Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Evde uyum

Yazının içeriğinin tümüne katılıyorum. Kadınlar ve kadıncıklar..."Kurutanlar" ve "Yeşertenler". Bir anımı paylaşmak istiyorum izninle sevgili Yurdagül. Yengem siyaset yapmış, kültürlü, zeki bir kadındır. Bir gün ablamla beni karşısına alıp "İkinize de bir şey soracağım. Pazardan aldığınız elbiseyi mi daha itinalı giyersiniz yoksa Vakko'dan aldığınızı mı? " dedi. Ablamla (kuzenim)şaşkın şaşkın birbirimize baktık. Vakko cevabı verdik doğal olarak. "Aferin size. Asla ucuz ve kalitesiz kadın olmayın ki değeriniz bilinsin." demişti:)) Yazıyı okurken birden aklıma bu anım geldi. Erkeklerin "hayır" diyemediği kadınların bence biraz akıllı olması lazım. "Yuvayı yapan dişi kuştur." sözünü yabana atmamak lâzım derim:)) Sevgi ve saygımla .

23 Mayıs 2011 12:41
Blog nedir? (2)

Hoşgeldiniz diyerek başlamak istiyorum. Emek yoğun çalışmanız için öncelikle teşekkür ediyorum. Yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Ancak; sizde biliyorsunuz ki okur'a faydalı olabilmenin temel şartlarından biri de anlaşılır olabilmek. Bu içerikte "önemli" bir yazı dizisinin çok daha fazla kitlelere ulaşmasını dilerdim. Sizden ricam, biraz daha kısa cümlelerle, felsefik boyuta taşımadan, olayın özünü kısa paragraflarla daha çarpıcı bir hale getirmeniz. Sizin de bildiğiniz gibi okumayı seven bir toplum zaten değiliz. Bir de "Akademik tez " donanımında bir makaleyi çözümlemeye çalışmak, okur için caydırıcı olabilir. Halbu ki ben bu yazı dizisinin daha çok insana ulaşmasından yanayım. Sizi kutluyor, teşekkür ve saygılarımı gönderiyorum. Nurcan Çelik Yalun

04 Nisan 2011 15:23
Kadın gözüyle bakmak istemem!!!

Değerli arkadaşım ibretle okudum. "Donanımlı insan" olabilme ihtimalimiz her geçen gün biraz daha azalıyor. Kornea'nın dinini, cinsiyetini soran zavallılar(!)lösemi hastası yakınları ve çocukları için Hristiyan,Musevi vatandaşlarımızdan kan nakli ve kök hücre için yardım istiyor biliyor musunuz? İşin içine anket girince böyle cahilce konuşanları Allah kınadıkları şeyleri yaşatarak terbiye ediyor. Kadın beyni ile düşünüp, detayları görmezden geldikleri içindir ki Dünya'da barış kalmadı! Oysa ki kadın gözü sadece bakmaz, görür! Bu güzel yazı ve paylaşımınız için çok teşekkür ediyorum. Gökkuşağı renkleri ile, aydınlık kalınız. Saygı ve sevgilerimle. Nurcan Çelik Yalun

04 Nisan 2011 13:41
İdam geri gelsin mi...?

Eğer insan haklarına aykırı ise şeklini değiştirsinler. İğneyle, elektrikli sandalyede; İleri demokrasinin beşiği(!) ABD'de olduğu gibi insanlara göstere göstere infaz etsinler. Gülriz Hanım elbette ki idam cezasının kabul edilir bir yanı yok! Ancak Türkiye gibi demokratik hukuk devleti olmayı beceremeyen ülkelerde ve tek başlı (!) yönetimlerde idam cezasından başka bir şeyle insanları önlemek mümkün değil. Cehalet= Kanunsuzluk. İnsanlar hem savcı, hem avukat, hem yargıç, hem infaz görevi yapıyor son günlerde. Çünkü Adalet ya çok geç tecelli ediyor ya da etmiyor/ettirilmiyor...Bu durumda Münevver gibilerin katillerini tosuncuk olana kadar besleyeceğimize, Apo gibi 30000 kişinin katline hüküm veren bir cani için özel ada tahsis edip cebimizden besleyeceğimize idam edersin olur biter. Hiç te aykırı değil. Halen AB ülkelerinin bazılarında şartlı idam cezası var. Onlar yapınca oluyor da bize neden müdahale ediliyor anlamıyorum! Çok pardon biz bağımsız değiliz şimdi hatırladım... Saygıyla.

31 Mart 2011 17:05
Yapay Hastalıklar Tezgahı (10)

Kuraklık karşısında bizim "Efsunlu" oluşumuzun nedenini bir türlü çözememiştim verilen beyanatlarda...Demek ki Amerika garanti vermiş de o yüzden. İklimleri şekillendirdiklerini bilmiyordum sayenizde öğrendim Mehmet Bey. Hele ki videoları izleyince tutuldum kaldım. Futurizm yazı dizinizden ne çok şey öğrendik. Emeklerinize, paylaşımınıza sağlık. İzninizle paylaşmak istiyorum. Çok değerli bir araştırma ve ben bunu sadece kendime saklamak istemiyorum. Saygılar,selâmlar. Mutlu kalın efendim. Nurcan Çelik Yalun

28 Mart 2011 16:18
Ankaranın göbeğinde,perişan bir Türközü ...

Islah çalışmaları başlatılıp, nur topu gibi bir AVM yapılacaktır, bekleyin ve görün! Bildiğim kadarıyla Ankara'da "Fatih Üniversitesi" de yok. Belki ilim irfan yuvası için tahsis ederler Türközü'nü! Mesut Bey boşuna çabalıyoruz. Bu millet bunu arzu ediyor, ettiğini yaşamaktan da çok mutlu. Bu gün bir anket yapılsın, Hilâfet mi Cumhuriyet mi? diye. Kesin Cumhuriyet çıkar. Lâiklik demokrasi mi,Şeriat mı ? diye sorsalar Lâik demokrasi çıkar:)) Fakat şunu kavramaktan acizler, gidişat HAYIR dedikleri felâkete hızla ilerliyor! Cehalet ve menfaat diyorum efendim. Kutluyorum sizi. Işığınız bol olsun. Saygıyla. Nurcan Çelik Yalun

28 Mart 2011 15:52
Paran yoksa ,siyaset sana yasak...

Önce orta sınıf kalktı şimdi bir fakir, bir zengin zümre var. Fakir zümrede kendi arasında kategorize oluyor; yoksullar, yoksulluk sınırında yaşayanlar ve sadakalarla geçinenler... "İşini bilen" köşeyi dönüyor. Onların önünü kesmeye çalışan "İş bilmezler" de bağımsız aday olmak istiyor! Göbeğini kaşıma, sakal uzatma, cemaate yardım etme,çanta elinde yalakalık (affınıza sığınıyorum)yapma, karının kızının başını örtme sonra kalk aday olmaya çalış! Olacak iş değil. Komşunuz haklı Mesut Bey... Düşünen beyninize, kalem tutan parmaklarınıza sağlık. Dolu dolu bir makale olmuş. Saygıyla,selamla efendim. Nurcan Çelik Yalun

28 Mart 2011 15:41
Tatlıses’e 40, Gülizar’a 1 dakika...

Bu benzetmeyi yapmış Avrupa basını... Biz göçebe ve arabesk bir toplum olduğumuzu bir kez daha ispatladık Tatlıses olayında. Diyecek sözüm kalmadı zaten. Tatlıses her devrin adamıdır, her dönemde de imtiyazlı davranılmıştır. Ellirine su dökemeyeceği bunca sanatçı varken, bu zat-ı muhterem'in neredeyse kaç kere küçük su döktü, kaçkere büyüğünü yaptı, kaç kere yellendi haberlerini ana haber bültenlerinde verecekler... Utanç verici. Jülide Gülizar duayendi. Saygındı, önemli bir değerdi. 7 sütuna manşet olmamış olsa bile o bir "İmparatoriçe" idi. Hem de orjinal, ÇAKMA değil! Nurlar içinde yatsın. Dolu dolu bir makale olmuş. Klavyenize, beyninize sağlık efendim. Aydınlık ve mutlu kalınız. Saygılar,selamlar.. Nurcan Çelik Yalun

28 Mart 2011 15:29
“İmamın ordusu” harekete geçti…

Rezalet! Başka bir adı yok yaşadıklarımızın. "Kullanıldığını" anlamayan bir gençlik üniversite'ye gitse ne olur gitmese ne olur. Artık iş çığrından çıktı. Vazgeçtim türbandan falan. Cumhuriyet elden gidiyor...Bağımsız falan da değiliz. "Hakimiyet milletin değil, Allah'ındır." diyen hilâfet yanlısı bir başbakan'ın ;"Hem lâik hem müslüman olunmaz" söylemlerini onayan bir çoğunluk sayesinde demokratik, lâik,hukuk devleti de değiliz. Kala kala elimizde 'şimdilik' bayrağımız ve Anıtkabir'imiz var...Üzüntü içindeyim ve yaşananları esefle kınıyorum! Çağdaş yüzümüzü karanlığa döndürmeye çalışanları da lânetliyorum! Kaleminiz daim, ışığınız bol olsun efendim... Saygıyla,selâmla... Nurcan Çelik Yalun

28 Mart 2011 15:17
"Gavur İzmirli'ler", Ata'sını, lokmalarla andı.

Ağzım varmıyor o sözcüğü telaffuz etmeye. Haddini bilmez biri ile aynı çuvala girmiş gibi hissettiriyor bana kendimi Muzaffer Bey. Ama yine de söyleyeceğim İzmirli gâvur olmayı tercih ederdim! Çok isterdim şehitlerimiz,paşalarımız, Kemal'imiz için Ayasofya, Sultanahmet, Eyüp Sultan, Fatih camiilerinde dualar okunsaydı...Ramazan ayına mahsus(!) kurdukları çadırlardan, fazla değil hiç olmazsa iki tane kurup helva dağıtsalardı. Ama olmaz! Onların inancında KAZ GELMEYECEK YERDEN TAVUK ESİRGENİR! Fotoğrafları görünce çok etkilendim. Kıskandım. Ne mutlu İzmirlilere. Vefa ve insani duygularını yitirmedikleri için. Saygıyla efendim. Esenlikler diliyorum. Nurcan Çelik Yalun

20 Mart 2011 01:15
Toplam blog
: 347
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1345
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    • Şiir [54]
    • Siyaset [37]
    • ilişkiler [30]
    • Ben bildiriyorum [27]
    • Sevgi [26]