Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Serenad / Zülfü Livaneli

En son okuduğum kitap SERENAD, şu ana başucumda. 200. sayfa devrettim. Çok, çok beğenerek okuyorum. Z. Livaneli üslubu gerçekten çok hoş, benim sevdiğim gibi yazıyor; sade, anlaşılır, net ve hiç sıkmadan. Abartılı tasvirler, okura âdeta " bakın nasıl yazabiliyorum"'dan çok uzak. Einstein, Atatürk'e mektup yazdığını ben de bilmiyordum, kitaptan öğrendim. Mavi Alay trajedisini hiç duymamıştım, ben de çok etkilendim. Kitabı ilk elime aldığımda Shubert'in, Serenad ezgisi çalmaya başlamıştı zihnimde. Serenad deyince o geliyor aklıma,iki oğlum birlikte, dört el, piyanoda çalıyorlar bu güzel eseri...Hatta 2006 yılında verdikleri ilk piyano resitalinde, programlarını düzenleyen ben, bu eseri, final olarak seçmiştim. Z. Liveneli kitaplarını kuşkuyla okumaya başlıyorum, nedenini bilmiyorum, sonrası ise gerçekten büyük keyif. Yazınızı keyifle okudum, ilerleyen sayfalar için ip uçları var...Serenad 'ın orkestra versiyonunu da dinlemiş oldum. Teşekkürlerim ve sevgilerimle...

28 Nisan 2011 10:10
Kayıp Gül

Arkadaşımda görmüştüm kitabı. Aldım elime, babasına ithaf etmiş Yazarımız, hoşuma gitti sözleri. Öndeyiş "Efes!" ile başladı, etkilendim...okumak için izin istedim arkadaşımdan, o da emanet almıştı kitabı birisinden, henüz okumamıştı...Epey zaman geçti, okuduğumu bile unuttum, şimdi yazınızla hatırladım ve kitabı tekrar elime aldım, ayıraçım 100 sayfada kalmış...devam edemedim, aynı sayfada " Olağanüstü, olağanüstü olanlar için olağandır" gibi beylik sözlerden rahatsız oldum. İnsanların farklı şeylerden hoşlanmaları, çeşitlilik, çok güzel aslında. Neden mi ? Çünkü, bu çeşitlilikler içinde, kendi düşüncelerine yakın olanı bulmak bu kadar güzel olamazdı. Okunacak o kadar çok kitap varken, Z.Livaneli'nin dediği gibi, ilaç alır gibi kitap okumaya zaman yok.Saygılarımla...

23 Nisan 2011 17:53
Ya Sonra... - Sinema

Pazar günü,Güneri Civaoğlu (Şeffaf Oda ) konuklarıydı " Ya Sonra" filmin baş rol oyuncuları...Keyifle izledim. Sadece sezgilerim, filmi sevebileceğimi söyledi. Programda, Deniz Çakır ve Özcan Deniz birlikte söylediler söz ettiğiniz şarkıyı, ben de çok beğendim...Deniz Çakır'ın sesinin tınısı çok hoş doğrusu. Özellikle sayfanıza girdim, filmi izlemiş olduğunuzu düşündüm ve hakkında düşüncelerinizi öğrenmek istedim...Sanırım, beklediğimi buldum. Size teşekkürlerimi sunuyorum. Hoşça kalınız.

28 Şubat 2011 23:46
Elmalı şeker... Cennetlik çeker...

Ne yazık ki Bursa'da buz pisti yok. Bugün bile hâlâ bildiğim kadarıyla yok, spor yapabilecek bir pist yok... NE YAZIK Kİ...

15 Şubat 2011 12:05
Elmalı şeker... Cennetlik çeker...

Kendimi kaptırmışım : )) Her şey eğitim, küçük yaşta, eğitimle başlıyor... Spor ( her dal için geçerli ) bir devlet politikası, imkanlar yaratılmalı bu pırıl pırıl genç nüfusa...Sizin anlatmak istediklerinizden çok uzaklaştım, fakat yazınızı okurken aklımdan geçenleri paylaştım sadece. Hoşça kalın.

15 Şubat 2011 11:56
Elmalı şeker... Cennetlik çeker...

Biz de ailecek izledik açılışı beğeniyle...Benim en çok sevdiğim spor dalı buz pateni olduğu için, aklımdan geçirdim; keşke bir şampiyonumuz olsa bu dalda...Buz pateni benim gerçekleştiremediğim çocukluk hayallerimden birisi...Doğduğum şehirde buz pisti yoktu...İmkanlar sunulmayınca...Buz pisti olsaydı kesinlikle elimden geleni yapardım bu spor için...Müziğin, dansın, zarafetin ve kayma özgürlüğünün birleştiği yer...Her yıl, keyifle izlerim bu zarif sporun şampiyonalarını...En son favorilerimden; Stéphane Lambiel...Onu izlerken içim parçalanıyor, biliyor musunuz ...Bu kadar kalab genç Türk nüfusun şampiyonları nerede?Oğullarıma her izlediğimde söylerim;Hiç şansınız yoktu, bu sporu yapacaktınız, sizi bıkmadan usanmadan, göz yaşlarınıza aldırmadan buz pistine taşırdım, bunu yapardım...Bana inanıyorlar...Çünkü, benim sayemde ikisi de bugün birer piyanist, kendi çaplarında elbette.Hiç şansları yoktu, bu enstrümanı çalacaklardı...Şimdi bana müteşekkir olduklarını hissediyorum.Devamı var...

15 Şubat 2011 11:55
Bakkal

Yirmi beş yaşıma kadar hiç bakkal görmemiştim. Türkiye'de tanıdım ben bakkalları. 1989 yıllarında bakkala gitmek benim için bir eğlenceydi. Aradığım her şeyi bulduğum minicik,rengarenk bir dünya. İlk bakkala gidişimde "yurt"satın almak istemiştim : ))) Bakkal Amca anlayamamıştı...Ben ısrarla "yurt" almak istiyordum...Sonunda gösterdim. Bakkal amca: Aaaaa, yoğurt mu istiyorsun kızım, demişti...Yoğurt, telaffuz edildiğini öğrenmiştim. Yazınızı okurken bu anımı hatırladım. Sağlıcakla kalın.

14 Şubat 2011 23:33
Karbeyaz "Ayran"

Ne demek, hikâyeyi sevdiğiniz için çok memnun oldum. İşte ben bu paylaşımları çok seviyorum.Verdiğiniz bilgiler için, ben de size teşekkür ediyorum. Küçük Hasan'ın öyküsü beni çok etkilemişti ve ben bu hikayeyi hiç unutamadım. Bir tane daha var, Reşat Nuri Güntekin - Bilek Saati ve Niyazi. Bu iki hikaye, silinemeyecek izler bıraktılar, benliğimin derinliklerinde. Söz ettiğim Yazlarların eserlerini Türkiye'den uzaklarda tanımıştım. Belki çok etkilenmemin sebeplerden birisi de buydu...Özlem. Bir öneride daha bulunmak istiyorum; K- Dergisi, belki tanıyorsunuzdur, ama şayet karşılaşmadıysanız, benim için değerli, pek çok yazarı konu eden bir edebiyat dergisidir. Elime geçtikçe okurum.Geçenlerde Sabahattin Ali ile ilgili güzel bir yazı okumuştum. Sevgilerimle...

06 Ocak 2011 09:45
İçimizdeki Şeytan / Sabahattin Ali

Sabahattin Ali , bu ismi duyunca, Ayran, hikâyesi geliyor aklıma. İlkokulda ders kitaplarımızda yer verilmişti bu hikayeye. Okulda okuduğumuz tek Türk Yazarıydı sivildenemeler.wordpress.com/basibozuk/ayran/ Bu ismi hiç unutmadım, unutamam.Söz ettiğiniz romanı okumadım. Umarım bir gün sırası gelir. Okunacaklar listesine ekliyorum, Kuyucaklı Yusuf kitaplığımda okunmayı bekliyor. Kürk Mantolu Madonna Bulgarcasını okumuştum bundan belki otuz yıl önce. Hoşça kalınız.

04 Ocak 2011 21:33
Zaman...

Yeni Yılınız Kutlu olsun! Önce sağlık, huzur, bol kazançlı ve mutluluk dolu anlar diliyorum. Her zaman, değerli paylaşımlarınızın devamını temenni ediyorum .

30 Aralık 2010 16:40
Toplam blog
: 143
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1763
Kayıt tarihi
: 13.03.08
 
 

Doğduğum ve büyüdüğüm şehir Kırcali, Bulgaristan. Yıl 1964. Makina Mühendisiyim. Evli ve iki çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster