Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Gazi Mahallesi olayları ve Ergenekon bağlantısı

Laik Türkiye Cumhuriyeti rejiminin hukukun üstünlüğü ilkesini, görmezden gelerek, anti demokratik yollarla suç işlemiş kişiler kim olursa olsun en ağır cezalarla yargılanmasını umuyorum. Derin devlet kılıfı altında işlediği cinayetlere; vatan için, millet için deme gafletinde bulunan ve ne yazıktır ki, kendini suçlu bile bulmayan ''bence katil'' leri lanetle kınıyorum. Ama bu suçluları bulmanın, toplumdan ayıklamanın yolu, devlet adına sorguya alıp, suçunu bile bildirmediğin insanların cesetlerini tahliye etmek değildir. Biz ne zaman suçluları demokratik ve adil bir yöntemle yakalamayı becerebileceğiz çok merak ediyorum? Saygılar..

13 Temmuz 2008 21:21
Darbe girişiminin bedeline örnek

Birçok yazınızda sizi keyifle okudum. Ama bu yazınıza anlam veremedim. Simon Mann ve İngiltere Kraliçesinin oğlu hakkında kurulan bağlantıları biliyorsunuz. Bu adam vatansever değil, darbeyle vatanını satmak niyetinde. Yani rejim yanlısı değil, rejim karşıtı. Türkiyê'de rejimi değiştirmek isteyenlerde Simon Mann gibi dış güçlerle iş birliği içindeler. Bu ülkede Cumhuriyet rejimini değiştirmek isteyenler ''darbe fobi''liler neden korkuyor biliyor musunuz? Vatanlarına ihanetin, ruhlarında yarattığı psikolojik tramvayı yaşıyorlar. Ulusalcı biri olarak, tüm kalbimle terörist bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyorum. Ama bunu yaparken hitler Almanyasında ki gibi, suçunu bile söylemeden insanları cezalandırımak, eli tespihli bir savcının emriyle yargılanmamış bir iş adamını, 1yıl içerde tutmak. Ve bu adamın daha ilk mahkemesinde beraat etmesi. Bunları hukuk devleti ilkesinin neresinde değerleriyorsunuz? Ve bu sorulturmadan beklentiniz nedir?

08 Temmuz 2008 21:27
“Atatürkçü oldukları için” gözaltına alınmışlar!; Atatürkçülerin hepsi bu kadar mı ki?

Atatürk ilkerine bağlı olmak demek, aynı zamanda Cumhuriyet değerlerini korumak, hukukun üstünlüğüne, hukuka saygıya ,gönülden bağlı olmak demektir. Yıllardan beri askerlerini, aydınlarını teröre şehit veren laik ulusulcıların hiç biri, terörist bağlantıları ortaya çıkaracak bir soruşturmanın karşısında taraf olmaz.''İnsanlar'' gözaltına alınıyor. 1 yıl, bazıları 1 yılıda aşkın içeride yatıyor. Suçlarını bilmiyorlar. Tamam, Türkiye'de senelerce süren bir çok dava var. Ama onlar, adı üstünde dava. Suçlu suçunu biliyor. Darbe döneminde, DGM'lerde bile rastlanmamış bir hukuk skandalı yaşanıyor. Sağ sol çatışmaları sırasında, 90 gün göz altına alınan insanlar için, hala hayıflanıyoruz. Mussolini, faşizme karşı olanları yargılayarak cezalandırmışken. 1 yıl ailesinden, işinden, sevdiklerinden, sosyal hayatından ayırarak suçunu söylemeden cezalandırmak ne demek? Tarihin en büyük faşistlerinden biri bile yargısız cezalandırmazken, bu sorgulama faşizm değildir de nedir? Yazık size :(

06 Temmuz 2008 05:04
Göze batanlar

Dediğin gibi konu öle bi dağıldı ki. Ne okuyordum şaşırdım. Ben yazına koyduğun resimi anafikir alarak yorum yapacağım. Bir erkek olarak son dönemler kadınlarının zevksizliğini kınıyorum. Seksi olmak için ucuz giyinmelerini, ''ne kadar ya da nereden olursa olsun dekolte manzaraları vereyim.'' düşünce tarzlarını hiç sevmiyorum. Bakmassak olmaz güzelliklerini, zerafet ölcüleri çercevezinde sunsunlar ki :) göz zevkimiz bozulmasın.

01 Temmuz 2008 14:48
Sahtekâr blog yazarları (güncellenmiştir)

Yazınızda bahsettiğiniz sahtekarlar , yazmanın ne kadar büyük bir keyif olduğunu hiç bir zaman tadamayacaklar. Yazabilmek insanı yazar yapmaz belki ama yazmak, insanı daha iyi biri yapar. Düşüncelerin, duyguların, vizyonun, hayatı kaleme almanın yarışı olmaz, Yazdığınız yer, okuduğunuz kişi önemli değil, önemli olan yazmak ve okumaktır. Kopyalayıp yapıştıran o kişiler belki 10 blog sonra anlatımlarında deşifre olurlar. Pire için yorgan yakmamanız dileğimle. Hoşçakalın.

30 Haziran 2008 14:51
Azrail git başımdan (Allahım al ölüm meleğini)

Bu tür olaylar karşısında üzülmemek, güçsüz kalmamak, çaresizliğin verdiği mutsuzluluğu yaşamamak çok zor. Ama asla unutmayın bir nefes daha alabilsin diye uğraştığınız, daha sağlıklı olmasını amaçladığınız tüm insanlar sizin gibi doktorlara duacıdır. İylik meleklerimiz sizi hep korusun. Saygılarımla...

30 Haziran 2008 01:38
Gözlerini bile henüz görmediğimde

Hoşgeldiniz. Sanırım sizi okumak keyifli olacak. Saygılarımla.

30 Haziran 2008 01:03
Başbakanın SBS açıklamasına yanıt

Bunca rehber öğretmen boşda gezerken hala uyuyanlar bilmelidir ki, okul dışı kurslara aktırılan her kuruş. Milli Eğitim Bakanlığının başarısızlık kanıtıdır. Yazılarınız nokta atışı bilgiler veriyor. tebrikler.. saygılar...

29 Haziran 2008 19:21
Sevda....

Ölüm yada ölmek fikri, yaşamlarında düzen kuramamış, sonları hakkında hiç bir fikri olmayan insanların hayat kaynağıdır. Benim sonum ne olacak?kaygılarımızda sığındığımız bir limandır, ölmek fikri. Sevilmemek korkusu, başarısız olma hissi ve her başlangıçdan sonra yorulup, çaresiz kalmaktır, ölüm. Eleştirilerden yılmayın ve devam edin, insanlara savunma mekanızmanızla cevap vermeyin. Hissettiğinizi yazın, yazdıklarınızda beğenilme kaygısı taşımayın. Öğrenmekden kaçmayın, kendinizi daha çok sevin. Kendinizi sevdiğinizi insanların bilmesi demek, sizin kendinizi sevdiğiniz demek değildir. Bunu sakın unutmayın! Bir arkadaşın sizi eleştirdiği gibi biraz imla çalışın. Ayrıca benim sizi neden eleştiriyor olduğumu merak edin ve diğer yorumlarımı okuyun. En uzun yorumu size yapıyorum. Unutmayın meyve veren ağaç taşlanır. Yazmakla yazar olunmaz ama yazdıkça daha başarılı bir insan olunur. Yazdığınız her kelime, size yeni hedefler, her cümle, yeni bir vizyon kazandıracaktır. Sizi okumak keyifli.

29 Haziran 2008 05:10
Ayrılık

akılda kalacak vurguları olan hoş bir yazıydı. esenlikler...

25 Haziran 2008 18:52
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 21
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 588
Kayıt tarihi
: 04.06.08
 
 

   1974 yılında İstanbul, Üsküdarda doğmuşum. Kadıköylü oluşum damarlarımdaki sarı lacivert kanın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster