Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Cennet de cehennem de bu dünyada oğlum!"

Stephen King, Dean Koontz gibi yazarlar boş zamanlarımda kafa dağıtmak için okuduğum yazarlardan bir ikisi. Bu yazıdan sonra acaba diye sordum kendime. Ama o kadar olmamışım daha. Almanya Yahudi katliamından sonra sanırım en büyük katliam Irak da oluyor hemen yanı başımızda. Psikolojiyi biraz daha derinleştirip daha fazla araştırmak lazım. Yoksa bizim gibi insanların bir babanın kızına tecavüzünü yada tacizini anlamamız mümkün değil. Bir dostumuzn dediği gib Taksim meydanın da sallandırmaya gerek yok zaten onlar bunu karanlık köşelerinde yapıyorlar. Salladırsan bile karanlık bir köşe mutlaka bulunacaktır. Baştan aşağı eğitim şart. Çok klişe oldu ama. Esenlikler dilerim. Kaleminize kuvvet. Yada klavyenize herneyse :)

26 Mayıs 2008 17:56
Performans ödevi!

Aslında performans görevleri dünyada yaygın bir görev. Türkiye'de henüz yeni bir görev. Alışılması tabiki zaman alacaktır. Biz millet olarak genelde her şeyi şikayet etmeyi severiz. Bu görevler çocuğun muhakeme ve hayal gücünü, el becerisini, araştırma yapma alışkanlığını geliştirecektir. Ama bizim ebeveynlerimiz hiç bir zaman çocuklarına hayır demedikleri için çocuk bu görevleride ana baba üstüne yıkıyor. Ayrıca bu görevler artık okulda yapılıyor evde değil. Acaba anne babalar bunu biliyor mu? Saygılarımla

12 Nisan 2008 15:53
Olli Rehn: Haddini aşmadın mı?

Biz bir ulusuz. Kendi kültürü ve uygarlığı olan. Neden başkalarının uygarlığını alalım ki? AB yi yakından inceleyin ne kadar demokratik olduğunu görürsünüz. Polis devletlerinden bahsediyorsunuz. O övdüğünüz AB uygarlığı başka uygarlıkların kanını emme politikası üzerine kurulmuştur. Yüzlerce yıl dünyanın kanını emmişler. Haliyle savundukları da kendileri gibi sömüren, ezen ve zulmeden bir rejim olacaktır.

02 Nisan 2008 21:41
Herkes kitap yazabilir mi?

YAZAR OLMAK İÇİN SİZİN DEDİKLERİNİZİN DIŞINDA SİZİ DESTKLEYECEK BİRDE MEDYA ORDUSU OLMASI LAZIM. YOKSA YAZDIĞINIZ KİTABIN, RAFLARDA BİNLERCE KİTAP ARASINDAN KEŞFEDİLMESİNİ BEKLEMEK BİR ÖMÜR SÜREBİLİR. YANİ BEN YAZARLIK YAPAYIM BUNDAN EKMEK YİYEYİM ZOR İŞ.

26 Şubat 2008 07:46
Hekimler MEB'in sosyal tesislerinde indirimli kalacak

Çok şükür çok fazla ihtiyacım olmuyor ama olduğunda geri dönüp bir otele gittiğim çok olmuştur.Öğretmenlerden başka kalanlar yüzünden. Ama kimin umurunda. Diğer kurumların misafirhanelerinde sıkıysa kalın bakalım. Öğretmenler her şeyleri ile ayaklar altında.

23 Şubat 2008 10:08
Yürek ve mantık arasındaki ''SIRAT''...

Yazınıza okudum sonra künyenize baktım. Hmm dedim iletişimciymiş. Bu bölümlerin mezunlarının çok iyi yazabildiklerini bilmezdim. Yada bir çok köşe yazarını iletişim mezunu diye hayal ettim. Gerçekten profesyonel bir yazarmısınız bilmem ama. Çoğu köşe yazarından daha iyi yazdığınıza eminim. Kolay gelsin size

20 Şubat 2008 19:26
Türkiye çağdaşlaşıyor mu?

Güzel bir anlatım, sıkmayan bir yazı. Elinize sağlık.

20 Şubat 2008 19:19
Ah MHP, vah MHP, sen neymişsin sen

Sanırım yanlış biliyorsun. Türban aslında MHP'nin her seçim öncesi vaad ettiği bir şey. Bir önceki seçimlerde oy kaybetmesinin sebeplerinden biride koalisyon hükümeti döneminde hükümet ortağı iken türbana bir çözüm bulamayışıdır. Ama umarım sen haklı çıkarsın. Dileklerine bende katılıyorum. Eline sağlık

08 Şubat 2008 01:58
Böyle uslup olur mu?

Evet bu tür üslup kullanan yazarlar mevcut. Hemen hemen her gazetede. Ben mümkün olduğunca köşe yazarlarını takip ediyorum. Tabi Sayın Ardıç gibi kelimeler kullanılmıyor ama hafif dil kullanan yazarlar mevcut. Buna ben tarz olarak bakıyorum. Bir dil bilimci olarak şunu söylemeliyim ki günlük yaşamda kullanılan kelimeler, hayatın içinde olan kelimeler yazılarda kullanılabilir. Sayın Ardıç televizyonda program yaparken de sert bir üslup kullanırdı. Ama örneğin "öküz" kelimesi yada "it" kelimesi günlük yaşamda bizlerin de kullandığı kelimeler. Örnek mi teşkil eder sanmıyorum. O yazıyı okuyan hiç kimse yanındakine dönüpte "Ya 'it' ne demek?" diye sormaz. Bu kelimeleri nasıl öğrendik bilmem ama bi şekilde öğrendik. Ama şurası kesin tüm kelimeler dilin bir parçası ve güzelliğidir. Geriside Engin Ardıç ve o kelimeleri söylediği kişi arasında çözülecek bir konu. Baya uzattım. Kesiyorum. Elinize sağlık

08 Şubat 2008 00:49
Bir tek Hrant mı öldürüldü?

Hrant efendiyi öldürenlerin arkasında ermeni lobisi de oolabilir. Her neyse beni ilgilendirmiyor. Ama o yazdıklarını yapmadık kardeşim. Ben dahil yapmadıok. Utandım ne diyim. Aslında her askeririmiz şehit düştüğünde içim çok kötü olur gözlerim dolar ama. Her neyse eline sağlık kardeşim.

07 Şubat 2008 15:29
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 396
Kayıt tarihi
: 26.01.08
 
 

Ben Mahir Özerman, 1970 Erzincan doğumluyum. Bilkent Üniversitesi, filoloji mezunuyum.  Yazmayı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster