Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İsmet İnönü büyük bir devlet adamıdır

Yazınızı ilgiyle okudum.Çok tarihi gerçekleri ispatlamış oldunuz. Çamur at izi kalsın, pirim yapıyor zannedilsede birgün bu mutlaka geri tepecektir.Çünkü tarih yanlışları da yazacaktır.Askeri şortla ziyaret edenler hani nerede ? Sabırlı olmak gerek.Çünkü bu memleket sahipsiz değil ! Atatürk Türkiye'si inadına yoluna atasıyla devam edecek ! Önün set çekilemez, çamurla da yolu kapatılamaz.Buna güçleri yetmez.Çünkü Cumhuriyet dinamikleri çok güçlü ve KARARLI ! Selamlarımla. Fahrettin Çitil

28 Kasım 2007 21:52
Dalya 1 - Blog 101

Metin kardeşim,Adıyaman'dan Fahrettin ben.Bloglarının sabah 00.09' u bekletilerek yayınlandığına dair yazını gördüm.Editörler adına tabiki bir açıklama yapmaya hakkımız yok.Ama bir gerçeği de belirtmeden geçemiyeceğim. 22 Kasım 2007'de başladım ve bu güne kadar sabahı bekleyen yazım olmadı.Bu yönde de bir kriter olabileceğini zannetmiyorum.Teknik bir durum olabilir.Aksi halde editöpler yazıları destekleyip,adeta yeterki yazın,gibi bir havayı şahsen ben seziyorum.Ve Milliyet'in bu artamına teşekkürü sizin aracılığınızla bir kez daha yineliyorum.Bakın ne güzelki satırlarda da olsa tanışıyoruz.Böyle bir güzellik aksi halde hayal bile edilemez.Bu arada DALYA yaptığınız için sizi kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. Fahrettin ÇİTİL,ADIYAMAN

28 Kasım 2007 18:17
Kutlu yorum

20 yıl Anadolu'nun en ücra köylerinde öğretmenlik yapan biri olarak tespitlerinize katılmamak elde değil.Ama saz çalan insanımız karamsarda değil,iyi olacak,güzel günler göreceğiz dileğiyle.Mutlu kalın,saygılarımla

25 Kasım 2007 14:53
Mumcu yok edildi, kitapları yaşıyor…

Toplumsal uyanış ve bağımsızlık uğruna Mustafa Kemal Atatürk'le başlayan cumhuriyet hamleleri her zaman önü kesilerek,yıpratılmak ve işlevsizleştirilmek istendi.Buna direnen aydınlar aynı akibetleri paylaştılar.Ama hala cumhuriyet ve inadına Atatürk diyorsak,boşa değildir.Karamsarlığa yer yok.Güzel günler göreceğiz.Diline sağlık Gülin hanım,sizler çok yaşayın. Fahrettin Çitil

23 Kasım 2007 21:04
Kral ile nasıl konuşulur?!!

Türk Milletinin büyük önderi Aziz Atatürk kendisini dosta ve düşmana kabul ettirmiş örnek bir devlet adamıdır.Onunla da kalmamış''Türk Gibi''deyimi ile eş anlamda kabuledilebilir bir ayrıcalığı Türk Milleti için de kabul ettirmişti.Büyük önderimiz geçmişine saygı duyan,geçmişi ile gururlanan ve geleceğe güvenle bakan bir önderdi.Dünya emperyalizmi önünde diz çöktüğünde o büyük insan bir o kadar ve mütavaziydi.Düşmanın bayrağına saygı duyan,esir komutana misafir gözüyle bakan,çocuklara o yıllarda bayram hediye eden düşünce bir karizmadan daha öte bir değerdir.Ve bu değer ki bugün hür ve bağımsız bir toplumla kutsal bayrak altında yaşıyoruz.Sizler gibi değerli yazar ve düşünce insanları da oldukça daha uzun yıllar yaşayacağız.Diline ve ellerine sağlık.Atatürkle ve Atatürkçe kalın! Fahrettin Çitil

21 Kasım 2007 18:08
Nefret

Güzel,detaylı ve örnek biryazı.Yazarken alıntı ve kaynaklardan anlamlı örneklemlerle iddialı bir yazı haline gelmiş.Bu tür yazıları okumak ve de okutmak gerek ki insanliğa katkımız olsun.Tebrikler Ayşe hanım,daha içten ve işlevsel yazılarınızın hazırlanacağına bir öğretmen olarak inanıyor ve görüyorum.Tebrik ederim.Bu güzel yazınıza devam anlamında ''soru sor''bölümüne de mesaj yazarak sizlere ilham verdim.Başarınızın devamını dilerim.

20 Kasım 2007 20:53
Nefret

Nefretin insanlar üzerindeki etkilerinden hareketle yazdığınız yazıda,psikolojik anlamda ne denli etkilere maruz kalındığını da gözardı etmemek lazım.İnsanın bozulan kalp ritmi ilaçla düzelebilir,barsakları çalıştırılabilir tabiki;sevmediğine de görünmezsen tamamdır.Peki tüm bunlardan uzaklaştığında hep seninle beraber olan ve bırakmayı hiç düşünmeyen ruh hali ne olacak?İçimizdeki kopan fırtınanın hasarını hangi organ ispatlayabilir?Köşebaşında sessiz ve sakin tavırlarla etrafı kolaçan eden bir bakışin öz benliğindeki savaşın,haykırışların,serzenişlerin sesini kim duyacak,hangi organ sinyalle belirtecek?Hele o bakışlar,22 yıl önce yaşanan bir travmanın o gün yaşanmışcasına tazeliğini koruduğunu nasıl söyleyecek?Ve o an,hiç konuşmadığı halde kupkuru kesilen,bembeyaz asfeksi geçiren bir bebek görüntüsüyle haykırmak ,seslenmek isteyecek ama olmayacak.Belki birileri,belki siz,biz...Kimbilir;onlar adına yazıp,tıpkı yaşadıklarını anlatacğız.Okuyarak teselli değil ama hoşnut olacaklar.Yazalım

20 Kasım 2007 20:41
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1314
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2397
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Yaşamı çözebildiğimce,  dersler çıkarabilme aşamasında yorgun ama umut dolu eğitimciyim.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster