Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ben de bıraktım, hem de çok kolay

Ben de bu iradeye şapka çıkarıyorum. Nasıl zor olmuştur kim bilir? Bence gazeteleri de değişterseydiniz olurdu. Sağlık sayfası olmayan gazeteler de iyi geliyor. Selam ve Sevgiler

08 Haziran 2007 22:58
Sinemada kadın starlar ve kamusal insanın çöküşü

Değerli hocam, Bizdeki filmlere de baktığımızda kadının yeri hep evde, eşini bekleyen, çocuğa bakan, yemek yapan erkeğe yardımcı bir tip olarak empoze ettriliyor. Bu elbette farkettirilmeden yapılan bir empoze. Bu filmleri seyreden çoluk cocuk herkes kadının yerini bilinçaltına kodluyor ve farklı rol üslenenleri dışlıyor garipsiyor. Bence kadınlar yönetmen olsun ve mendi filmlerini kendileri çeksinler. Belki o zaman egemen ataerkil ideoloji kendine çeki düzen verir. Sevgilerimle

08 Haziran 2007 22:18
Mavi ışıltılar aldatır

bir dostun omzuna koyup başımı/ derin uykulara dalmak isterdim/ çocuklar bayramda nasıl sevinir/ bir el beni öyle sevsin isterdim 40. odayı açıp yere kapaklandıktan sonra yazdığım bir şiirden. İşin ilginç yanı omuz diye gördüğüm şekiller hayalmiş hangisine koyduysam başım boşluğa düştü. Şimdi omuz imgeleri yapmadayım şiirlerin içinde ve kimsenin görmediği bilmediği ama başımı yasladığım omuz imgeleri. Ne güzel demiş benden önce orum yapan arkadaş: bir dosta yarasını gösterir gibi... Güzellikler diliyorum sana Sevgili arkadaşım.

07 Haziran 2007 13:07
Çocukken oynanan oyunlar gibi...

Ne güzel öykü tadında bir anı. İyice duygu ve öxlem yüklenmiş. Kaybettiklerimizi kaybetmeden önce kıymetini bilmemizi öğütleyen dostluk ve vefa duygusu öğütleyen bir yazı kutlarım. Sevgilerimle

07 Haziran 2007 10:24
Cinsel yazı okuma merakı

Yazınız şu anda 103 kez okunmuş olmasına karşın hiç yorum yazılmamış. Bu da toplumumuzun profili elbet. Herkes yaşıyor ama kimseye belli etmiyor gibisinden. Bir arkadaş daha dün aynı tarzda yazmıştı ona da kimse yorum yapmamıştı ama okuyan epey vardı. Yorum yapanın adı belli olacağından ortada yapayalınz kalacağından korkuyor olabilirler. Hani derler ya herkes burnunu karıştırır ama yakalanan ayıplanır. Bu da öyle(mi ne?) Araştırmaya değer. sevgilerimle

07 Haziran 2007 09:52
Dostları olmalı insanın

Ne güzel sözmüş o: Felaketlerin dost sayısını belirlediğini söylediğiniz. Gerçekten öyle de dostalırımızın sayısını öğrenmek için hep felaketler beklemesek... En son felaket yeter artık. Bundan sonra vakit varsa eğer iyi seçmeli insan.. Sevgilerimle

06 Haziran 2007 23:27
Gerçek bir aşk masalı

Çok beğendim yazıyı. Kutlarım.

06 Haziran 2007 22:17
İ, İz, İzm...

Yazıyı okuyunca ben de şarkı bitene kadar karşı komşunun evine yetişemeyeceksin diye çok korktum. Neyse ki yetiştin de çökertme oynadınız. Çok şükür çok şükür.. ÇILGIN!..

04 Haziran 2007 22:20
Televizyonda maç işkencesi!

Aynı şeyleri biz de düşündük ama siz yazmışsınız bile. Adam gol diyince o zaman ekrana bakıyorum görüntüyü izliyorum. Daha rahat oluyor. Sevgiler

02 Haziran 2007 22:07
İşsiz kalmak

Yazını çok beğendim. Bunları yaşayan bilir. İşsiz kalmak falan insanın başına gelebilir. Üzülürüz de. ağlarız da. Ama dediğin gib KOVULMAK sözcüğünden nefret ediyorum. Bazan gazeteler yazar teknik direktörler için: Kovuldu diye. Ne adi bir sözcük. İş yaşamı acımasız. işsiz kalmak berbat. İşsiz kalınca dostların azalması hatta sıfıra inmesi berbat. Ev kirasını verememek berbat. Çocuklara yiyecek alamamak feci. Ama ne tuhaf ki hayat çok güzel ve her şeye rağmen yaşamaya değer. İnsan bunlara alışa alışa çelik gibi oluyor be kardeşim. Sevgilerimle

02 Haziran 2007 13:58
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1093
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster