Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Fark yaratmak ister birileri...

Acele yazmıştım. "Ancak" şeklinde başlayan paragrafın sonu "engel olmamaya çalışsak" olacaktı. Gerçi devamından da anlaşılıyor ama tabii ki minik yanlışlık olmasa daha iyiydi. unutulan "ma" hecesi için okurlardan özür diliyorum.

05 Mayıs 2016 13:43
Mustafa Kemal ya da Enver

Bu konuyu bu tarzda ele almanızı beğendim. Görüşlerinize katılmamak elde değil. Çünkü son dönem tarihi olaylar ve şahsiyetler birbiriyle çarpıştırılmaya, yarıştırılmaya başlandı. Çok yanlış. Hepsi bizim geçmişimiz ve gerçeğimiz sonuçta.

03 Mayıs 2016 15:59
Nasıl panik atak oldum!

Çok şaşırdım ve etkilendim. Sizi çok iyi anladım. Ben de hayatı bana zehir eden korkularla cebelleşiyorum. "Bu dehşetengiz korkuları benim kadar çok ve yoğun yaşayan olabilir mi?" diyordum. Dr ilaç yazdı ama bırakmak çok zormuş diye kullanmadım. Bu korkular hayatımın kalitesini çok düşürdü.İkinci yazınızı ve tedavi aşamasını merakla bekliyorum.

03 Mayıs 2016 13:32
Bu bir Uçurtmanın kaçışı!

"Bir Adam Tanıdım" başlıklı yazınız yoruma kapalıymış ama yazmadan duramadım. Dünyada aşkı tanımadan yaşayan, tanımadan ölen çok insan var. Duygularınız, mutluluğunuz harflerden taşıyordu. Karşılıklı sevgi büyük bir nimet. Hele de düşünce ve karakter uyumu da içeriyorsa. Ne güzel. Umarım herşey gönlünüzce olur.

02 Mayıs 2016 13:04
Mülteciler bile Türkiye'ye geri dönmek istemiyor, güvensiz diye.

Düşüncelerinizi paylaşıyorum ve ben de son derece üzgünüm. Gençlerimize karşı da içten içe bir suçluluk hissediyorum diyebilirim. Allahın bize verdiği, içinde karınca kararınca, en azından huzuru hissederek yaşadığımız bu vatanı, onlara çok çeşitli ve içinden çıkılması nerdeyse imkansız sorunlarla dolu olarak teslim ediyoruz. Genç fidanlarımız aniden terör ve kaos gerçeğiyle travma yaşadılar ve şehitlerimizin kederini tarife de kelimeler yetmez. Neyimiz eksikti de bu gergin politikalar mülteci kabulleri bize onları sağlayacaktı? Bu "ateşe elimizi değmeler" nedendi? Bilmiyoruz, dillendiremiyoruz. Rabbimden tünelin ucunda bir umut ışığı diliyorum. Neslihan

07 Nisan 2016 12:50
Cinsel saldırı ve tecavüz kabul edilemez ancak herkes bu nedenle canına kıymaz

Yazınızdaki fikirlere genel olarak katılıyorum. İnsanları derhal sapık diye adlandırıp toplum önünde psikolojik recm uygulamamak gerekir diye de düşünüyorum. Herşeyi tek taraflı biliyoruz. Bu ülkede genç yakışıklı bir öğretmen olmanın yaratacağı etkileri hatta zorlukları da bir düşünelim. Filmlerde bile öğretmenine hayran pek çok genç kız karakteri vardır değil mi? Burada önemli olan öğretmenlerin her zaman için öğrenciyle aralarında eğitimi aşan bir özel bağ kurmaktan kaçınmaları ya da genç öğrencinin özel hisleri varsa öğretmen öğrenci arasındaki aşılmaması gereken mesafeye iki misli dikkat etmesidir. Saygılar.

23 Şubat 2016 13:44
Memur emeklilerine üvey evlat muamelesi! Memur emeklilerine seyyanen zam yok!

Başlıkları okuyup zam hevesiyle alttaki yazıyı okuduğumuzda, memur emeklileri olarak hep hüsrana uğruyoruz. Memur emeklisinin %3 lük sembolik zamlar haricinde zamlardan faydalanamamasının sebebini çözemedim bir türlü. Hep ikinci plana atılıyoruz nedense.

19 Aralık 2015 22:14
Irkçılık yapmayın..! (mış)

Dillendirmeseler de toplumun tamamına yakını sizin gibi düşünüyor. Geçen gün karşıya geçmek için bekleyen kadınlar Suriyeli kadınları görünce homurdanmaya başladılar. Lakin yapacak fazla bir şey yok. Türkiye nüfusu ortada. 3-4 yıldır vergilerimizi aşılarımızı hastanelerimizi, Kızılay imkanlarını ve daha fazlasını Suriyelilere akıttık. Hatta onlar için pozitif ayrımcılık yaptık diye düşünüyorum. Onlar da insan elbet ancak yardımın felsefesi, önce en yakınından başlayarak yapmaktır. Evladı aç olan birisi önce komşunun oğlunun yiyeceğini düşünür mü? Her neyse. Artık çok geç zaten. İnşallah savaş çıkmaz çünkü bizim kaçıp sığınacak bir komşu ülkemiz de yok.

14 Aralık 2015 15:07
Başımız belada!...

Rus uçağını düşürme talimatı veren,istişare edenlerin şimdi uçak düşürülmeden önceki dakikalara geri dönmüş olmayı canı gönülden istediklerini hissediyorum. Böyle hayalci bir dış politika bizi her gün yeni bir düşmanla yeni bir krizle karşı karşıya getiriyor. Ülkemizin ve aramızda kriz olan devletlerin güçlerini gerçekçi tartamaz, hala nostaljik hayallerden sıyrılamazsak durum daha vahimleşecek. Çok üzgünüm.

05 Aralık 2015 22:25
Düşürülen Uçak, AB-ABD’nin, Ruslara ve Türklere attığı 3.cü kazıktır!

Burada hazin olan gerçek bizim gelişmiş ülkelerden silah, teknoloji ve enerji almaya muhtaç halden bir türlü kurtulamamızdır. Çünkü bu durumda Batı'nın insafına kalmış oluyoruz. İkinci hazin mesele de yeterli teknolojiye ulaşabilecek ekonomik güç ve uluslararası mekanizmayı iyi kullanabilmek meselesidir ki son Rusya kaosundan sonra bu durumdaki halimiz ortada. Haklı olduğunuz asıl konu ise maalesef ABD ve Batı ülkelerinin ülkemizdeki bor, altın, nükleer enerji ve hatta bütün enerji dalları ile maden çıkarım konularında yerli ya da uluslararası işbirlikçileri vasıtasıyla, popülist, romantik, çoğu gerçek dışı abartılı tezlerle, bazı insanlarımıza maddi vaadler vererek enerji politikalarımız aleyhine kamuoyu oluşturup kendimize yeter hale gelmemizi engellemeleridir. En çok bizim maden arama ve enerji üretimi yatırımlarımıza karşı çıkıldığını düşünüyorum. Kendisi yer salkımı ele verir talkını misali. Hem elektrik istiyoruz hem de bütün enerji yatırımına karşı çıkıyoruz. Saygılarımla.

04 Aralık 2015 13:02
Toplam blog
: 154
Toplam yorum
: 210
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 407
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster