerinin DTP’lilere SUS deme vakti gelmedi mi ?

Doğru söze ne denir, biz demokrasiyi başka şeylerle karıştırıyoruz o yüzden bunlara tahammül etmek zorunda kalıyoruz. Bunların yaptığına başka hangi ülke kendi topraklarında izin verirdi? Bu ülkede eğer yüzyıllardır laz'ı, boşnak'ı, çarkez'i, arnavut'u vs vs kardeşçe yaşadıysa ve herkes de bu halinden memnunsa birileri hatayı devlette değil kendinde arasın.

31 Ocak 2009 21:44
Garantici öğretmen, garantici veli, çarpık sistem ve atıl öğrenci!

Yazdığınız her bir kelimede hatta her bir harfte haklısınız. Bizler beden eğitimi, resim ve müzik derslerini test çözerek geçirdik. Ne kadar başarılı ne kadar kaliteli olursak olalım hep çözebildiğimiz soru sayısı kadar olduk. Kurslara gelince kaç kişinin maddi durumu buna izin verir ki? Öyle bir haldeyiz işte. Acıyorum bize, başka ne yapılabilir ki?

25 Ocak 2009 21:59
Adriana Lima & Christina Aguilera

Acun Ilıcalı hakkında bir not sadece bu yazacaklarım. Yılbaşında yayınlanan programda yarışmacı Metin'i fizyoterapist olarak tanıttılar. Türkiyedeki herkes fizyoterapistlerin lisans mezunu olduğunu bilmeyebilir bu normaldir ancak biz bununla ilgili bir çok mail yazdık kendisine, hatta derneğimiz ile birlikte hareket edip ortak bir bilgilendirme maili gönderdik. Tek istediğimiz yapılan hatanın düzeltilmesiydi. Hiçbir şekilde bize geri dönülmediği gibi forum sitesine yazdığımız mesajlar silindi. Kurs ile fizyoterapist olunmaz, bu kadar çok izlenen bir programda bunun böyle lanse edilmesi toplum sağlığı açısından kötü sonuçlar doğurur resmen sahte fizyoterapisti tanıttı programında o yüzden programını artık izlemiyorum, gelecekte yapacaklarını da bu hatasını düzeltmediği sürece izlemeyeceğim. Saygılarımla...

25 Ocak 2009 17:29
Hadise (Düm tek tek) ya başarılı olursa? Başarı kimin?

"Bazen başarısızlık da bir başarıdır aslında" ne kadar büyük bir anlam var bu sözün içinde böyle. Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

24 Ocak 2009 19:54
Yargı siyasallaşırsa

Zor değil ama yapmaları gereken şeylere kendilerinin karar verdiklerini düşünmüyorum. Sözde bağımsız özde tutsak bir Türkiye'de yaşıyoruz şu an. Ama inanıyorum o beklediğimiz, bir gün gelecek ve güzel şeyler olacak. Saygılarımla...

18 Ocak 2009 15:20
“Özür dilemek” erdemliliktir ama…

Ben de bu konu ile ilgili bir yazımda Ermenistan Ermenilerinin "soykırım" kelimesi yerine "büyük felaket" terimini kullandıklarını yazmıştım. Şimdi yazıya tekrar baktığımızda sanki Ermenilere bir soykırım uygulanmış da biz Türkler bunu kabul etmiyormuşuz gibi bir anlam ortaya çıkıyor. Oysa soykırım diye bir şey olmadığı, tam tersine Ermeni çetelerinin Türklere karşı bir zulüm uyguladığı birçok kişi tarafından bilinen gerçektir. Ayrıca daha önce yaşanmış insanlık dramlarından dolayı hiç kimseye "özür dileme" görevi düşmez, başkasının adına da özür dilenmez. Sadece ne kadar üzüldüğümüzü belirtebiliriz diye düşünüyorum.

23 Aralık 2008 23:35
Türkiye derin uykularda donarken...

Evet durum bu, ama tepkisiz kaldık, kimse hiçbir şeye ses çıkarmıyor. Bu konuda insanlarda da suç yok öyle bir hale geldik ki karnımız toksa mutluyuz krizmiş, iktidar yandaşlarına torpil geçiliyormuş, gelir orantısız dağılıyormuş hiç önemli değil...

23 Aralık 2008 12:36
Toplam blog
: 54
Toplam yorum
: 40
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 3271
Kayıt tarihi
: 15.09.07
 
 

Fizyoterapist & Osteopat & klinik pilates mat 1 eğitmeni & PNİ öğrencisi Bir sağlıkçı olarak Türk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster