Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kıl keçi orman düşmanıdır

Geçende yazdığınız tema ile ilgili, Çukurova Ün.'den Prof.Dr. İbrahim Ortaş'ın "Orman Yangınları ve Keçilerin Önemi" yazısını almıştım. Ortaş Hoca , kıl keçileri hakkında biraz farklı düşünüyor. Okumanızı isterdim. alanyatema@hotmail.com 'a bir selam çakarsanız, size bu yazıyı ulaştırabilirim. Sizden de yararlandım.Kolay gelsin.

13 Temmuz 2008 04:06
Bu “Ergenekon” neymiş be…

Hocam, ben siyasetle pek ilgili biri değilim.Açık konuşmak gerekirse, hiç birine de oyumu vermiyorum. Bence ne kadar parti varsa, hepsi birer yıllık dönemlerde hükümet olmalı. Olur mu öle şey diyeceksiniz? Neden olmasın? Amaç halkın mutluluğu, refahı, huzuru değil mi? Hepsi de yokluk ve yoksulluğu ortadan kaldıracam diye iktidara talep olmuyor mu? Eee o zman sıra ile yapsınlar, seçim de olmasın.Politikacılar yetiştirilsin.Memleketi yönetsinler işte. Nasıl ki, herkes doktorluk, öğretmenlik,terzilik vs. yapamıyorsa, herkeste politikacılık yapamasın.Okulunu bitirenler, muhtarlıktan, azalıktan başlasın, cumhurbaşkalığına kadar gitsin. Ergenekon'cu diye tutuklananların, şahsen hiçbirini de tanımam.Bir Tv de görürüm. Bence yazık oluyor, o onu tutukluyor bu bunu. Üzülüyorum. Değer mi? Öbür sefer de O onu tutuklucak bu bunu. Dediğiniz gibi Cumhuriyeti, Atatürk ilke ve devrimlerini savunmak suçsa, bildiğimizi aydınlatmak için söylemek suçsa, ben de suçluyum.

01 Temmuz 2008 22:51
Adrasan koyunda haftasonu tatil

Nihatcım, biz de sığarmıyız Adrasan'a? diye soracaktım.Geçen hafta sonu İstanbul Armada otelde mecburi kalış yaptım.İnanır mısın uyuyamadım.Rahat battı.Hele dur, eylül gelsin, bi yol gösterirsin bize de.

26 Haziran 2008 02:25
Erzincan dağlarında dev bir resim, isim!

Adem, o Atatürk potresine harç taşıyan Memetlerden biri de benim. Aradan 26 yıl geçti.Yolum Erzincan'a düşmedi, ama hiç unutmadım. Hatırlıyorum, o dönem bu işi yüklenen tertiplerimiz o dağın başına çadır kurup günlerce uğraşmışlardı.Biz sadece oldukça dik bu araziye zincir oluşturup, harç taşımıştık... Nasıl heyecanlandım görünce... Sağol.

10 Mayıs 2008 03:30
Denizlerimizin temizliği

Yazınızı okurken son 4 yıldır Alanya sahillerinde uluslararası bir organizasyonun yerel paydaşı olarak yapmaya çalıştığım kıyı ve dip temizliği etkinliklerinde asıl ve en büyük kirleticinin petrol kaynaklı olduğunu raporlardan okudum.Bu konuda araştırma ve sayısal diğer veri bilgilerimde internette yayındadır. Avrupa petrolünün %90' ı deniz taşımacılığı ile yapılmaktadır.Ben sadece özellikle Akdeniz için şu hatırlatmayı yaparak durumun vahametini gözler önüne sereyim; dünya denizlerinde petrol kaynaklı kirlilik rekoru, yılda 38 mg/m3 ile Akdeniz'dedir.Kaynak: Bilaro E Muredde Union Petrolifera 2004 Bu veriler ışığında MIO sert para ve hapis cezaları ile korumaya çalışmakta olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Son söz: Deniz temiz, insan kirli.

10 Nisan 2008 00:54
MB hatıra ormanımız tabelası ile taçlandı

Yorgunluğu iyi bilirim. Mutluluğu ise ondan daha çok... Nereden derseniz, kendimden..! Bu topraklar için mutlu yorgunluklarımız daim olsun!

08 Nisan 2008 00:12
Yakmayalım... Söndürelim... Ormanları...

Ayrıntılı Hanım, MB Yangın söndürme uçağı ile ilgili bir hatırlatmayı Sayın Bölükbaşına yazdım. Takdir O'nun. Yazınızda ele aldığınız mera ve toprakla ilgili size de şu küçük bilgileri vermek isterim. Toprak Koruma ve Arazi Kulllanım Kanunu 19Temmuz2005/5403 sayılı, Mera Kanunu da 25Şubat1998/4342 sayılı kanun olarak yürürlüktedir.

30 Mart 2008 14:58
Aklıma gelenleri söylemem lazım

ben anladım...

25 Mart 2008 23:10
Yorumlarımız aynamızdır!

Arif Bey, ben de daha enteresan bi şey oldu. Mb 'ye ilk girdiğimdeMB yazarlarının tanışma için THK'da,Şile'de,Ankara'da, İzmir'de vs. buluşma- tanışma haberlerini okuyunca,ben de çoşmuş Antalya'dan MB yazan arkadaşları Alanya'ya davet etmiştim. Tek bir kişi aradı o da İstanbul'da oturan bir Antalya hayranı arkadaş olmuştu. Hımm dedim kendi kendime, ya biz bu işi anlamadan daldık, ya da bu işin başka bir sırrı var.Çözemedimdi. Diyeceğim o ki, yoruma teşekkür bile yazmamak veya yazmak konusunu artık pek ciddiye şahsen almıyorum.Daha rahat oluyor:)

13 Şubat 2008 11:15
Bebeğimi beklerken

Yazınızı okuyunca heyecanlandım.Eşimin 20 sene evvel ilk çocuğumuzun doğumundaki halleri geldi gözümün önüne...Doğum bitti, kırmızı plastik bir leğenin içinde ,yeşil bir beze sarılı bir bebek çıktı ameliyathaneden.Elim ayağım dolanmıştı o gün.Gurbet elde, başımızda kimse yok.Ne yapcaz, nasıl beslicez,nasıl bakacaz... Doğuma kadar okuduğumuz kitapların, konuşulanların "pat " diye önüme düşmesi karşısında yaşadığım paniği anlatamam... O kız şimdi üniversitede.Eşinize seslenmek isterim, sabır ve hoşgörünüzü kocamaaaan sevginin içinde yoğurun, doğa gerisini halleder.

31 Ocak 2008 15:41
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 42
Ort. okunma sayısı
: 696
Kayıt tarihi
: 13.10.07
 
 

1959 Sinop Bektaşağa Köyü doğumluyum. Yaşamda, anlaşılacak bir şeyi olanlara ve bunu öğreti yapan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster