Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Olabilir Mi?

insanı tüketimiyle kutsallayan, bunun dışında doğasını ve yaşam alanlarını öteleyen, kâr ve kazancı yaşamın üst ereği olarak öncelleyen kapitalist, neo liberal ekonomik sistematik gezegeni varoluşsal sorunlarla yüz yüze bıraktı. Sürdürülebilir ekonomi politik kismi çözümler getirse de uzun vadede insanı ve doğasını öncelleyen yaklaşımların dünya sistematiğinde egenem olması gerektiğini düşünüyorum. Uzun vade de ortada yaşanabilir bir doğa kalırsa tabii. selamlar

25 Temmuz 2008 19:44
Taraflı Halil Berktay'ın "Liberalizm" vokali

"Laisses fare, laisses passes" rastgele. Geçmişlerinde de savundukları ve hayalini kurdukları siyasal iklim liberalizmdi ancak dönemlerinin sosyo ekonomik ortamı,Marksizm kırıntılarıyla kendilerine uygun siperleri ve sığınakları oluşturma şansını verdi. Yoksa özellikle günümüz dünya konjöktürü ekonomik siyasal ve sosyal gelişmeler henüz marksist doktrinin haklılığına gölge düşürmüş görünmüyor, tersine olup biten herşey haklılığını gözüne gözüne sokuyor insanın. selamlar

25 Temmuz 2008 19:18
Neden beraberlik en güzel skor olmadı?

"Tanrıya en büyük kötülüğümüz onun günah işlemesine izin vermeyişimiz" nietzsche Bu ayrıcalığı kendi tekelimizde tutmamız. ya da tam tersi doğrudur...mutluluğunun kaynağını ötekilerinin acısından devşirmek eski bir gelenek.

25 Temmuz 2008 00:17
Ufuk Uras önergesini meclise sundu

Chp nin bugünkü duruşu ve söylemleri. Totaliter rejimlerde beslenen ve varlık nedenini bu totaliter devlet anlayışından alan, tek amacının kendisini var eden nedenleri ne pahasına olursa olsun korumak kollamak olan faşist partilerin duruşu ve söylemleri. Bu duruş ve çaba ister istemez insanın aklına "derinliğin ortaklarından mı? " sorusunu getiriyor ve çok kısa sürede akıl yanıtlayabiliyor bu soruyu. Ödp nin girişimi bu konuda samimiyeti ortaya koymuştur. ve samimiyetsiz kalabalığın üç maymunluğunu. Selamlar.

21 Temmuz 2008 11:30
Hayalin ötesine yolculuk

iyi, hoş, pek ala demişsinde kum kumluğundan alır itibarını hani taşa dönüp neyleyim. Cama dönsem de kumken toplasam güzelim gözleri neyse ama sen söyleyecek birşey muhakkak bulursun "attınmı taşın iyisini devireceksin herifin birisini" Bu arada senin kediler deli ediyor beni. Selamlar

18 Temmuz 2008 19:13
Demokrasinin temel aktörleri

Öyle ki kemalistler dahi komünist olarak nitelendiriliyordu. Demokrasi sözkonusu olduğunda tek bir tanım yapmak mümkün olamıyor tabii. Kendi tarihsel süreçleriyle toplumların demokrasi ütopyası da farklılaşabiliyor. Toplumların kendi öz deneyimlerinin, insan ve doğa ilişkilerini anlamlandırmaları, üretim ve bölüşüm ilişkilerinde kanaatlerinin oluşması,Kollektif bilincin şimdi yi yorumlaması demokrasi kavramının da toplumların tahayyülleriyle bir ve doğru orantıda değişebileceğini düşünüyorum.Mesala hala büyük ölçüde feodal sistematiğin baskın olduğu ülkemiz özelinde demokrasiden çok yurttaşlar cemaatinden bahsedileceğini düşünüyorum. Oysa biz demokratik sosyal hukuk devletiyiz. Anayasa böyle söylüyor. Tarih baba ise kalın kitabıyla gülümsüyor bize. Liberal ekonomik politikalar son sürat ekonomik yaşama ve dolayısıyla sosyal hayata karışıp şekillendirirken kabul görürken, liberal demokrasinin en temel vazgeçilmezleri bizatihi toplumun muhalefetiyle karşılaşıyor. Saygılar

18 Temmuz 2008 15:22
Doğuşun dün gibi ama gidişin asır gibi oğlum

gözyaşlarımı tutamıyorum çünkü yaralarımız birbirine öyle benziyor ki. öyle kanıyor ki şimdi. ne çok şey söylenir ne çok ama susmak ve ağlamak istiyorum şimdi.

18 Temmuz 2008 11:54
Hayalin ötesine yolculuk

yazarken kendini dağıtır insan yüzleşir fantaziyi ellerine almaya koşar.Onlara dokunmaya. Yazılanı okuduğundaysa kendi izini sürer, mağaralarından çıkarır kendini. dehşetle yaşar o yeni yi. attığın oklar bilincimi kışkırtıyor sağol.

18 Temmuz 2008 11:32
Ney'leyim...

Önünde eğiliyorum dostum.zıpkını saplamasını biliyorsun ki yaradan çıkan türevler bunlar. sevgiler selamlar...

18 Temmuz 2008 11:19
Ergen'e Kon Histerisi (Derin Ensest)

Hayal kurmaktan niçin korkar insan? Hayal kırıklığına uğrama korkusu. Korkuların üzerine hayal kurulamıyor. Kurulsada o korkular hayallerden daha büyük olup boğuyor onları.Hep başkalarından ötekilerden özgürlük söylemini geliştiriyoruz. Kendimizden özgürlük yontmaya gelince bilincimiz kararıyor.Daha detaylı olarak uzadıkça uzar ama bilinç aktarımına değinmeden ne söylemek istediğim anlaşılamayacak sanırım. Kollektif bilinç üzerinden tahayyül edilen gelecek perspektifi yada hayali projeler topluma ritm kazandırır. Pozitif kanaatleri besler ivme kazandırır. Bu istenildiği oranda başarılı olamayabilir. Ya da hayal iğfalcıları bunu en acımasız biçimde bastırır ancak bu o toplumun öz deneyimi haline gelmiştir artık kendisiyle ilgili kanaatleri öz deneyimleriyle oluşmaya başlamıştır. Bu deneyimler bilinç aktarımı ile gelecek nesillerin de hayallerini kışkırtabilir. Hayaller bir bakıma tarihin izdüşümleridirde ve bunlar realite ölçüsünde tarihsel bilinç kazandırırlar. Selamlar

15 Temmuz 2008 13:08
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 199
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 115
Kayıt tarihi
: 15.05.08
 
 

1972 ankara doğumlu, öğretmen, İçel' de yaşar. Müzikve resimle uğraşır karalamaları vardır (kendisin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster