Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Düşenlere...

kuru toprakların içinden geçen bir nehre oluk oluk akan bir şelalesin sen...çağlayışın ne hoş... gürül gürül sevda betimlemen de.. yüreğine sağlık, kalemine de...

25 Ocak 2008 00:59
Altından kalkamayacağınız yalanlar söylemeyin!

ah canım arkadaşım, yalan dünyanın yılanı boynuna dolanmış, ne diyim:( yalan söyleme gerekçen öyle masum ki, dilerim zorunluluk olmaksızın tadınca yaşadığın günlerin senin olur ve sınırlarını kontrol edebildiğin bir hayatın... ben de bu yüzden hiç yalan söyleyemem, sanki o yalan bir gün başıma dolanacak gibi gelir, korkarım:) çok sıcak, samimi, içten kalemini sevdim, yüreğine sağlık, sevgilerle...

25 Ocak 2008 00:47
"Sanat yasadışı bir eylemdir"*

değerli arkadaşım, tebrik ediyorum, duyarlı yüreğin ve ellerin dert görmesin. sorularının yanıtlarına gelince a) orataya çıkan tablo çürük kokuyordu ve sanırım yazık ki b) c) d) e) şıkkı da hiç yoktu.. sevgilerimle

24 Ocak 2008 23:06
Soğuk bir sabahta...

oruç aruoba "benlik" adlı kitabında içinde yaşadığına inandığı diğer ben olan yengeç ile konuşur dururdu, çoğunlukla içindeki ses ona " yürü git! " derdi:) içindeki sesin sana tıpkı acılarına karşın gülümseyen ayşe ablan gibi ılık bir tonla " hiç bıkmadan tebessüm et ve yazmaya devam et" demesini diliyorum..sevgilerle...

23 Ocak 2008 01:31
Büyümek

çok hoş bir dil kurmuşsunuz yazınızda, izlemeye devam edeceğim, tebrikler. sana küçük bir sır, sanırım ben hala büyüyemeyenlerdenim, ve hala masalları çok severim:) sevgilerle...

23 Ocak 2008 00:40
Türkçeyi sevmek için bir sebep: Suskunlar

İhsan Oktay Anar'ın son kitabı "suskunlar", eve giren son beş kitaptan biri ve sıralamamda başlarda, diğerlerini diline ve zekasına hayranlık duyarak okuduğum için merakla bekliyordum ki yazınızı görünce dayanamadım daha okumadan yorum yazmaya durdum:) değerli bir özgün yazarımızdır, tanımayanlara "efrasiyab_ın hikayeleri " ile başlamalarını salık veririrm.. elinize yüreğinize sağlık, anımsatma için teşekkürler...sevgilerle

22 Ocak 2008 15:40
Dönemruh ve Cevizci Kız

yazınızı ilgi ile okudum, sonradan profilinize baktım ki zaten kitaplar yazmaktaymışsınız.. ben de "çetin ceviz " olarak bilincime yerleşen ama hiç tarihini sorgulamadığım bu iki kelimeyi sayenizde daha derli toplu olarak yerli yerine oturttum, teşekkürler...daha da önemlisi ortak bilinç ve duyarlılık ile yazıyı dönemimize bağlamanız oldu.. evet, buna çok ihtiyacımız var! hem de kocaman bir dalgaya dönüşebilecek, ne var ne yoksa süpürecek denli güçlü bir ortak bilince...yüreğinize ve elinize sağlık, sevgilerle...

22 Ocak 2008 00:40
Hüzün ve kırbaç

kırbaçlayıcı bir yazı olmuş:) biraz daha derinleştirmeni, devam etmeni dilerim.. hüzün kamçılar , yeni bir şeyler üretmemizi, bunu yaparken elbette kırbacımız olmalı; kendimize ve arızalarımıza yönelttiğimiz bir kırbaç ama:) bunu başaramazsak dizginlerimiz dağılır ve toparlamak da olanaklı olmaz sanırım...kırbacını üretmlerin için elinde tuttuğunu varsayıyor, aramıza hoş geldin diyorum.. sevgiler

21 Ocak 2008 17:11
Aşk-ı Hürrem

benim de yakın bir zamanda keşfettiğim, zengin enstrüman ve iyi yorumları ile can atilla'nın bu albümüne yer vermeniz hoş bir tesadüf oldu... içinde nostaljiyi de barındıran çağdaş ve son derece düşsel dili ile, gelip bir kuş tüyü gibi anılarımızın odalarında uçuşuyor sanki... aynı şekilde "1453 sultanlar aşkına" ve "cariyeler ve geceler" albümleri de abartısız ve dokunaklı yorumları ile müzik arşivimizde yerlerini aldılar... anımsattığınız için teşekkürler, sevgiler

18 Ocak 2008 12:33
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1046
Kayıt tarihi
: 16.01.08
 
 

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster