Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Birer yıldızdık MB de

sevgiye dair bir özeleştiri ve özür, sanırım dikkate almaya değerdir değil mi ? yeterki öğrenilmişlik içersin ve tekrarları, ağır yaraları olmasın.. cesaretinden dolayı kutlarım ömer arkadaşım, selamla

08 Ağustos 2011 14:20
Renkler, kokular, sesler ve anılar!

uzun aradan sonra dönüp yeniden yazdığım ve okumaya devam ettiğim MB'da rengi ve sesi ile pozitif yaklaşımlarını beğendiğim ersin arkadaşımı keyifli yazısından dolayı tebrik ediyorum. selam ve sevgilerle...

08 Ağustos 2011 14:13
Dönüşüm

uzun zaman sonra, benim de MB sayfalarına DÖNÜŞÜM, bu yazıyı okurken olacakmış meğer..tam yerine rast gelmiş bir manzara gibi, mizahi ve edebi yazını keyifle okudum...

05 Temmuz 2011 00:13
Uzak

bazen olur ya, içimize bir derin mahçubiyet çöker, bir enerjisizlik ve coşkuya öyle uzak, çok uzak hallerimiz.... işte o zamanları yaratan biz değiliz, bunu biliriz, ve yapılacak en güzel şeydir, o zamanlarda şiir yazmak... çünkü uzak olmanın hüznüdür en çok şiire yakışan... ve sonra bizi o karamsar halden kurtaran sesler gelir, şiir okundukça karşıdan... bir yakınlıktır ancak, cesaretle uzaktan uzaklaştıran:)

30 Ocak 2009 01:01
Her Şeye Geç Kaldın

dün yazıyı okudum, samimi ve farklı bir dili olduğu için sevdim, yorum yazmalıyım dedim içimden ama unuttum, bugün tekrar açtım bloğu, okudum, baktım bazı eklemeler var, bu defa dili ve samimiyeti dışında unutma üzerine daha derin bir düşünme turuna çıktığım için daha da sevdim, dün yorum yazmayı unutup bugün yeniden okudum diye sevindim:) unutmak bazen insanı olağandışı bir şeyle karşılaştırıp, robot gibi yaşamaktan kurtarabilir:))

30 Ocak 2009 00:51
Hadisenin vukuatı nedir?

:) çok keyifli, ironik ve içeriğinin doğruluğuna katıldığım bir yazı olmuş sevgili arkadaşım... son yıllarda çakma olan herşeyi sevip, sorgulamadan tüketme alışkanlığımızdan olsa gerek, toplumca hiç de rahatsızlık duymayışımız... Hadise ile hiç bir ortak yanımız yokken, sunni bir olası başarıyı da eminim sokaklarda çığlıklar atarak kutlama ve tarihin hangi noktasında olduğumuzu, hadisenin ayva göbeğinde uyuşurken unutma durumunda olacağız:) umarım böyle hadiseler yaratmaktaki başarımız, yeni nesillere örnek olmaz...selam ve sevgilerle...

27 Ocak 2009 00:54
Şehir ihanet ediyor

ihanet eden şehirle beraber o güzelim değerlerimizin de katline, sessiz, çığlıksız ve isyansız bir özlemle, kabullenerek yaşamayı sürdürüyor kurduğumuz kentlerdeki hayatlarımız... işte ben de ona yanıyorum sevgili dostum... ihanetin sancısını dile getiren yüreğine sağlık...

25 Ocak 2009 15:29
Zeytin dalı neden barışın sembolüdür?

merhaba sevgili ersin arkadaşım, günlük yaşamımızda, tarihte, sanatta, siyasette çok işlevsel olan zeytin üzerine yaptığın inceleme, derleme ve nefis sunum için tebrik ederim.... ayrıca, zeytin- barış ilişkisine de "sembolik" gibi görünen ama içine girince derin bir felsefesi olduğunu hissetmemize yarayan böyle sıradışı yazıları görmek de sevindirici... selam ve sevgilerimle...

25 Ocak 2009 01:54
Uzun sürmüş bir intihar mıydı benimki?

intihar mı? bilinmez, kimbilir belki de.. ama hiçbir aşk ve sevgi hata değildir, acısı da, sevabı da bilinerek yaşanır, uzun veya kısa, herşeye değer... hatta yaşanan sahiciyse eğer, hiç bir "eraser" in gücü yetmez silmeye... sadece acıyı azaltmak için bir süreliğine unutturur gibi yapar, bir zaman sonra farkında olmaksızın izlerinin seninle yaşadığını görürsün ve gülümsersin, çünkü herşeye rağmen çok sevmek, silinemeyecek kadar güzel bir şeydir... satılamaz hayallerinin beslendiği bir koca denizdir, ve sürekli çoğalan hayallerinle hayata doyarsın, karnın açsa bile... velhasıl iyiki bunu yaşamışsınız ve iyiki intiharın adı aşkmış... silginize de fazla güvenmeyin:)

21 Ocak 2009 19:28
Afrika'da Yaş 34, Yolun Yarısı!!!

Bilim ve teknolojinin neye hizmet edeceğini ve sonuçlarının nerelere varacağını hayal etmek bazen ürkütücü olabiliyor...Yapay Zeka filminde hatırladığımız gibi, sonunda insan nesli kalmayıp, mükemmel robotların yaşadığı ve onların da bir saç ve tırnak tanesinden insan soyuna ulaşmaya çalıştığı durumu nasıl ürkütücü gelmişti izlerken...kimbilir, belki de s. spielberg, kendi teknolojisini doğru kullanarak sahip olduğu bir öngörüyle bizi uyarıyordu... umarım, insan zekası ve bilim öylesi yapay bir gelecek için değil de, sahiden insanın özünü bozmadan dünyayla ayakta kalmasını sağlayacak çalışmalara hizmet eder...

26 Aralık 2008 01:18
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1046
Kayıt tarihi
: 16.01.08
 
 

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster