Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir daha asla eskisi gibi olamazsın!

Sayın Gülgün Karaoğlu, bu yazınızı bir arkadaşım, dostum gönderdi...Tabii beni tanıdğı için olsa gerek bundan iyi bir seçim yapılamazdı...Sizin de kaleminize, yüreğinize sağlık, sanki beni, duygularımı anlatmışsınız...İnanın karar verme daha doğrusunu verdiği kararı uygulama aşamasına ramak kalmış biriyim..yazınız bana güç verdi...teşekkürler...

18 Haziran 2010 09:19
Dersane terörü

satılmadık yer kalmadı nasıl olsa güzelim ülkemizde, kurumlar tek tek gitti, şimdi de okullarımızı satalım yani her yer dershane olsun, parası olan okusun olmayan okumasın...olup olacağı bu işte..böyle çarpık, böyle anlamsız bir eğitim sisteminde gelinecek nokta maalesef ki budur başkasın için umudumu yitirmiş durumdayım...

09 Nisan 2010 15:19
İmkansızı başarmak

Merhaba, başarmak ama neyi? Başarılı olmak nedir? Bu soruların ana cevabı bence insanını kendisiyle barışık olmasında yatmaz mı? Kendinle barışıksan, yaşam başarını da birlikte taşırsın gibime geliyor. Hayat, öyle yokuşlarla dolu ki bu yokuşlardan çıkarken devamlı dirençle karşılarsın. Oysa direnci yok ettiğin anda sevgiyi göreceğini bilsen, başarının anahtarının kendini sevmekten geçtiğini bilsen yaşam sana sonsuz mucizelerle dolu bir ömür sunacaktır. Elinize sağlık çok güzel yazmışsınız. Sevgilerimle Niliş

05 Kasım 2008 18:49
Kitabım çıktı!

Sevgili MB yazarı arkadaşımız olarak sizi çok çok tebrik ediyorum. Ve inanın en doğrusunu yaptınız bana göre... Bugünün dünyasında önce makyaj yapıp, sunumu gerçekleştireceksiniz daha sonra gerçekleri dile getireceksiniz. Yoksa kimse sizi dinlemiyor ve tanımıyor maalesef... Yazarlıktaki makyajda elbetteki aşk konusu olabilirdi değil mi ama...Sevgilerimle.....

16 Ekim 2008 22:10
Sizin için kendimi feda ettim

Yine süper bir anlatım tarzı... Elinize sağlık. İnsanı hem gülümseten, hem duygulandıran, hem heveslendiren nefis bir yazı olmuş. Size ve kardeşlerinize birlikte geçireceğiniz sağlık dolu bir ömür diliyorum......

15 Mayıs 2008 07:26
Deli mi ne? Yok canım daha neler!..

Kendi kendiyle konuşmak delilik değil tabi ki benim görüşüme göre. İnsanoğlunun bir iç sesi vardır doğuştan. Kimi bu iç sesini dinler ve cevap verir. Kimi ise bu iç sesine hiç kulak vermez. Hatta duymaz bile onu. Ancak duyanların bir kısmı öylesine kaptırıverirler ki kendilerini zaman zaman cevap verirken artık dışa vurmuşlardır cevaplarını. Oysa şuna eminim ki kendi kendiyle konuşmayan insan yoktur, kiminin sesi duyulur, kiminin duyulmaz. Fark buradadır bence.....

15 Mayıs 2008 07:20
İnsan olmak kolay değil!...

Sorumluluk her işin başında duyulması gereken bir olgu. İnsan önce kendisi için sorumluluk taşımaktadır. Bu sorumluluğunu ne kadar çok yerine getirirse topluma ve çevresine de bir o kadar duyarlı ve sorumlu olacaktır. Kişiler önce kendilerine karşı sorumluluklarını yerine getirmelidirler. Egoyu ortadan kaldırarak kendilerini sevmeleri, kendilerine iyi bakmaları birinci ödevleridir. Bunları yapanlar zaten hem hayata hem hayatın içindekilere karşı (toplum, hayvan, çevre) sorumsuz davranamayacaktır, davranamaz da. Tüm güzellikler sizin ve sizi sevenlerin olsun.....

15 Mayıs 2008 07:15
Dostluk ve Mevlana

Ben de sizin gibi dostların zor bulunduğuna inananlardanım, ancak bulunduğu zaman da dünyadaki en kıymetli ne varsa getirseniz değiştirilmeyecek kadar nadide olduğunu bilirim. Evet, nadide bir çiçek gibi bakmalı insan dostuna, kaybetmemek, kırmamak adına elinden geleni yapmalı dostum dediği kişiye....Her daim dostlarınızla unutulmayacak günler geçirmeniz dileğiyle

15 Mayıs 2008 07:04
Aile- Sevgi üretim merkezi ve sevgiyi dokunarak yaşamak

Elinize sağlık, ne güzel ifade etmişsiniz sevginin üretim merkezinden nasıl gelişerek geldiğini. İşte aileden gelen bu sevgi değil midir? insanları tadına doyumluk yaşamlara sürükleyen. Bu sevgiyi hissetmenin, yaşamanın en temel olmazsa olmazı ise belirttiğiniz gibi geleneklerimiz, göreneklerimizi sürdürebilmemize bağlıdır diye düşünüyorum ben de. Hayatınızdan sevginin eksik olmaması dileğimle diyorum ve sevginin açmayacağı kapı yoktur yeter ki insanoğlu bunu görebilsin.

15 Mayıs 2008 06:57
Gülümseyebilmek

evet, yazınızı okurken sizinde gülümsediğinizi görür gibi oldum, ben de gülümsedim. Teşekkürler süper bir hatırlatma, bu dünyanın insanlarına zaman zaman gülmeyi hatırlatmakta yarar var diye düşünüyorum. Sevgilerimle

20 Mart 2008 07:39
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1212
Kayıt tarihi
: 08.11.07
 
 

1957 yılının Kasım ayında dünyaya gelmişim. Neşeli, hayatı seven dolayısı ile insanları seven biriyi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster