Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Benimde babam vardı

Allah rahmet eylesin.Mekanı Cennet olsun inşallah.

15 Haziran 2008 17:43
Neredesin

Allah gecinden versin.Bu kadar karamsar olmanın anlamı yokki.Gelecek günler size güzellikler getirecektir eminim.

15 Mayıs 2008 14:01
Ablam

Böyle bir övgüye ve sevgiye layık olabilmek çok güzel bir duygu olsa gerek.Söyleyene değilde söyletene bakmak lazım.Sanal kardeşiniz hakkettiginizi dillendirmiş.

13 Mayıs 2008 09:46
Net günlüğüm(2)

Bence kendinizi oyuna çok fazla vermişsiniz .Farklı bir ortamda o kelime söylenmiş olsaydı , eminimki siz yanlışı düzeltirdiniz .

03 Nisan 2008 09:46
Sevgisiz paralı çocuklar

Eğitim; en basit anlamıyla davranışları değiştirme sanatı. Yani bireyde istendik davranışların yerleşmesi, olumsuz davranışların sonlandırılması amacıyla sürdürülen sistematik bir program.Eğitim; kişiyi aklı, duyguları ve davranışlarıyla bir bütün olarak ele alan bir oluşturma ve yönlendirme sürecidir. Teşhisi koymuşsunuz.Sizi tebrik etmek gerekiyor.Başarılar dilerim.Öğretmenim

03 Nisan 2008 09:30
Derinkuyu ver Ihlara ile Kapadokya'ya Veda

Doğanın uyanışı ile birlikte Ihlara da olacağıma emin olabilirsiniz :))

21 Mart 2008 19:45
Unutmak ve unutulmak

Bloğunuzu okuyunca ünlü halk ozanımız Aşık Veysel'in bir şiiri geldi aklıma.Oldukça uzun ama ben sizlerle bir dörtlüğünü paylaşmak istiyorum."Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yarim karatopraktır Beyhude dolandım, boşa yoruldum Benim sadık yarim karatopraktır!" Sanırım bu dörtlük sizin yazdıklarınızın ne kadar yerinde tespitler olduğunun kanıtı.

21 Mart 2008 19:31
Limoni dünya

Yalnızlık kalpte duyulan derin bir aci ,caresiz bir hastalik .Yalnizlik yastiklara akan gözyaslari , soguk eller ,harabe olmus duygular .Yalnizlik muhtaclik .Yalnizlik karanlik . Yalnizlik bombos gecen seneler . Yalnizlik paylasmayi unutmak .Yalnizlik caresizliktir...Allah kimseyi yalnız bırakmasın.

19 Mart 2008 16:43
Bir dünyam var..

Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak?. Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu. Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sırtındaki küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve ıkına sıkına itmeye başladı. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde. “Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir” diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. “Her engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir fırsattır.”

16 Mart 2008 15:18
Yürü ya kulum da ne zaman?

Allah bana da y?r? ya kulum dedi.Y?r?yorum.Arabam? satt?m .tabana kuvvet :)

13 Mart 2008 18:15
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 19.02.08
 
 

1963 doğumluyum. Hayata pamuk ipliği ile değil sıkı sıkıya bağlıyım. Seyahati, sporu seviyorum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster