Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir yokluk öyküsü "bayramlık elbise"

anneannemin annesinin bayram günü çocuklarını sevindirmek için, kök boyalarla çuval bezlerini andıran kumaşları boyayıp onlara bir gece içinde giysiler dikmesini hatırlattı..Anneannem bayramlık bir giysimi beğenmediğimde anlatmıştı bu anısını. Nasıl da utanmıştım, sıkı sıkı sarılmıştım ona..Bayramınız kutlu olsun, sağlıcakla kalınız..

28 Eylül 2008 13:21
Ayrılıkla var olma vakti

... yaprağın ağaçtan kopup toprağa düşmesi, aslında aslına dönüşün yani vuslatın habercisidir. Sonbahar yağmurları tabiatı yıkıyor, ruhumuz da düşünüp ardından hissetmenin getirdiği hüzünlerle yıkansın inşallah..Yüreğinize sağlık, saygı ve sevgiyle kalınız..

24 Eylül 2008 14:16
Sen

...keşfedilmeyi beklemektense keşfetmeye çabalamak, anlatmaya çalışmaktansa anlamaya çalışmak gerekiyormuş..Aynı çizgiye ya da yan yana gelebilmek, zaten düğümü çözen de bu değil mi? Karşı karşıya olmakta hırs, yan yana olmakta ise dinginlik vardır. Aynı şeye bakmak, aynı hazzı duymak, her zaman aynı şey düşünülemese de, birbirini anlamak, en azından anlamaya çalışmak..Sağlık ve huzurla kalınız..

24 Eylül 2008 12:59
Derinlere Dalmaya Davet Ediyorum!

...daracık alanlara sıkıştıran, esaret altına alan en büyük etken taassuptur..Oysa ki kâinatın belli bir düzen içinde sürekli aktığını düşünür isek, taassubun ruhu durağanlaştırdığını, durağanlığın ise zamanla kokuşmuşluğa sebebiyet verdiğini de idrak edebiliriz..Ancak şunu da göz ardı etmemeliyiz; kökleşmiş her türlü inancı söküp atmak için uzun süren mücadelelere ihtiyaç vardır. Çünkü yerini yenilerine terk etseler bile, kökleri ile sökülmemişlerse en ufak bir zeminde hortlayacaktır. İlim ve eğitim sahasında kişisel ve toplumsal kalkınmalar olmadan, taassubun kötülüklerinden sıyrılmak da nerdeyse imkansızdır.Gönüllere gönderdiğiniz bu güzel ve anlamlı davet için size teşekkürlerimi sunuyorum..Sağlıcakla kalınız..

23 Eylül 2008 13:22
Önemli Olmak mı, Değerli Olmak mı?

..menfaatlerimizden dolayı önemli olanlara yüz çevirdiğimiz gün, günün öncesinde ise kendi bileğimizi bükmek gerekiyor ki en zoru da bu, aslımıza dönmüş olacağız. BİZ öyle idik bir zamanlar, sonra ise birileri bizi BİZ'den uzaklaştırmış şimdi ise BİZ' e pek de benzemeyen,eh işte andıran bir BİZ var..Ne yapılabilinir ki dünya böyle safsatasını geride bırakıp, zaten yapılması belli olanın bir ucundan tutmalı..Siz de bu işi gayet güzel yapıyorsunuz. Yine düşündüren, herkese nefs muhasebesi yaptıran güzel bir yazıydı..Çok teşekkür ederim, selamlar...

20 Eylül 2008 11:30
Tutsak düşünceler (Çeşm-i Bülbül)

..çok özlediğim güz yağmurları yağdı memleketime. Karşımızdaki boş arazi, kuraklıktan yer yer çatlamışken birden özlediği rahmete kavuştu. Beyaza bürünecek bir süre sonra da, içindeki çiçek tohumlarını besleyecek soğuk örtünün altında sıcacık tutacak. Ve dirilişin aslında güz baharında olduğunu anlayan anlayacak. Anlamayan konuşacak fütursuzca! Gözü yalancı baharlarda..Olsun konuşan konuşsun, biz susup hüzünle tebessüm edenlere bakalım. Ve görelim, görelim değil mi?

19 Eylül 2008 16:13
Seni sevmemesi için bir neden söyle ona

...görmek ve bakmak..Güneş ile günebakan arasında aşk değil de, potansiyel bir "dostluk" düşündürttü bana..Güneş güllere, mavi mine çiçeklerine, kardelenlere hep sıcacık dostluğunu sunar. Kimi bulutların ardından, kimi bütün yalınlığı ile apaçık..Hepsinin ihtiyacına göre, hepsi nasibi kadar nasiplenir bu dostluktan..Güneş bilir ki ruhlar da bedenler gibi doğurgandır. Bekar insan nasıl ki insan neslinden mahrumsa, dostsuz insan da manâ ve fikir neslinden mahrum kalacaktır..Dostluk iki ruhun birbirine tam olarak intibak etmesi ile zirveye çıkar..Tadına doyumsuz gönül meyveleri üretir. Ve son söz; "Zaman aşkın düşmanı, dostluğun ise dostudur.."

19 Eylül 2008 14:23
Çocukluğumu getirin bana!..

Ne güzel bir şiir, yüreğinize sağlık..Eğer biri çocukluğunuzu bulup getirirse benim adımı da söyleyin, benimkini de bulup getirsin. Hem benimki henüz uzağa gitmemiştir, çabuk getirir:) Saygılarımla...

16 Eylül 2008 23:45
Varoluşun yanında oturmak…

Ne güzel bir hikâye..Allah mutluluğunuzu ve huzurunuzu bir ömür dâim etsin. eşinize sevgiler:)

16 Eylül 2008 20:56
Kimi arıyorum biliyor musunuz ? (37)

Sanırım sistemdeki arıza sebebiyle mesajlarım size ulaşmıyor ben de bir kez de burdan deniyeyim dedim. Bloğu yayına verdim..Bilginize, selamlar:)

16 Eylül 2008 13:20
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 10.04.08
 
 

Kendi gerçeğime ulaşma yolunda, bendeki beni tanımaya, anlamaya çalışan 1985 doğumlu bir genç kızım...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster