Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İstanbullular 'İstanbullular'ı okumalı..

Bir ara yurtdışında yaşayan arkadaşlarla kesin dönüş konusunu yazışmıştık. Bu kitapta da kesin dönüşle ilgili iç hesaplaşmaların değişik boyuta ve değişik kişilerce yapıldığı anlaşılıyor. Çok iyi bir değerlendirmeyi içeren Blog unuzu bu arkadaş grubuna ilettim. Selamlar erdener ıldız

22 Ekim 2008 16:19
Windows'unuza dokunun hatta konuşun

önümüzdeki 20 yıl içinde bilim,teknoloji ve tıb daki gelişmeler insan ömrünü 150 yıl a taşıyacak daha ilk gençlik yıllarınızı yaşıyor kabul edebilirsiniz. selam ve sevgiler

21 Ağustos 2008 11:52
Windows'unuza dokunun hatta konuşun

Kas gücüne dayalı kontrol sistemleri kısa sürede kalkacak. Dokunmatik ekranları kullanmak zor olacağı için ilk aşamada konuşarak daha sonraki aşamada da düşünce gücüyle kürsörü sürükleyerek istediğinizi yapacaksınız. Bu süreç önümüzdeki 20 yılda tamamlanmış olacak. Düşünce gücü ile kontrol devreye girince insan oğlunun yapabileceklerinin sınırını şimdiden hayal etmeye başlayabilirsiniz. selam ve sevgiler Erdener Ildız

20 Ağustos 2008 16:33
Kadeş Savaşını kim kazandı

Suppiluliuma anadoluda çıkan bir veba salgını sırasında yaşamını kaybediyor M.Ö . 1335 .Daha sonra tahta geçen II. Murşilis ülkeyi toparlarken, Mısır da da Akhenaton la meydana gelen gevşekliği II.Ramses ortadan kaldırıp güçlü bir yönetim oluşturuyor. Bu gücünü o sırada bölgenin en güçlü devleti olan Hititler üzerinde denemeye kalkıyor. Ancak bilindiği gibi başarılı olamıyor. Murşilis bir anlamdada kardeşinin intikamını almış oluyor. Selam ve saygılar

20 Ağustos 2008 09:29
Kadeş Savaşını kim kazandı

Mısır kraliçesi taabamdan birini asla kocam yapmak istemiyorum diyor.. Hitit kralı sonunda danışmanı Hatuşatizi yi Mısıra elçi olarak gönderip durumu tam olarak anlamaya çalışıyor. Suppilulima sonunda oğullarından Zannanza yı mısır kraliçesi ile evlenmek üzere Mısır a küçük bir askeri birlik eşliğinde gönderiyor. ancak Zannanza sınırı geçer geçmez Eje nin adamları tarafından öldürülüyor.Devam edecek

20 Ağustos 2008 09:10
İlk Vuruş...

Yeşim Hanım Merhaba, Hayatta ilk dokunuş muhakkak ki çok önemli. Bu ilk dokunuş zihinsel, fiziksel ya da duygusal olabilir. Bir blog yazıyorsunuz bir çok insana zihinsel olarak dokunuyorsunuz. Tokalaşıyorsunuz , dans ediyorsunuz fiziksel olarak dokunuyorsunuz. her dokunuşun ilk hali çok önemlidir ve çok bilgi taşır. Tokalaştığınız kişi gözlerinize bakmadan , hafif bir gülümsemeden iğreti bir şekilde elinizi sıkıyorsa o kişi hakkında ilk anda bir çok bilgi edinirsiniz, dans da öyledir. Özellikle arjantin tango da tutuş , dokunuş o kişinin hayatta karşı duruşu hakkında size çok bilgi aktarır. Bu ilk tutuş ve dokunuş sonrası dansın devamında duygusal ve zininsel dokunuşlar o kişi hakındaki izlenimlerinizi bütünler. selam ve sevgiler erdener ıldız

17 Nisan 2008 10:02
Bir Baş Göz Etme Oyunu...

Sanırım bu konuda biraz komformistim . Milongoya yanlız gitmeyi sevmem. Yanlız gitmeyince de dansa kadın davet için göz kontağı arayışına gerek kalmaz. Milongo da tanıdık başka kadınlar varsa onları dansa davet içinde göz kontağına gerek yoktur. Biraz sohbet ten sonra gerekiyorsa dansa davet edersin. arjantin Tango insanın yaşamdaki duruşunun tam bir yansımasıdır. Milonga ya gidiş, milongadaki davranış ve dans ediş, milongadan çıkışa kadar tüm süreç sizi aynen yansıtır. Kişiliğiniz ve duruşunuz bu sürece damgasını vurur. Selamlar

13 Şubat 2008 12:04
Çay deyip geçmeyin...

belirli bir dem tutmuş olacak. Çayın tadını alabileceğin kadar dem ve üzerine sıcak su. tabi ince belli cam bardakta olacak.En ufak bir toz şeker kristali bile düşşe içine hemen tadı bozulur çayın. hissederim. Şekerli bir çayı karıştırıp benim bardağa yanlışlıkla konsa bile çaya şeker (hile) karıştığını anlar redederim. Velhasıl çayı çay olarak severim . o burukluğu hissetmek isterim. Kahveyi de aynı sadelikte tercih ederim. Biraz daha ilerletirsek işi ıspanağın üstüne yoğurt koymayı da sevmem. ıspanağın kendi tadını salt olarak almak isterim. Yoğurdu da ayrı yiyip onun da lezettine ayrı varmak isterim. Selamlar

11 Şubat 2008 18:40
Patron oooylee istiyo!...

Tahtakaleden bir elektronik cihaz almıştım. Cumartesi günü olduğu için muhasebecilerinin olmadığını hafta arası faturayı verebileceklerini söylediler. Kabul ettim. Sonra bir türlü faturayı vermediler. Maliye,tüketici derneği, valilik v.b ne kadar yer varsa her kanalı denedim. Ancak hiç birinden netice alamadım. Ne faturayı alabildim. Ne de '' istediğin yere git şikayet et'' diyen bu esnaf bozuntusuna herhangi bir ceza verilmesini sağlayabildim. Kimse birşey yapamadı. Garanti belgesinin arkasında firmanın kaşesi ve imzası olduğu halde.

11 Ocak 2008 18:25
Söz izi

bir yara izi de benim kafamda var. bunla ilgili hikaye, yazdığım hikaye kitabında yer alıyor. selamlar erdener

11 Ocak 2008 17:59
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 44
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 800
Kayıt tarihi
: 25.09.07
 
 

Elektronik yüksek mühendisiyim. Bilgisayarlı kontrol sistemleri üzerinde doktora yaptım. Bir  şir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster