Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Hovardasın sen Mustafa

İbrahim Tatlıses'li düğünler bir modanın belirtisidir. Bir de gövde gösterisi yapmaktır. Bakın ben kimi düğünümde çıkarttım derler. Siz hiç "ezginin günlüğünü" düğününe çıkartabilecek bir insan kitlesi biliyormusunuz ? Ben bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ki, düğünlerine çağırdıkları şarkıcılarla, düğün sahipleri aynı kafa yapısına sahip olmasa, aynı platformda buluşurlar mıydı ?

07 Nisan 2007 16:23
Safranbolu'da soluklanmak

Hani " Safranbolu yazısını yazdım, bilginize" diye bir mesaj yazmışsınız ya, ben o mesajdan önce okumuştum yazınızı. Tam not düşecekken, aniden çıkmak zorunda kalıp, yazamamıştım. Şimdi kabul edersiniz umarım. Güzel bir gezi anısı ve yazısı. Safranbolu'ya hiç gitmemiş olan ben bile gittim de geldim !. Diğer yazılarınızdan gezmeyi, görmeyi, keşfetmeyi sevdiğiniz fikri uyandı bende. Ne garip bende de öyle ! Demekki aramızdaki sinerjinin bir kısmı buradan kaynaklandı. Hani derler ya "yediklerin senin olsun, gördüklerini anlat" diye. Siz de diğer gezdiğiniz yerleri anlatın. Nasl olsa yenilenleri anlatanlar var.. Sevgiyle kalın !..

19 Şubat 2007 13:17
Mizah yazmanın ne kadar zor bir iş olduğu hakkında!

Mizahı mizahçılar yapar diye mızıkçılık yapanlar var. Ama ben katılmıyorum. Evet mizahın sahnelere ve ekranlara taşınmasını mizah ustaları yapsın ama herkesin içinde bir mizah mizanseni vardır. Biz karagözlerin, Nasretdin hocaların yaşadığı bu topraklarda yaşıyoruz. Bizde, keloğlanlar, Nasreddinler, Aziz Nesin'ler, Kemal Sunal'lar hiç bitmez. Bitmesin zaten. Bugün bile hala 30 yıl önce çekilen bir komedi filmini ilgiyle ve gülümseyerek izleyebiliyorsak bu mizaha olan içgüdüsel ilgimizdendir. Ama yazmak konusuna gelince, elbetteki o biraz kolay değil. Çocuk oyuncağı ise hiç değil. yazabilenlere tebrikler demek lazım. Ama okuyucuların ve dinleyicilerin tata alması için biraz çaba sarf etmek lazım. Bir süre tiyatro yaptım. İnanın insanları güldürmek çok kolay değil. Sahnede şaklabanlıklar yapanlara da saygım var ama mizah bu değil. Mizah yukarıda saydığım isimler ve onlar gibi olanların icraati. Sevgiyle kalın.. (artık mesaj atmıyorsunuz. küsmüyüz ? )

13 Şubat 2007 13:32
Benim adım Tanju, erkek değilim!!!

Ben öncelikle özür dileyerek başlamak istiyorum. İlk yorumunuzu aldıktan sonra size yazdığım cevapta sanırım yanlış birşeyler yazdım yada negatif elektrik gönderdim -ki ikinci yorumunuzda cevabınızı çok sert de vermişsiniz- Ben yorumunuzu cevaplarken kimliğinize bakmamıştım. Şimdi yazılarınızı okumak için bloğunuzu açtığımda, ilk yazınızda da bu "Tanju" meslesini anlatmışsınız. Sanırım yazının çıış noktası da ben olmalıyım. Hoşuma gitmedi dersem yalan söylemiş olurum. Bu yanılsamayı oluşturduğum için de özür dilerim. Belki toplumsal bir tepki, belki çevremizdeki örneklerden olsa gerek. Bilinç altımız böyle davranmayı gerektiriyor. Tanju muhakkak erkek ismi olmalıydı. Ama bunu mizahi bir tarzla karşıladığınız için sizi tebrik ederim ve tekrar özür dilerim. Ama ben en az babanız kadar masumum. Sevgiler.. (yazılarınızı takip edeceğim)

01 Şubat 2007 11:20
Yeşil ziyaretçi

Metafizik öğeler hala günümüzde tartışma konusudur. Pozitif bilimciler metafiziği yada fizikötesi varlıkları kabul etmez. Buna uzay ötesi belirtiler ve varlıklarda dahil. Toplum içinde de hoş karşılanmayan, çoğu zaman da alay konusu olan bir durumdur metafizik öğeler. Ne kadar yanlış olsa da bunu dinle bağdaştırırlar. Neslel olarak uzaysay öğeler, varlıklar saptanmış olsa da bugün günümüzde hala inkar edilmekte, öyle birşey olamaz denilmekte. Bunu söyleyenler, savunanlar da kelli felli bilim adamları. İspatları var, ortamları ve olayları yaşayanlar var. Sizinkisi gibi aynı anda aynı olayı yaşayan, paylaşan insanlar var ama birileri hala at gözlüğü takmaya evam ediyor. Arkadaşınız Sevda olmasaydı, soğukkanlı olmanız size farklı bir tecrübe yaşatabilirdi ama ne de olsa insanız, korkuyoruz değil mi ? Geçmişte bize anlatılanlarla oluşan dar kalıplardan çıkamamışız. Bugün bile hala gördüğümüz uzaylıları taşlıyabiliyoruz. Tartışma konusu olan taş atma, taş atılan yer değil !.

01 Şubat 2007 10:14
Yeşil ziyaretçi

Merhaba !.. Başlık atamadım bu yoruma. Ama yaşadığınız bir kurgu değilse ilginç bir durum. Rüya yada halüsünasyon olması da zor görünüyor zira, aynı rüyayı ve halüsünasyonu iki kişinin aynı anda görebilmesi imkansız. Çünkü, her görünen nesne insan zihninde farklı yansımalar yaratır. Doğaüstü bir durum muş gibi algılamak lazım diye düşünüyorum. Hatta kendimce başka yorumlarım da var ama burada sıkıcı bir diyalog olabilir düşüncesiyle yazmıyorum. Fakat, fizikötesi yada doğaüstü olaylara inanan veya bilgisi olup da yorum yapmak isteyenler grubu oluşturup orada bizbize tartışabiliriz. Ne dersiniz ? Sevgiyle kalın.

31 Ocak 2007 11:19
İzmir' de teşekkür, İstanbul' da hööstt …

Ben hep diyordum ama dikkate almıyorlardı. İstanbul bir dünya kenti ama İzmir bir Avrupa şehridir. İnsanları hep güler yüzlüdür diye. İstanbul'un içine ediyorlar, sıra İzmir'e geldi. Herşey İstanbul'^dan alıntıdır. İzmir'i bozmaya çalışıyorlar. Kapkaççılık bile İzmir'e İstanbul'dan örnek geldi. Kordon'u çevre yolu yapmak isteyip de denizi dolduran zihniyetler tarafından yönetildi bu şehir. Ama bu şehir, onu anlayanların, onu sevenlerin ve insanına " günaydın" deyip her koşulda selam veren, gönül veren kentlilerindir. Ve İzmir katalog kenti değil, yaşanabilecek bir kenttir. İzmir'e bir turizmci (pazarlamacı) gözüyle değil de kent insanı gözüyle baktığınız için teşekkürler.

30 Ocak 2007 10:44
Türkiye nükleer enerjiyi tartışmalı

Sevgili dost, böyle düşünmenize sevindim. Yoksa gereksiz bir kapris yapacaktım.. İşin esprisi bir yana, uzlaşacağımız noktalar giderek artıyor. Demek ki neymiş ? Sağlam bir ülke politikası ve enerji konusunun milli hale getirilmesi ile işe başlanacakmış. Bugün bu iş sizinde belirttiğiniz gibi ' oy kaybederim kaygısıyla' bazı şeyler yapılmıyor. Enerji konusunda, özellikle nükleer enerji konusu hakkında derin kulisler yapıldığını düşünüyorum. Zira bugün rüzgar jeneratörü ithal etme ve işletme izinleri bile rafa kaldırılmıştır. Arkasında yatan gerçekler de saklanmaktadır. Şeffaf olmayan bir yönetim olduğu sürece, bizler de havanda su dövmeye devam edeceğiz gibi görünüyor. Sevgiyle kalın..

12 Ocak 2007 14:14
Türkiye nükleer enerjiyi tartışmalı

Biraz sitemkarsınız bana karşı. Niyetim sizin düşüncelerinizi çürütmek değildi. Yalnızca bir gerçeği dile getirmek istedim. O gerçek te sizin de belirttiğiniz gibi Amerika'nın engellemeleri. Bugün doğu ve güneydoğu'da üstü betonla örtülmüş kaçtane petrol kuyusu var biliyorsunuzdur umarım. Ayrıca, zengin uranyum yatakları var mı bilmiyorum ama ülkemizin toprak altı zenginliklerinifarkındayım. İran uranyum zenginleştirmesi yapıyor diye savaşın eşiğinde. Bizim bir enerji politikamız bile yok. Bugün BTC'nin bize tam anlamıyla zararı dokunmaya başladıysa, doğal gazı verenler, canları istedikleri gibi kesiyorlarsa, yıllarca nehirlerimizin suları denizlere aktıysa, bugün güneşten, rüzgardan, denizden ve hatta madenlerimizden tam anlamıyla faydalanamıyorsak, hep bu enerji politikasızlığındandır. Elbetteki bugün istendiğinde 1 tane değil, onlarca nükleer santral kurulur bu ülkede. Ama sağlam br politika ile, birilerinin eski santrallerini bize kakalamaları ile ve derin kulisleri ile değil.

11 Ocak 2007 14:11
Türkiye nükleer enerjiyi tartışmalı

Doğal gazın haricinde, kullandığımız ve kaynağı bize ait olan enerji türü bir tek kömür ve sudan elde edilen enerjiler var. Türkiye hızla, doğalgaz boruları ile örülüyor dörtbiryandan ama İran'ın bir oyunu, birkaç gün kriz yarattı ülkede. Uluslar arası hükümetlerin aralrındaki politik görüşmelerden ne kadar haberdarız. Bunu daha önce de rusya yaptı o da politik ilişkilerle giderildi. Üstelik çok pahalıya satınaldığımız bu gaza mecbur olduğumuzu bildiklerinden istedikleri gibi at koşturuyorlar. Bugün şahdenizi projesinden bahsediliyor. Kesintisiz ve ucuz gaz söylemleri var. Yarın o gazı veren kazakların ve türkmenlerinde aynı oyunlar içine girmeyeceklerini kim garanti eder. Nükleer enerji konusunda da %100 dışarıya bağımlı olunacak, kesintisiz nükleer hammadde vermeyi kim garanti edecek ? Bu dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak mı ? Siz bakmayın İran ve Kore'ye onlar kendi hammaddesini kendisi üretiyor. ABD'nin de sıkıntısı zaten bu değil mi ? Gerçekleri görelim.

10 Ocak 2007 10:32
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2456
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • İç Politika [214]
    • Günlük Olaylar [60]
    • Dış Politika [46]
    • Aşk-Sevgi [24]
    • Özel Günler [21]