Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Neşet Ertaş; felağamı şaşırttı

Değerli kardeşim,büyük ozanı kısa ve severek okuduğum uslubunla ne güzel anlatmışsın. Kalemine sağlık. Neşet Ertaş'da gitti. Yapacak bir şey yok. Koca Veysel gibi, Pir Sultan, Yunus emre ve diğerleri gibi arkasında unutulmaz bir yaşam felsefesi bırakarak. Gidenin yerine yenisi gelmiyor. Uğur Mumcu'ların, Aziz Nesin'lerin, Onat Kutlar ve diğerlerinin ölümünde olduğu gibi. Ne değerler gitti, yerini boş bırakarak. Ben buna yanarım.

30 Eylül 2012 13:47
Hayatın içinden satır araları "ŞİDDET"

Yazınızı ve oluşan olayı üzülerek okudum. Kadını aşağılayan bir zihniyetten beklenen budur. O kadının yavrusu kucağındayken dayak yemesi, aşağılanması, gururunun kırılması utanç verici bir şey. Eşine yazıklar olsun.

30 Temmuz 2012 00:08
Ben çocukken- 14

Valla ne yalan diyim yazınızı okuyunca bu oruçlukta acıktım fena halde:) Çocuklukta kalan anılarınızı severek okuyorum. Bu arada eskinin eğitim anlayışı şimdikinden farklı mıydı ne yoksa bana mı öyle geliyor. Saygılar.

21 Temmuz 2012 18:10
Şemsi Yastıman Saz Evi

Bu ülkede kültür ve sanat adına yıllarını vermiş bu insanları başta Kültür Bakanlığı olmak üzere sanat ve sanatçıların birleştiği dernekler mutlaka halkımıza, genç nesillere tanıtmalı. Vefan gösterip bu kültür insanını tanıttığınız için teşekkür ederim. Misal ben yazınızı okuyuncaya kadar Şemsi Yatsıman'ın (Mehmet Galip Şemsettin) varlığından haberim bile yoktu. Kaleminize sağlık.

09 Temmuz 2012 23:14
Batıda on yıl (3)

Beğenmene sevindim Ünal kardeşim. Yahu sen neler yapıyorsun. Babalar günü yazını okudum yayınladığında. Lakin yorum yazmadım. Üzülürsün diye:) Selamlar. Gözlerinden öpüyorum.

21 Haziran 2012 15:20
Ne dersin?

Umarım kısmet olur. Yüreğine sağlık, saygılar.

12 Haziran 2012 17:55
Yeni neslin çalışma hayatı

şimdiden görmek zor olmasa gerek. Selam ve saygılarımla kalemine sağlık.

12 Haziran 2012 17:54
Yeni neslin çalışma hayatı

Şimdi burada şunu belirtmekte fayda var. Kızım çalıştığın şirkette belli bir mühendis grubunun sorumluluğunu üstlenmiş, onların çalışma sonuçlarını kontrol ediyor. Gece geç saatlere kadar çalıştıkları gibi bazen de yazılımın doğru çalışıp çalışmadığını kontrol amacıyla sabaha kadar iş yerinde proğramın aksaklıklarını kontrol ediyorlar (cep tel. ve sabit tel. yazılımları yapıyorlar). Burada şunu söylemek istiyorum. Kızım kendi işini kendi çabasıyla buldu ve işini aksatmadan sorumluluğunu bilerek çalışıyor. Oğlum ise LYS sınavlarına girecek, ders çalışmıyor. Ve bu hata bizim. Kendimizin. Oğlum ne dediyse yaptık. Kızım için bunu söz konusu bile etmedik. Ve kızım sorumluluğunu aldı. Oğlum ise almadı. İkisi arasındaki fark şu: Kızım sorumluluğunun bilincinde diğeri değil( en azından yeterli değil)...Kısacası ne ekersen onu biçiyorsun. Bu arada şunu da belirtmekte yarar var. 4+4+4 sonucu yetişecek elemanlar lu an ki nesli de aratacak gibi görünüyor. Çünkü "Açık Lise" uygulamasının sonucunu

12 Haziran 2012 17:53
Yeni neslin çalışma hayatı

Nurten Hanım, yazınızı bloğspot'ta dün geç saatlerde okudum. Lakin yorum yazmadım.Konu gerçekten önemliydi çünkü. Ve ben de günün yorgunluğuyla yorumdan vazgeçtim. Demek ki buraya nasipmiş. Yazdıklarınızı acı bir tebessümle satır satır okudum. Ne acıdır ki durum bu minvalde devam ediyor. Şimdi burada ailenin yanı sıra çevre ve okul şartlarının ve alınan eğitimde sorumluluk yüklenememenin de etkisi var. Eskiden insanlar günün şartları gereği işini en iyi şekilde yapmaya odaklanıyordu. Baba ve analarımızdan belli bir yaştan sonra cep harçlığı alma olanağımız yoktu. Şimdiki gibi iletişimin kolaylığı yoktu. Kendi işimizi bulup, geleceğimizi kendimiz organize etmek ve kendi ayaklarımız üzerinde durmak zorunda idik. Şimdilerde bu zorunluluk maalesef gençlere verilmiyor. Bunu ben kendimden örnekle açıklamak istiyorum. Bir kızım (şu anda bilgisayar mühendisi ve kendi işini kendi çabası ile buldu, çalışıyor), bir de oğlum( dershaneye gitti bu yıl, LYS sınavlarına girecek, tabii başarabilirse)

12 Haziran 2012 17:46
Afganlı çocuk gelin: Seher Gül

Afganistan’da çocuk gelin Seher Gül’e işkence eden kayınvalidesi, kayınpederi ve kayınbiraderine 10’ar yıl hapis cezası verildi. Eşinin ailesi Afganistan’da 15 yaşındaki çocuk gelin Seher Gül’e işkence edenler 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Afganistan Yüksek Mahkemesi Sözcüsü Abdulvekil Ömeri, mahkemenin, Gül’ün kayınpederi, kayınvalidesi ile eşinin kardeşini 10’ar yıl hapis cezasına çarptırdığını söyledi. Ölesiye işkence gören Gül’ün yaşadıkları ve mahkeme süreci sadece Afganistan’da değil ülke dışında da ilgi çekmişti. Tuvalete kilitlenmişti Gül’ün yaşadıklarını mahkeme sürecine taşıyan “Afgan Kadını” adlı insan hakları grubunun yetkilisi Huma Safi, cezadan memnun olmadıklarını belirterek, temyize gideceklerini söyledi. Gül, Afganistan’ın kuzey doğusundaki Bağlan vilayetinde kocasının evinin bodrumunda yakılmış, dövülmüş ve tırnakları sökülmüş halde bulunmuştu. Gül’ün 6 ay boyunca bir tuvalete kilitlendiği belirtilmişti. 06.05.2012 (Basın)

07 Mayıs 2012 00:16
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 899
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster