Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Filistinliği bir çocugun ağıtı

FİLİSTİN... Kanayan yara... Gözlerin görmek, kulakların duymak istemediği, bile bile yok sayılan, inkâr edilen yara... Yüreklerde 'Merhamet' adlı çiçeği özleten yara... 'Hanzala'... Yüzünü bize göstermeyen, dünyanın O'na sırtını döndüğü gibi bize daima sırtı dönük olan çocuk... Kendi savaşıyla, kardeşleri gibi yalnız bırakılan çocuk... Kardeşlerinin acısını, kardeşlerinin yaşadıklarını çizgilerle dünyaya haykıran çocuk... Filistin'de çocuklar denilince, aklıma hep O gelir. Her çocuk temizdir. Ne zaman ki büyürler, büyükleri tarafından kirletilirler... Sevgilerimi ve saygılarımı yolluyorum...

22 Nisan 2008 13:47
Saçlarımda var artık beyaz teller, oynama bizimle Uri Geller!

Bende de aynı görüntülerden var. İsterseniz ben size gönderebilirim.Demek ki bir tek benim saat değilmiş çalışmayan. :)) Güya tarihe geçecektik evde... Tarihlik olduk . :)) Çok keyifle okudum yazınızı. Kendi düştüğüm durumlarda hatırlayarak kahkahalarımı da hakim olamadım. Saygılar...

19 Nisan 2008 15:53
Eski yakın doğuda mühür 1

Çok değerli bilgiler aldım yazınızdan... Mühür denilince aklıma Yavuz Sultan Selim'in Mührü geliyor. ''Hazine kethüdası olanların elinde, Yavuz Sultan Selim'in vasiyeti üzerine enderun hazinesinin dış kapısına basılan kırmızı akikten yapılmış bır mühür bulunmaktaydı Yavuz'un "Benim altınla doldurduğum hazineyi (iç hazine) bundan sonra gelenlerden her kim mangır ile doldurursa, hazine anın mührüyle mühürlensin ve illa benim mührümle mühürlenmekte devam olunsun" ... Osmanlı Mühürleri beni hep cezbetmiştir. Saygılar...

19 Nisan 2008 15:39
Bir adım, bir adım daha...

Bir kapadım bir açtım gözlerimi. Çevremde ve kulaklarımda zamanın ayak sesleri. Gördüklerim mi? Sihirli bilyeler, gözkapağı kelebekleri ve zaman örtüleri... Bana sihirli bir yolculuk yaptırdınız. Kâh mekanik kâh hülyalı... Sevgilerimi ve saygılarımı gönderiyorum...

17 Nisan 2008 14:11
Kızım futbolcu olacak.

Teksaslı bir futbol hastası olarak kızınınızı benim kadar iyi anlayacak yoktur sanırım. :)) Bu aşk bambaşka bir şey. Tebrik ederim, harika bir gösteri idi. Ben de en az sizin kadar gurur duydum kızınızla. Yakından da izlemek isterim. Sevgilerimi yolluyorum...

16 Nisan 2008 12:43
Çocuk Yetiştirmek

Bu çiçeği büyütürken çekilen meşşakkatin karşılığını yıllar ilerledikçe alıyor insan. Bu çiçeğin toprağı, bu çiçeğe verilen su (hatta miktarı) ve yine yansıttığınız ışık ne kadar özenli seçilirse bu çiçek de o kadar özenli ve güzel oluyor. Dengeyi ayarlayabilmek de çok önemli. Dokturunuzun sözlerini yazdım not defterime. :)) Sevgiler...

12 Nisan 2008 13:44
Yaşantımızdaki teyzeler

O kadar çok teyzem var ki ama bir tanesi en kıymetlim. :)) Bizim buralarda hala teyzeler bahar geldi mi kapı önlerinde oturur. Çaylar da, kekler de cabası... Hele selam vermeden bir geçmeye kalkın yanlarından, soru bombardımanı içinde kalırsınız. :)) Pek bir meraklı olurlar...

09 Nisan 2008 18:04
Günde iki litre, fasa fisoymuş!

Yeri geliyor neye inanacağına şaşırıyor insan. Su zaralı olur mu kardeşim? :)) Sizinle aynı duyguları paylaşmamam mümkün değil. Bu konuda bildikleri vardır diyemeyeceğim doğrusu. Çünkü ben, suyun tüm güzelliklerinden faydalandım. Kim ne derse desin faydalanmaya da devam edeceğim. :)) Sevgiler

07 Nisan 2008 18:15
Artık iki büyük mü var?

Ben, bir takımın taraftarı değilim diyorsunuz ama ufaktan ufaktan gönlünüzdeki takımın ipuçlarını sergilemişsiniz yazınızda. Böyle hissettim. :)) Kendini bilmez bir kaç kişinin yaptığını bir takıma veya takımlara mal edemezsiniz. Bunların aksini düşünenler de var. Bu düşünenler, o gece, Fenerbahçeli idiler. Bir Bursaspor ve Galatasaray taraftarı olmama rağmen o gece Fenerbahçe ile gurur duydum. En az onlar kadar çoşkulu, en az onlar kadar mutlu idim. İçimdeki çoşku eve sığmadı dışarılara taştı. :)) Futbolun kaynaştırıcı yönüne inanmayanlara rağmen biz yine o gece Fenerbahçeliyiz! :)) Sevgiler

07 Nisan 2008 18:08
Levent Astsubay'ın eşi...

''Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde'' Yahya Kemal BEYATLI.... Hiçbir şey beklemeden sevdiler ve öldüler. Tekrar gelseler dünyaya, yine severler ve yine ölürler. Bu ne kutlu bir ölümdür. Yaraları hala tazedir ve hala güzel kokar... Varlık nedenimiz olan tüm şehitlerimiz umarız ki bizlere haklarını helal ederler... Önlerinde saygıyla eğildim...

03 Nisan 2008 17:58
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 30.03.08
 
 

Türk dili ve Edebiyatı mezunuyum. Zamanımın çoğunu mesnevi tercümesi ve arta kalan vakitlerimi de..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Aklın yoksa sen yandın. Ama kalbin yoksa sen de yoksun! MEVLANA CELALEDDİN RUMİ