Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Mehmet Turgut'un objektifinden

Gerçekten çok çekiciymiş.

20 Ağustos 2011 11:29
Evlilik kur'um mu:)))

Öncelikle yazınızın çok hoş olduğunu belirtmeliyim. Ben de evlilik kurumuna saygıda kusur etmeyen, 43 yaşında 21 yıllık evli, mutlu ve 2 çocuklu bir istisnayım. Günümüzde genç kızların gerçek prensi bulana kadar birçok kurbağa öpmesi gerekiyor. Araştırmalar, evli erkeklerin daha uzun yaşadığını ama daha çabuk ölmek istediklerini ortaya koyuyor. Yani ortada tam bir paradoks var. Biz eşimle iyi birer arkadaş, sıkı iki dost olduk. Birbirimize olan saygı ve sevgimiz yıllar içinde artarak devam ediyor. Bence mutlu olmak isteyen insan; "mutluluk için ben ne kadar katkıda bulunuyorum?" sorusunu kendine sormalı.

20 Ağustos 2011 11:26
Pak Partim 12 Haziran Seçimlerine hazır!!!

Blogunuzu bugün fark ettim. Önce en son yazdığınız blogu okudum. Mükemmel saptamalar ve mükemmel anlatım yeteneğiniz beni sarıp sarmaladı. Derhal eski yazılarınızı okumaya başladım. Yazdıklarınızın başka gönüllerde dönüştüğü duygulardan haberdar olmak sizin en büyük hakkınızdır düşüncesiyle yorum (lar) yazma ihtiyacı duydum. Maalesef kurduğunuz partiden yeni haberim oldu. Çılgın projeniz ülkemizin çok büyük bir sorununu çözecek bir atılım. Bakanlıklara aile fertlerini atama fikri ise kabine içinde birlik beraberlik ruhu açısından çok faydalı olacaktır. Önceden fark etmiş olsaydım 1 oyunuz garantiydi...

20 Ağustos 2011 11:06
Sevgili Amerika...

Yazdıklarınızdan çok yazmadıklarınızı okudum. Ne diyeyim, sözün bittiği yerdeyiz herhalde. Kaygıyla izliyoruz sadece....

25 Şubat 2011 10:44
Sibelin ışığında yeni dünya düzenini görebilmek...

Sevgili dostum, Sibel'in durumunu hep bir trajedi olarak değerlendirmiş olmama rağmen tüm hayat hikayesini bu denli bilmediğimi itiraf etmeliyim. Yeni dünya düzenine Sibel'in perspektifinden bakmak, bakabilmek önyargıları yıkmak adına çok doğru bir yaklaşım tarzı. Hele ki okumayı sevmeyen, olaylara yüzeysel yaklaşma hastalığından bir türlü kurtulamayan bir toplumda... Eline sağlık, bilindik üslubunla açık ara öndesin yine...

14 Mayıs 2010 13:29
Doktorların Bilinmeyen Yönleri

Sayın hocam, kızım bu yıl Tıp fakültesi 1. sınıfta okuyor. Yazdığınız şeyleri bizzat gören biri olarak size tamamıyla katılıyorum. Kızımı vaz geçirmek için çok uğraştım ama onun bu mesleğe ilgisi galip geldi. Dünyanın en ağır eğitimini ve sorumluluğunu alıp, çoğunlukla en alt eğitim seviyesindeki insanlara hizmet vermeye çalışan doktorlara yapıştırılan sıfatları anlamak mümkün değil. Saygılarımla.

15 Mart 2010 14:51
Doktorları anlamak kolay değildir

Ben sizi çok iyi anlıyorum, hatta yazınıza eklemeler bile yapabilirim. Dünyanın en zor ve en ağır eğitimini alıp, genel olarak en alt eğitim grubundaki insana hizmet veriyorsunuz. Çoğu sizi anlamıyor bile. Zaten size gelmeden önce çözümü kocakarılarda arayıp, basit bir müdaheleniz ile çözülecek bir olay çıkmaza girdikten sonra size geliyorlar. Vs.Vs. Bunları çok iyi bilen biri olarak kızımın tıp fakültesini yazmaması için çok mücadele ettim. Ama dinletemedim. Bu yıl Trakya tıp 1. sınıfta. Geçen gelişinde maket üzerinden kan almayı öğrenmiş, ilk canlı deneyimi ben oldum. haftaya geldiğinde bazı kitaplar istiyor yaklaşık 500 TL tutuyor. Alacağız başka çare yok.

18 Ocak 2010 08:31
Bingöl'de 33 ve Tokat'ta 7 Mehmetçiğin katledilişlerinin ortak noktası neydi?

Bence bu eylemi ölmeden önce sayın Türkan SAYLAN planlamıştır. Dün akşam Bursa'daki grizu patlaması da Ergenekon'un işidir. Geldiğimiz noktaya bak, yazıklar olsun! Bakalım ince bıyıklı asabi şahıs ABEDE'den hangi ev ödevlerini alıp gelecek. Bu gidişin sonu nereye varacak. Rahat uyu atam, bizde öyle yapıyoruz.

11 Aralık 2009 08:21
Doktorları anlayamıyoruz

Kızım bu yıl Trakya üniversitesi Tıp fakültesine başladı. Kasım ayında anatomi derslerine başlayacağından benden anatomi atlası istedi. Fiyatı 180-200TL. civarı. Gerekirse başka şeylerden kesip alacağız çaresiz. Diğer giderleri saymıyorum bile. Emekli olmama rağmen onu okutabilmek için çalışıyorum. Bunları sitem olarak yazmıyorum. Kızım gece gündüz ders çalışarak zaten her şeyin en iyisini hak ediyor. Fakat Doktor olmak baştan sona çok meşakatli ve özveri isteyen bir iş. Üstelik dünyanın en ağır ve yoğun eğitim sürecini tamamlıyorsunuz ve hastalarınızın büyük bölümünü eğitim seviyesi düşük insanlar oluşturuyor. Siz sağlığınıza dikkat etmez ve son çare olarak doktora müracaat ederseniz Dr. ne yapabilir. Bir de bütün gününüz hasta ve mutsuz insanlarla geçiyorsa. Doktorların arasında mutlaka kötü karakterliler vardır ama bunu tüm camiaya yüklemek haksızlık olur...

19 Ekim 2009 14:25
''İçtiğin kanyak, mezesi kaymak, sen kimin yarisin canım, her yanın oynak...''

Sevgili Yeşilsoğan, Red Kit okuyupta rin tin tin'i nasıl unutursun? Bu affedilir bir hata değil(!) Ermenistan açılımı ile ilgili söylenecek bir şey yok. Aslında AKP zihniyetinin de içine sinmiyor ama dediğin gibi, arkadan kuvvetli itiyorlar. Onlarda tecavüzün kaçınılmaz olduğu durumda yapılması gerekeni yapıyorlar. Nihai hedeflerine ulaşmak yolunda bunları ödenmesi gereken bedeller olarak görüyorlar.

13 Ekim 2009 17:41
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 26
Kayıt tarihi
: 06.11.08
 
 

Hayatı seven, olaylara her zaman pozitif bakmaya çalışan, biraz matrak, biraz duygusal, biraz kül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster