Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Issız adadaki bloggerlerin ilk gecesi 4. Bölüm

İtiraf ediyorum o çığlığı attırıldım.Oysa sessiz ve derinden gidiyordum.Nİye attım anlatmak farz oldu .Merak eden hiç mi yok? O gece;Sn..ÇIĞLIK benden tezahür ederek haykırıyordu “yüzünüzü çevirmeyiniz” Herkesler ıssız adada gece uyumak için koyun yerine yıldızları sayarken, ben bilindiği gibi genetik kopyalama neticesinde ilk kuzucuğumu meydane getirdim.bunun sevinciyle zaten “OYALI” DA yazmamı başıma bağlayıp doğruca Sn. SABİHA RANA ya gittim.Beni elimde koyunla gören Sn.SABİHA RANA sırtıma iki kanat taktı..Kanatlandım uçmaya , oğlunu şehit eden birini bulup koyunla takas etmek istiyordum, önümüz de Kurban bayramı olduğundan bu koyun bana yar olmayacaktı. Derken kanadım buluta, bulut dala dal ağaca takılınca, o ağacın altında sn.SEDAT AYDIN, ilk uçan memeli olarak beni yazamadı. Çünkü kalemi yoktu ve pilleri de bitmişti. Yine imdadıma sn.SEPTEMBER 1 ÖZLEM yetişti. (hece sayısı kısıtlı olduğundan ikileyip yazmak zorunda kaldıım.devam edcek bu 5in birinci bölümü)

26 Kasım 2007 10:23
İnanç özgürlüğüne dair...

Değerli kardeşim ,gönül dostu olmak kolay değildir.Gönül dostları edebi gereği hoşgörülü dür.Bizleri aydınlatacak yazılarınızı okurken biraz tebligata kaçmışsınız.Size düşen bildirmek ama uslubunuz biraz sert geldi.Sİz kimseden bir şey istemeyin .Ama yazın lütfen okuyan versin kararını.İçe bakmayın demişsiniz.Aslında içe bakın .Zarftan çok Mazrufa bakınız diye söz vardır .Bence doğrudur.Dışı süslü bir paketin içinden boş bir kağıt çıksa hoş değildir.çokça yazmak değil anlamlı yazmak gerekir.Ben bu gönül sayfasından hoş sedalar bekliyorum,huzur duyuracak.Tatlı menkibeler.Yardımsever olduğunuz belli .Üzülüyorsunuz siz gibi olamayanlara mı ,yoksa onlar gibi olamadıklarınıza mı?Unutmayalım bizler birbirimizin kopyası olamayız.Allahın C.C çeşidi boldur.Tek olan O dur.Saygılar.

26 Kasım 2007 04:34
Cemo

Bir gülü eline alıp ne güzel kokuyor demek yerine başkalarına da sunup onun da hoşlanmasını istemeniz,ne kadar yardımsever ve dışa dönük olduğunuzu gösteriyor.Bildiriminiz için sağolun.Çoğumuzun beyaz camların esiri olduğu kitap yazmanın artık senaryoculuğa dönüştüğü bir dönemde böyle duyarlı yazarların ve okuyanların artmasını dilerken ,Sayın Kemal Bilbaşar a EZO GELİN i anımsatan çarpıcı bir konuyu ele alması ve topluma verdiği mesajlarından dolayı da sonsuz saygılar ve teşekkürler.

26 Kasım 2007 03:54
Türk kadınları!... Rakamlarla aranız nasıl?

Zaten bir köşe yazarımız açılan sandık sayılarının aslını ve illerde nasıl oynandığını yazmıştı .Bizler ne etsek te layık olan neyse onu buluyoruz gibi.Seçim +geçim bize gereken .Artık atı alan üsküdarı geçmiş.şimdilerde elimizdekilerle dopruca tyyetinelim .Beterin beteri var.Bİr zamanlar bilirsiniz kübaya çeyrek kalmıştı.

22 Kasım 2007 00:25
İç hesaplaşma...

Eğer bir kişinin acı tatlı aniları toplumda bir kişiye dahi olsa ibret oluyorsa o bir romandır.Ne çareki insanlar bu Rabbena Hep bana tutumundan kolay vazgeçemiyecekler.Bazılarının hayatlarını yönlendirmeye hayal bile kurmaya hakkı yok belki şu anda.Ne çare yazınız düşündürüyor.Birilerine haddini bildiremediğinize üzülmeyin siz haddinizi bilip kusurları vurmamışsınızya yüzlerine o daha anlamlı bence.Saygılar.

19 Kasım 2007 15:18
Fiş al, zengin ol !

Sİz gerçekten bir sanatçısınız hem de duyarlı insanları ne kadar güzel yorumlamışsınz.İşte siz gibi arkadaşların uyarısıyla da kimbilir kaç kişi silkelenecek bu vurdumduymazlıktan.Menfaat olmasa adım atmayız bir yere.Sonra da adam sende deriz ahlaktan bahsederiz.edep deriz,paylaşım deriz,dostluk deriz vb..Saygılar kutlarım .Kaç kişiye ışık oldunuz..

18 Kasım 2007 20:09
Turist gurublarının 'Çağdaş Kebapcı'sı

Sizinle birlikte beni de gezdiriyorsaunuz kardeşim .Eğer bir geziye çıksaydım inanın böyle bilgim olmazdı.İki atım atar kalırdım olduğum yerde .Niye mi çünkü nereye gitsem oranın special nesi var onu merak ederim .Hele bir de severseem.O baklavaları mideye indirdikten sonra neyleyim köşkü der otururdum.ah bu boğazım.Sen de güzel tarifler de veriyorsun.Zaten bu ekranın başında hareketsiz kalıyoz.Bir de böyle yüklenirsek .Sayende 5 kilo aldım .bana iyi geldi de başkalarını bilmem.Saygılar.Teşekkürler nariçi yediklerin senin gördüklerin benim olsuun

18 Kasım 2007 15:18
Bloggerlerin ıssız adasından görüntüler; 3 buçukuncu bölüm

Ütopik adada kuzuları klonlayıp ıslama köfte yapmanın çarelerini ararken, kumlarda (SAND O KAN)diye bir taş parçası bulup, ütopike getirir. Eline bir de mikser verir. Benim kafamı karıştırdığın gibi, seni hamiline yazılı bir kartla, denizin içine gönderiyorum bunu ona ver der. Ütopik hamilineyle birlikte hamil olaraktan içindeki denizden İÇİMDEKİ DENİZ e yollanır. Deniz de bir içim sudur hani. Ama tuzlu olduğu için içilemez. Ütopik bu kez arıtma tesisi kurma girişimlerine başlayacakken oranın ihaleyle A tık P osaları O turtma adlı bir şirrete satıldığını görür. Bir de ne biliyor yasası ile Sayın ER. .T.A.Ş tarafından suçlu bulunaraktan TALİP BÖLÜKBAŞI na sevk edilir. Elinde ki hamiline adlı taşın üzerindeki yazıyı bu arada, AYRINTIDA GEZİNEN BİRİ yanlışlıkla kopyalarken SAND İ SEND +SENT yazınca Ütopik kuru dallar arasından duru dallara gönderilir. Artık atma zamanı gelmiştir. mikser olaraktan kafaları karıştırmamak için atar da atar tutan olmaz. OKAN (aslında İlk kan) başımıza bu işl

18 Kasım 2007 11:10
Bloggerlerin ıssız adasından görüntüler; 3 buçukuncu bölüm

Aslında o ada ütopyanın bir köşesinde oturup ıssız değilmişş.Ama gelenleri görünce ıssız olalım da bunlar ne menem blogtur bi bakak diye araziye uyum sağlamışlar.en güzel araziye uyan da tabekim sayın Sürener miş.Gelen er leri sürerekten . De get bak bakem şu ağacın altını şimdi arıyormusun diyerekten hindistan cevizlerini kafasına hangi maymunun atacağına assolist neşe ile bahse giriyormuş.böylece ıslı adada hoşça vakit geçirmeye çalışırkerne diğer taraftan uçaktan düşerkene paraşütü fazla açıldığı için denize düşmeyip,Mohikanların sonuncusu tarafından buzda kayma takla at yarışmasına ön kayıtla alındığından arkadaşlarına geç de olsa yetişmiş ama hala denizin içimdeki deniz mi yoksa bendeniz mi olduğunu anlayamayıp,Şimdilik kurtulup kurtulamadığını milli kahramanımız Asiye den öğrenip Neşet ertaşın sazının sapından tutaraktan inleyen nağmelerle ıssız adanın ısısını biraz yükseltmiş.Kaptırdım affediniz..İlham böyle mi gelirmiş.Hayalimde uçak kazası yoktu. Bu da oldu sayenizde.

17 Kasım 2007 01:14
çiçek paspas

Ben bu kadar güzel yumuşacık ve böznuru döktüğüm şeyi başımın altına yastık yapardım ayağımın altına koyamazdım doğrusu..çok güzel olmuş ama nazar bıncuğu yerine papatya gördüm.boncuğu sensin demek.Nazar değmesin

17 Kasım 2007 00:19
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 409
Toplam mesaj
: 136
Ort. okunma sayısı
: 842
Kayıt tarihi
: 17.10.07
 
 

Edebiyet fakültesi  mezunuyum. Öğrenmenin yaşı yoktur diyerek çeşitli kurslardan da el sanatları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster