Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Didim 2 Temmuz Platformu'ndan, "Sivas Katliamı'nı unutmadık" Programı

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Keçiören Şubesi'nden sevgiler. Umarım güzel etkinlikler yaparız bu yıl...

27 Haziran 2010 11:21
Yeni sol partinin hedef kitlesi kimler olmalı?

bu arada 10 aralık hareketi'nin de ayrıldığından söz etmemişsiniz. eklemek isterim (10 aralık'ın içinden biri)...

19 Mart 2010 17:27
10 Aralık hareketi dört bileşenli yeni sol parti çalışmalarından çekildi

görüşmelerin bizzat içindeki bir arkadaşınız olarak şunu çok net söyleyebilirim ki; 10 Aralık Hareketi 'çok haklı sebeplerle' görüşmelerden çekilmiştir. Bundan sonra da yoluna tek başına devam edecektir. Hareket ve görüşmeler konusunda bilgi almak isteyen arkadaşlar bana ulaşabilirler..

19 Şubat 2010 12:12
Seçim barajında AKP-CHP ittifakı

Elimde 'İdea Politika' Dergisi var(eski bir sosyal demokrat dergi, halen yayındalar mı bilmiyorum). Yayın Tarihi 2002. Deniz Baykal 8 sayfa yer kaplamış dergide. CHP'nin değişeceğinden söz etmiş. Bugün söyledikleriyle arada bir fark göremedim. Her seçim öncedi değişir CHP. Ama hiçbir fark göremeyiz.. Bence o umut çoktan bitmiştir...

18 Şubat 2010 17:33
Devrim yasaları ve sivil darbe

Ayrıca jakoben türk devriminden kopuşlar 1950 'lerde başlamaz. Kökleri birkaç on yıl öncesine dayanır. Köy enstirüleri emperyalistlerce değil bizzat CHP yönetimi tarafından kapatılmıştır. Ama emperyalistlerin yapmak istediği köy enstitülerinin zayıflatılmasıydı. Bunu da başardılar. Bugüne dair söylediğiniz çok şey doğrudur. AKP hükümeti ülkeyi geriye götürmüştür. Ama çağdaşlık bu ülkede (1923 dışında) hiçbir zaman varlığını sürdürememiştir. Laiklik ve ilericilik bu ülkede asla yaşatılmamıştır. Özellikle askerin olduğu hiçbir yerde Demokratik Cumhuriyet'in yaşamasına izin verilmemiştir. Umarım sizi aydınlatmışımdır. Sevgilerimle.

05 Aralık 2008 20:20
Devrim yasaları ve sivil darbe

Öncelikle soyadımın düzelteyim. Soyadım Aksoyoğlu. Elbette maddi olmasada(?) teknik hataları düzeltebilirim: 1924 yılı bir dönüşüm yılı değildir. Keza dönüşüm, toplumu çeşitli politikalarla baskı altında alarak istediğiniz yöne çevrimeye dönüşüm denir. Halbuki 1923 adı üzerinde olduğu üzere Cumhuriyet Devrimidir. Ayrıca dini tandanslı bir hükümet devrildikten sonra Cumhuriyet Devrimi halkın gündelik yaşamına müdahale etmiştir. Zaten halifelik döneminde din dışında herhangi bir konuda halifeliğin büyük baskı kurduğu bir ortam yoktur. Bunun en büyük örneğini Osmanlı İstanbul'unda görebilirsiniz. Medreselerin molla yetişirdiğini yazmışsınız. Buda yanlış bir inanıştır. Belki cumhuriyet dönemine oranla kıyaslandığında öyle göörünebilir. Halbuki Osmanlının bütün dönemlerini irdelediğinizde medreselerin molla yetiştirmediğini de görürsünüz. Genç cumhuriyetin laik eğitim anlayışını uyguladığı açıktır. Ama bu eğitim maalesef henüz çağdaş değildir....

05 Aralık 2008 20:13
Devrim yasaları ve sivil darbe

özür dilerim yorum hakkımı kullanmak isterim. yazınıza saygım var ancak büyük hatalarla dolu ve tutucu bir yazı. Mustafa Kemal'in aydınlığıyla uyuşmayan görüşler söz konusu. teknik hatalarda cabası...

04 Aralık 2008 22:36
Ey Issız Adam, donmak üzeresin!

bu filmde güzel olan tekşey bizim de hikayemizin olmasıydı. aynılarını veya belki benzerlerini bizde yaşadık hemen hemen. aslında sıradan bir konu. ama ne ada ne de alper in gözleri sıradan değil. çağan ırmak a yeniden teşekkürler.

04 Aralık 2008 22:08
Atatürk Bir Gün Gelecek...

Sessiz, Durgun, baş eğik kalmayınız. Uyanınız. Milli bağımsızlığımızı çiğniyorlar. Haklarınızınızı savunmak için birleşiniz, düşmanın karşısına dikiliniz. Toplantılar yapınız. Mitingler düzenleyiniz. Sesinizi duyurunuz. Bütün dünyaya; "Ben, Türküm bağımsızlık bana atalarımdan miras kaldı, onu sana vermem diye haykırınız. Mustafa Kemal Atatürk

05 Temmuz 2008 23:56
Ismarlama yazı bu kadar oluyor

Merhabalar. Yanlış anlamayın bu yorumumdaki amaç sadece ' dur şuna bi kulp takıyım' modunda bi eleştiri. bireylerin toplumu oluşturduğu gerçeğinden söz etmişsiniz. 'bireyler toplumları oluşturur. dolayısıyla bireylerin sorunlarının toplumların sorunlarını oluşturma olasılığı yüksektir' demişsiniz. bu sözlerinizin siyaset biliminde yeri yoktur. ayrıca yazınızın devamında ' ı love humeyni' modundaki ablamız için 'bunu söyleyenin önemi yok, böyle birşeyin söylenmesinin önemi var' diyorsunuz. sorunları görmek için kafamızı olgulara çevirmesini bilmemiz gerek. o kızcağızı görmek demek ülkenin şeriatçı yapısını görmek demektir. bu yüzden türbanlı kıza dikkatle bakmak ve onu tanımak gerekiyor. yazılarınız için teşekkür ederim. saygılarımla.

26 Haziran 2008 00:44
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 700
Kayıt tarihi
: 15.06.08
 
 

Ortaöğrenimimi Anıttepe Lisesi'nde gördükten sonra Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Mühendisliği..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster