Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Dilin bir edebi var…

öncelikle yorumlarım içinde bloglarınızın ağırlık kazanmaya başlaması dikkatimi çekiyor. bunun bir sebebi sık yazmanız iken, özellikle konu seçimlerinizin yanısıra anlatımı kurgulama tarzınızın ve edebi dilinizin beklentilerime hitap ediyor olması bu insiyaki çekimi bütünlemeye yetiyor diyebilirim. edebi dil üzerinden yaptığınız kişilik sınıflamasına gelince, bana montaigne'nin ünlü denemelerinden aklımda kalan bir başka sınıflamayı hatırlattınız. diyordu ki; "bilmez, bilmediğini bilir. ona yardım et / bilir, bildiğini bilmez. ona acı / bilir, bildiğini bilir. ondan faydalan / bilmez, bilmediğini bilmez. ondan kork."... sevgiyle,

12 Temmuz 2008 09:55
Babama mektup…

bir evlattan bu sözcükleri alabilmek, elde edilebilecek en büyük bahtiyarlık olmalı. yoğun bakım kapısından yarı gözle izlediğiniz o manzarayı, 11 yıl önce ben de yaşamıştım. oldukça genç(60) denebilecek yaşta, çok da sağlıklı bir bünyenin maddi alem beklentileri son bulmuştu ki, daima sevgi dolu yaşamış kalbi, maneviyatı kurcalayan beyninin kışkırtmalarına yenik düşerek, daha fazla atmak istemedi. mutluluk saçan bir tebessümle uğurlamıştım o cesur yüreği ebediyete. inanıyorum ki o alemde, burada bulduklarından fazlasıyla ödüllendiriliyor. herkesin böyle bir sevgiyi, her sevginin böyle bir karşılığı ve herbiri diğerine bu mutluluğu yaşatabilmiş iki gönülün, ayrılışı böylesi yaşamalarını diliyorum... bu arada "yol tarafına al çantanı kızım" tavsiyesini okuyunca, karşıdan karşıya geçişlerde yaşanacak olası bir tehlike durumunda, çanta kalkan vazifesi görebilir beklentisi ile verildiğini düşünmüştüm...:) sevgiyle,

11 Temmuz 2008 09:59
Yazan ile yazar arasındaki farklar

değerli Dostum; ustaca kaleme alınmış ve son derece usturuplu mesajlarla yüklü böylesi bir paylaşımda, çalışmalarımdan övgü ile bahsetmiş olmanız, emeğin er ya da geç karşılığını alabiliyor olduğuna dair inancımın pekişmesini sağlamıştır. yürekten teşekkür eder, kolaylıklar dilerim... sevgiyle,

10 Temmuz 2008 14:27
Kıyamete az kala!...

merhaba, yeryüzü kıyametleri ile kosmik kıyameti ayrı değerlendirmek doğru olur. diğer taraftan, pozitif bilimin vargıları ile teolojik bir yaklaşımla dahi olsa ruhani tezleri birbirine karıştırmamalıyız. entropi yasası (yasa'l ölüm) ve kuantum gerçeği blog serimde kıyamet konusuna da bilimin ışığında ve olabildiğince esprili bir anlatımla yer vermiştim. sıkılmazsanız okumanızı öneririm. hatta yorumlarınızla katılımınızdan da büyük mutluluk duyarım. sevginin gücünü yaşatmak adına ve... sevgiyle,

08 Temmuz 2008 14:00
Büfe...

güzel bir paylaşım. o büfede çayınızı içerken hissettiklerinizi, ben de sizi okurken hissettim... sevgiyle,

07 Temmuz 2008 16:38
Ana sayfa podyum, yazarlar manken

Sayın Culduz, nezaket dolu cevabınızla beni mahcup duruma düşürdüğünüz için bir kez daha yazmak ihtiyacı hissettim. başı-sonu ayrı tutarak görsel bir anlatım sergilemeye çalıştığım önceki yorumuma gösterdiğiniz yüksek hoşgörünün fevkinde, değerli takdirlerinize mazhar olmak benim için büyük bir onurdur. Yeryüzünde robust yaşam stilleri ile ünlenmiş toplumlar vardır. genellikle soğuk iklimlerin topraklarında yaşayan bu toplumlardan biri olduğunu düşündüğüm almanların yaşam biçimi, milliyetleri ile özdeşleştirilerek dünya literatüründe bir ekol tamlamasına dönüşmüştür. Bizlerse sıcak iklim insanlarıyız. Kimi durumlarda abartsak da, hoşgörümüz her zaman çok daha yüksek. Vurgulamak istediğim bu duruma görsel zenginlikte örnek teşkil ettiğini düşündüğüm cevabınızdaki zerafet için şükranlarımı iletir, kolaylıklar dilerim... sevgiyle,

07 Temmuz 2008 16:20
TIME' a kapak olan bir eşe sahip olmak..!

değerli kardeşim, tebrikler. hep birlikte severek izliyoruz. biz de yengemizden bunu beklerdik de, yine de çok sürpriz oldu. hani, bir anda eşi time'a kapak olan biriyle aynı blogda yazdığımı öğrenince heyecanlanmışım gerisini hatırlamıyorum. hastanedeyim. su an iyiyim. doktorlar kritik bir durum olmadığını söylüyorlar. haa, yenge ne işle meşguldü? neden kapak oldu?...:)) sevgiler,

07 Temmuz 2008 11:26
Ana sayfa podyum, yazarlar manken

Sayın Culduz; düzen, temizlik, disiplin, prensip ve hepsinin başında hayata saygı beklentilerinize tamamıyla katılıyorum. Ancak, bu beklentileri, değişime engel teşkil etmeyecek dozda ayarlayabilmenin de bir olgunluk olduğunu düşünüyorum. “Siz” hitabıyla başlayan her ilişki mutlak “siz” hitabıyla sürdürüldüğü “taktir de”, ortaya sizli-bizli konuşan garip evli çiftler çıkmıyor mu? Değerli Dostum, hayatını yurt dışında sürdüren bir vatandaş olarak ana diline gösterdiğin duyarlılıktan ötürü “seni takdir etmek” istiyorum lakin yaşını bilemediğim için kurallar elvermiyor ve edemiyorum…))) Hoşgörü ve sevgiyle,

07 Temmuz 2008 11:01
Ödüle layık blog yazıları

değerli Dostum, henüz listende yer alamamış olsam da "şu kısacık alemde, yerimiz gönüllerdedir" diyorum ve başarılı yazıları onurlandırma önerini prensipte destekliyorum. Ancak, bu ödüllendirmenin değerleme merci kim ve kriteri ne olacak. Okurlar ve okunma sayısı dersen orada çekincelerim var. MB editoryasının da böyle bir meşguliyet ve sorumluluğu üstlenebileceğini sanmıyorum. Anlayacağın bu işler biraz zor görünüyor. Bu arada, vaktiyle bu uygulama vardı da, bazıları fotograf makinası yerine "kol saati almak" mı istemişlerdi tam anlayamadım...:))) sevgiyle,

06 Temmuz 2008 19:05
Kravatın renkleri

afacanın yorumu yeterince tatmin ediciydi, öptüm yanaklarından. bu arada cevabınızın son bölümü düşündürünce gördüm ki, her konuda "yazar" değilsiniz. mizah var ama. bundan cesaret alıyorum ve blogdaki "tesadüf" çıkarımınıza bir yaklaşım olsun istiyorum. amerikada meşhur bir istatistik profesörü, her zamanki gibi bir eyalete seminer için uçacakken, 9/11 sonrası artırılan tedbirler doğrultusunda çantası ilk kez aranıyor ve içinden bir bomba çıkıyor. hayretle soruyor görevli "hocam bu ne?". Profesör kendinden emin bir tavırla yanıtlıyor. "Her seyahatimde yanımda bulundururum. Siz biliyor musunuz aynı anda aynı uçağa ikinci bombanın konma olasılığı ne kadar düşük?" yanlış anlaşılmasın ben de bir yorum yapmadım. yapsaydım eğer şunu diyecektim. herşeyi bilimle çözmek de yoldan çıkarabiliyor...:) sevgiyle,

04 Temmuz 2008 19:18
Toplam blog
: 36
Toplam yorum
: 61
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 25.05.08
 
 

İstanbul'da doğdu. Teknik Lise Elektronik Bölümünde okurken rakamlara olan ilgisini de keşfetti. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster