Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Belki en büyük klişe bu...

Sevgili Ece, Genç kızlar bir bakışta aşık oldukları, hayallerinin beyaz atlı prenslerini, rüya sona erdikten sonra acımasızca eleştirmeye başlarlar. Dün, gökte ararken yerde buldum diyerek övgülerle herkese anlattıkları bu sevgili, bugün niçin lanetlenen biri olmuştur.Bunun sebebi: Gözlerdeki sis perdesi yerini aydınlığa bırakmıştır. Hayata ve insanlara bakış daha objektif bir hal almıştır. İnsan zamanla gerçekleri daha iyi görüyor. Daha nesnel değerlendirebiliyor. Sap ile samanı ayıtr etmeye başlıyor. Velhasıl Sevgili Ece olgunlaşıyor. Bu güzel yazın için seni tebrik ediyorum. Fırsatın oldukça yazarsan,bizler de keyifle okuruz. Sevgiler sana. Nihat Karayel

31 Ocak 2009 17:08
ELDEN GELEN

Bizi üzen , bizi rahatsız eden ne varsa, ister elden gelsin isterse içten, bu unsurları düşüncelerimizin merkezine yerleştirmemekten yanayım. "Bana niye öyle dedi, bu söz bana söynecek söz mü, bunu bana yapmamalıydı." Bu cümleleri sabahtan akşama tekrarlayan insanın yaşama azmi kalmaz,hayatla bağları kopar.Duvarı nem;insanı gam yıkar. Bütün bunlar hayatın içinde herkesin yaşayabileceği,herkesin karşı karşıya kalabileceği, fazla büyütülmemesi gereken durumlardır, diyerek olgun yaklaşmak üzüntülerimizi hafifletecektir.Bir çok üzüntümüz yarına kalmaz unutulur.Unutmak da en güzelidir.Büyük olabilmek budur işte. Bu güzel yazınız için size teşekkür etmek amacıyla yazdım bu cümlelerimi. Güzel günler diliyorum.Saygılar size.Nihat Karayel

31 Ocak 2009 16:22
Gözüm açıldı...

Bu telaşlar, koşuşturmacalar, yorgunluklar olmasa hayatın renkleri olmaz. Bunlar olmasaydı,bu yazı olmazdı.Okurken keyif aldım.Fırsat buldukça yazarsanız bundan mutluluk duyarız.Geçmiş olsun dileklerimle,saygılar size. Nihat Karayel

31 Ocak 2009 16:02
Bir el ver dostum.

Ben bu şiiri okurken büyük keyif aldım,hem teşekkür etmek istedim hem de bir okuyucu olarak,memnuniyetimden haberdar olmanı istedim.sevgilerimle.

28 Ocak 2009 12:19
Ortadoğudaki ateş güllerine ince dokunuşlar...

Bu dünyada namuslu insanların sesi,en az ,namussuzlar kadar çıkmadıkça, mazlumların ezilişine hep seyirci kalırız. sen,ben ve birileri bu konularda nemelazımcı olmadan, tepkisini ortaya koymalı.bu kutsal bir görevdir.sevgilerimle,,,,,

27 Ocak 2009 13:41
Tavşan bu

toplum olarak bizler potansiyelimizin farkında değiliz.Taa Orta Asya'dan beri kendi kabuğumuzda,ne olur ne olmaz kaygılarıyla,ne önde olayım ne de arkada;uzamadan kısalmadan,suya sabuna dokunmadan,kaçan tavşanın ömrü uzun olur telkinleriyle her bir şeyden kaçarak,korkarak yaşıyoruz.Tavşana benzeyen yönümüz çok bizim.En önemli farkımız da tavşandan daha uzun ömürlüyüz. Bu güzel yazı için size teşekkür ediyorum.Siz yazdıkça ,biz kendimizi daha iyi tanıyacağız. sevgilerimle.

13 Ocak 2009 01:23
İyi karne velinin kötü karne çocuğun

Karne:kısa bir dönemin ,ders başarısı bazında göstergesidir,mesajıdır.Biz velilere düşen görev: nerelerde yetersizlik,eksiklik var ,bunu görebilmektir.Çocuk,en değerli varlıktır.Onu iyi dinleyip,iyi anlayıp bundan sonrası için yol haritasını birlikte çizmek yararlı olacaktır.Önce motivasyon,sonra da öğrenciye bilgi desteği sorunun çözümüne önemli katkı sağlar.Çocukla aramızdaki bağı hiç zedelemeden bunu başarmalıyız.Başka yolu yok. Bu güncel ve anlamlı yazınız için teşekkür ediyorum Eyyüp Hocam.

12 Ocak 2009 13:46
Çocuğuna Kürtçe isim verebilmek!

Akşam ,bir tarihçinin yazdiğı "Osmanlıdan bugüne Kürt isyanları"adlı bir makaleyi okudum.Özündeki cümle: ne zaman başımız darda olsa,ingilizlerin ,ermenilerin,Avrupalı dostlarımızın etnik kaşımaları sıkıntılarımıza sıkıntı eklemiştir.Biz Musul sorununa çözüm ararken Şeyh Said isyanı KÜRT GAFLETİdir.Dersim isyanı,,son gösteri:PKK. Aslan,öküzlere bir teklif götürmüş. Sizden bir isteğim var,onu yerine getirirseniz ,size hiç rahatsızlık vermeyeceğim, demiş."Şu , bize amansızca karşı koyan Sarı Öküzü verin,bir daha sizden bir şey istemeyeceğiz. Öküzler,Sarı Öküzün karşı koymasına aldırış etmeden bu teklifi kabul etmişler.Sarı Öküz yok olunca, öküzlerin direnci bitmiş ,tek tek yem olmuşlar aslanlara.Teklif şudur:Anayasanın ilk üç maddesini değiştiriverin,sizden, başka hiç bir şey istemiyoruz. ne kadar masumane değil mi? Sizin ifadenizle"ne kadar demokratik"Türkiye'ye de ne kadar yakışır.Avrupa birliği bize madalya da takar. Sonra mı? Bir adım ötesi.Biji Kürdistan.

11 Ocak 2009 02:15
Yakın ama yalnız

Günlüklerin en belirgin özelliği işte bu sıcaklık,bu içtenliktir.Diyarbakır'da görev yaptığım yıllarda "günlük"karalamalarım olmuştu. Yazdıklarınızı ilgiyle okudum.Çok daha güzel günlüklerin ilk adımları bunlar.Tekrar teşekkür ediyorum,görevinizde başarılar diliyorum.

06 Ocak 2009 01:21
Rüzgar eken fırtına biçer

Yazdıklarınızı okudum.Duygularınızı,düşüncelerinizi bizlerle paylaştığınız için teşekkür ediyorum.Ancak,bir hususu belirtmeden geçemeyeceğim.Milletimiz bu konudaki hassasiyetini çeşitli şekillerde yetkililere iletiyor;fakat hiç bir cevap alamıyor.Ben,acizane,,sevgili milletvekillerimize ,bu konuda sayısız e-mail gönderdim.tek kelimelik bile cevap alamadım.bildikleri bir şey var ki susuyorlar,sanki bizimle aynı ülkede yaşamıyorlar.Sanki,yakılan yıkılan ne varsa ,onlara ait değil.Ateş düştüğü yeri yakıyor,onları yakmıyor. demek ki var bir bildikleri !

23 Kasım 2008 23:34
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 06.01.09
 
 

1959 Balıkesir doğumluyum. Evliyim, bir oğlum var. Okumayı seviyorum; duygularımı, düşüncelerimi yaz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster