Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Vekilimiz Hakan Şükür

Hilmi Bey; gülümsettiniz beni:))...Sizin aksinize Hakan'ı beğenirim ben. Efendiliğini falan seveim...Ama bu gaflaırı iyi yakalamışsınız. Sizi tebrik ederim. Fakat o da ısınacak yavaş yavaş siyasete. Isınmadan spor Bakanı yapılırsa eğer, ne olacak, çok zor değil ya, gazeteciler Bakanlık icraatları ile alakalı bilgi almak istediklerinde; ''Açar telefonu büyüklerine, ne söylemesi gerektiğini sorar-öğenir, patlatır cevabı(!)''. Bu memleket; ''cümleleri arasına reklam almayı bile düşündürecek'' espriler yapılmasına sebep olan Başbakanlar'a, Bitmek tükenmek bilmeyen gafları nedeni ile ne esprilere konu olmuş Başbakanlar'a bile katlandı da, O'na mı katlanamıyacak? Ne olacak canım?!..Gazeteciler de 1-2 dakika bekleyiverirler...Bu espri de benden olsun(!)...Sağlık ve Muhabbetle...(bektas_azizoglu@hotmail.com)

28 Haziran 2011 01:01
2011 not defteri-97

Yazdıklarının hepsi, Türkiye şartlarında her zaman mümkün kardeşim. Hele hele Sayın Demirel'in, bitmek tükenmek bilmeyen; ''siyasete müdahele, mütemâdiyen gündemde kalma ve gündemi belirleme arzuları'' ile ETÖ'nün, yıllardır bu Millet üzerindeki ''ŞEKİLLENDİRME'' faaliyetleri birlikte hesap edildiğinde, Sayın Tevfik Diker'e atf'en yazdıklarınızın, hepsinin; her ne kadar bir ''Komlo Teorisi'' görünümü olsa da, tahakkuk etme ihtimali her zaman mümkün...Sağlık ve Muhabbetle...Bektaş Azizoğlu

11 Mayıs 2011 19:15
Galatasaray atar mı yatar mı?

Ne atar, ne yatar, Belli ki bu sene kokar, Bu gidişle de sınıfta çakar, Galatasaraylılar da, şaşkın şaşkın bakar... Ne yapalım!..Bu sene vaziyet böyle! Sene'ye, bekleyip göreceğiz, kükreyebilecek duruma gelebilecek mi bakalım...Muhabbetle...(bektas_azizoglu@hotmail.com)

10 Nisan 2011 01:45
Internet ve insan halleri

Milliyet Blog'a hoş geldiniz Filiz Hanım...Dün bakmıştım yazılarınız var mı diye, üye olmadığınızı görmüştüm. Bugün, yazıma yapmış olduğunuz yorumunuza yazmış olduğum cevap'a bakarken, tekrar kontrol ettim, baktım, ilk yazınızı yazmışsınız. Hayırlı olsun...İlk yorumunuz da benden olsun diye yazıyorum bu yazıyı. Nice başarılı yazılarla; Milliyet Blog Sayfalarına, farklı bir renk katacağınıza inanıyorum....Başarılar ve çoluk-çocuk mutlu yıllar dileklerimle...(B.A.)

05 Mart 2011 01:17
Süheyl Batum ve Mehmet Cengiz'in ayıbı

Dr.Uğur kardeşim; Yazınızdan, fanatizmin dışında, gerektiğinde kendi düşüncesinden olanların yanlışlarını da eleştirebilme faziletini gösteren bir kişiliğiniz olduğu kanaatine vadım. Eğer benim de şu yorumumdan rahatsız olmazsanız, şunu söyliyeceğim: CHP ve kurmayları; ''Benim halkım ne diyorsa, ben de ona göre davranmalı ve hareket etmeliyim'' düşüncesi ile hareket etmedikçe; hep halkı yönlendirme politikalarını hep, halkı yönlendirme kurgulamalarından vazgeçmedikçe asla iktidar olamıyacaktır. Bunu yıllardır, söylüyor ve yazıyorum. Sayın TayyipErdoğan gibi bir ilâmî tandanslı biri, sol oylara tâlip oluyor da; CHP, neden benim gibi inançlı kesimin oylarına Tâlip olmayı düşünmüyor?!..Bir türlü anlamıyorum. Ben isterim ki, tereddüt etmeden, Sosyal Demokrat bir partiye de oy verebileyim...Şu an bu mümkün gözükmüyor mâlesef...Sağlık ve Muhabbetle...Bektaş Azizoğlu=bektas_azizoglu@hotmail.com

21 Ocak 2011 01:28
Tansu Çiller dönmüyor: Peki ya Cindoruk?

Bunlar gûyâ, böyyyüüük seyâsetçiler!..Tırnak ucu kadar siyaseti bilmiş olsalar'dı, Sayın Erdoğan'a, bu kadar müthiş teveccühün, nedenini araştırıp, siyasetlerini ona göre belirlemeye çalışırlardı. Ama Mâlesef, havanda su dövmekten başka işleri yok bunların. Yönlendirme ile siyaset yapma devri çoktan geçti. MİLLET eskisi gibi, kendini YÖNLENDİRENLERİN/KANDIRANLARIN değil, kendi istekleri doğrultusunda siyaset yapanların peşinden gidiyor...Bunu anlamıyanlar veya anlamak istemiyenler, kendi etraflarında(çizdikleri basit ve fasit dâirenin içinde) döneeer dururlar!..Başları dönüp te, yere düşüp, kafalarını yere çarpıp, ayılana kadar iyi dönmeler!..Muhabbet ve Selamlarımla sevgili kardeşim...Bektaş Azizoğlu

10 Ocak 2011 09:44
Tansu Çiller ve DP için son viraj!

Sevgili Volkan kardeşim;heyecanını anlıyor ve takdîr'le kaşılıyorum. AP gençlik kollarında fahrî ve DYP'de bilfiil ve resmen yıllarca görev yapmış,''Dindar Demokat''bir kişi olarak,bir âğabey(in) olarak, eleştirimi anlayışla karşılarsını umarım.Sayın Çiller'e;''Değişerek,gelişerek ve daha da Domokratlaşarak gel!.'' diyerek yazdığınız,bu ''çağrı'' yazısının içerisinde,Zât- Âl'îniz'in;değişmeye, gelişmeye ve demokratlaşmaya hazır olmadığı anlaşılıyor ne yazık ki!..O da şu:''..Menderes ve Özal'ın yanına,Sen'in liderlerin değil,Milli Görüş'ten gelen başbakan girdi.İtiraz edemedin.Sineye çektin...'' diyerek,Milli Görüşçüleri ''ötekileştirip,ayrımcılık yapmış olmuyormusunuz?Sizler,Milli Görüş'çülerin de oylarına tâlip değil misiniz yoksa?!.Sayın Erdoğan işte bunu yaptı.Milli görüşten olan, olmayan herkesin oy'una talip oldu ve aldı.O'nun yaptığı mı doğru,yoksa O'nun haricindekilerin yaptıkları mı?!.İster hazm'edelim ister etmeyelim, Şekil ortada Sevgili Volkan!.(bektas_azizoglu@hotmail.com)

02 Ocak 2011 16:44
Mustafa Mumcu'nun ardından...

Tansu Çiller'le alakalı yazınız dikkatimi çekmişti. Bende iyi bir intibâsı yoktu Mustafa Bey'in, ''bir bakayım'' dedim sâdece ve bu yazınıza yöneldim...Yorumlara fazla zaman ayıramıyorum ama bu yazınız için ancak şu kada söyliyebilirim: Siz de biliyorsunuz ki değerli Volkan Kardeşim; ''O Diyar(lar)'da, yeni dostluklar edinebilme'' şansı ve imkânı olmayacak hiç kimsenin mâlesef. Sevdiklerimiz, bütün güzellikler, ''yeni dostluklar'' ve her şey!..Her şey buradan götürülüyor ne yazık ki! Allah'ın Rahmeti de Volkan Kardeşim, Allah'ın Rahmeti de!...Mühim olan O, ''son ân''daki pozisyonumuzdur sevgili kadeşim. Rabb'im İnşâAllah ''O son ân''a kadar Kendi Rızası ile yaşayıp, işte yine O Son Ân'da da îman ile gidebilmeyi, Ora(lar)'da güzel yerlerde sevdiklerimizle, güzel yerlerde olabilmeyi; hepimize nasîp'eylesin İnşâAllah... Sağlık ve Muhabbetle...Bektaş Azizoğlu.

02 Ocak 2011 15:52
Semih Sergen’ le tasavvufa yolculuk...

Evet; -''Oldum!..''demek, ''Öldüm!..'' demektir-güzel bir söz. Günümüzde; ''San'atçıyım(!)'' diye ortalıkta gezinen ve kâinattaki san'at-ı hakîkî'nin sâhibi, Hakîki San'atkâr'ı göremeyen, yığınla sanatçı bozuntusunu gördükçe, yıldız gibi parlayan, sayın Sergen gibilerin ağzından dökülen bu güzel sözlere sevinmemek mümkün değil. Size ve Sayın Sergen'e en içten selam, saygı ve muhabbetlirimi sunarım...Bektaş Azizoğlu(bektas_azizoglu@hotmail.com)

26 Aralık 2010 01:29
Evren canlı bir varlık mı?

Okullarımızda yıllardır, ''Canlı ve Cansız varlıklar'' diye, ikiye ayırarak okuduk her şeyi. Cansız varlıklar diye öğrendiğimizden, taşlar-kayalar'da bile ''CAN'' var. Kâinat'ta hiçbir şeyin cansız olması mümkün değil. Ve Onların hepsi de ''Yaratıcı'sını'' zikr'eder her ân...Sağlık ve Muhabbetle...

24 Kasım 2010 23:42
Toplam blog
: 345
Toplam yorum
: 234
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 567
Kayıt tarihi
: 24.11.07
 
 

İlkokul'u Düzce'nin Gölyaka İlçesi, Açmaköy'ünde bitirdikten sonra, Ortaokul'u Gölyaka'da okuyup,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • Ramazan Mânileri [30]
    • İnançlar [26]
    • Dünya [16]
    • Siyaset [15]
    • İnsan Hayatı [14]