Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Rakamlar ve Milli İrade…

Bu yazınız demokrasinin çözülemeyen sorunlarını ifade biçimi olarak çok güzel. Ancak kendi siyasi bakışınız bakımından mevcut iktidarı eleştirmek niyeti açısından oldukça tutarsız. Dünyada seçimlerde, sandığa gitme oranı diye bir sorun var. Ancak bu sorunu tüm dünya sandıktan çıkan sonuca sizin gibi bakmıyor. Öyle Ülkeler varki hemde gelişmiş ülkeler, sandığa seçmenin yarısı gider ve seçim sonuçları meşru ilan edilir. İktidarı beğenmemeniz anlaşılır bir haktır. Ancak o iktidarın meşruiyetini sorgulama yönteminiz sadece siz düşünebilmişiniz gibi duruyor. Seçmenlerin kullandığı oyların sonucunu insanların seçme hakkını kullanırken yaptığı tercihten yola çıkarak aşağılamanız düşüncelerinizi eğip büküyor. Ama yinede irdelemeye çalıştığınız konuyu bir bilimsel taraflıkla yazmış gibi okursak saygı değerdir. Hoşlanmadığınız iktidarı bence meşruiyet açısından değilde uygulamaları ve icraatları açısından eleştirseniz daha ikna edici ve yararlı olacak kanısındayım.

28 Temmuz 2013 02:21
Bilim dinin alternatifi mi?

Bilim canlıları evrimle var olduklarına yani varoluşçu felsefeyle düşünmüyor.Kendi uydurduğumuz hurefe yaklaşımları dinciler şöyle düşünüyor demeniz sizi ele veriyor.Din üstünkörü bakışaçısıyla 'ihtiyaçtan' ortaya çıkmadı.Siz 19yy Avrupa'nın tanrıyı öldürdük modasından kalmışsınız.Şimdi avrupa 19yy pozitivist yaklaşımında ısrar ediyormu? Avrupa o düşünceden çoktan kurtulup Darvinzmin tutarsızlıklarını çoktan aştı.Bu konuda daha çok bilgi toplamalısınız.Dünya yeniden oluşturdu bilimin temellerini siz 19yy pozitivist yanılgısına takılmışsınız kanımca oda tarihteki yerinde kaldı.Çoktan tamamlanmış bir konuyu siz yeni tartışıyorsunuz.Dinle sorununuz varsa kendinize saklayın modası geçmiş takıntılarla bilime din öğretmeyin başarılar

10 Şubat 2010 17:43
İlhan Selçuk; Keşfedilecek bir şeyi kalmamış bir hayal kırıklığı abidesi

Son otuz yıla ışık tutan bir cumhuriyet gazetesi okurunu aydınlatan yazınız için elinize sağlık diyorum. Bu aklı başında gerçekten fikri hür düşünceniz düşüncelerimdeki bir çok eksiği giderdi.Teşekkürler ve başarılar diliyorum.

18 Ocak 2010 13:14
Albay Dursun Çiçek, Demokrasi ve dokunulmazlıklar üzerine…

Yazınızı ve yazınıza yapılan yorumları okudum. Hissiyatınızı anlamamak ne mümkün. Çünkü; yazınıza konu ettiğiniz olayların ne dünü nede yarını görebilen bir derinliği, dahada önemlisi ne Cumhuriyeti nede Atatürk'ü ve bunlar adına sözünü ettiğiniz kaygıların bilimselleştirebilecek bir bağlantısını kurmamışsınız. Sadece kendi içinizdeki özlemleri günlük olyalarla bağlantılayıp, AKP ve AKP gibi düşünenlere olan hıncınız belli etmişsiniz. Yazınız yorumlarla harmanlayı düşünüldüğünde ise Atatürkçülüğün ve Cumhuriyetin korunması gerektiğini bununda ya CHP iktitarı ile yada TSK dolayısı ile darbe ile mümkün olabileceği belirtiliyor.Sonra demokrasi için derin bir ahhhhhhhh çekiyorsunuz. İnanın; Cumhuriyet, Atatürk ilkeleri, Demokrasi yalnızca halkın sahiplenmesi dolayısı ile içinde halk varsa korunabilir. Öylede olmuştur tarih boyunca. Sanırım siz ve bahsettiğiniz CHP 24 ocak 1980de Atatürk ilkeleri uygulamadan kaldırılırken uyuya kalmıştınız.Yinede bu ilgililiğinize teşekkür ederim.

13 Kasım 2009 23:07
''Bak Yeşil Yeşil''

Şiirlerinizi okuyorum. Tarzınız ve işlediğiniz konular ilgimi çekiyor. Ancak ilk okul mezunu 53 yaşında emekli bir işçi olarak sizin gibi işin ustası ve eğitimlisi biri tarafından kutlanmış olmak beni mutlu etti. Sizi anladığımı düşünedürecek bir şiir yazmış olmaktan mutlu oldum. Yazılarınızdaki; özellikle şiirlerinizdeki ustalığınızın devamını diler başarılar dilerim.

16 Kasım 2008 23:34
Şu anda hoşgörüye ihtiyacı olan baskı altındaki düşünce ve diyaloglar..

İnsan kendi hissettiklerine bir kaç ortak bulduğu zaman, düşündüklerini en gerçek doğrular gibi görmeye başlayabilir.Hemen hemen hepsini okudum kendi profilinizi iyi çizmişsiniz ama,ben sizden daha pozitifist dünenen biri olarak pek dayanağı olan bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Daha çok kendi içsel yönelimlerinizden yola çıkarak vardığınız sonuçları, aklın ve bilimin yolu gibi sunmanız daha çok çağrıya benziyor.Söylediğiniz gibi din bilgisi için gittiğiniz kurstan kaçtığınızdanda anlaşılacağı gibi; inanmak, inandıklarını bilerek iman etmek lazım.Ama sadece inandığınız ve fakat inandığınız şeyler hakkında pek bir bilginiz olmadığınıda inkar etmiyorsunuz.Bu bakımdan cuma namazının müslamanlar için ne anlam taşıdığını ancak inandığınızı düşündüğünüz kuran kitabına bakarsanız bilebilirsiniz.Başarılar dileğiyle

01 Ağustos 2008 23:16
Toplam blog
: 169
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 576
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

Yerel bir gazetede yazıyorum. Okumayı severim, şiir okumayı severim. Emekli işçi olarak sosyal ak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster