Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
2014 Nobel Ödülleri

Ersin Bey merhabalar, ben de bugün edebiyat 2014 ödülüyle ilgili bir yazı okumuştum. Çok güzel bir tesadüf oldu. Teşekkürler sevgiler

01 Aralık 2014 11:49
Hayatta her şey var

Buram buram hayat felsefesi akıyor satırlarınızın arasından Şennur Hanım.Sindirmiş, kabullenmiş, detaylarda boğulmayan sadecik:) bir bakış açısı hayata dair.Kırılganlığına takılmadan size yansıttıklarını sevgiyle kabullenmişsiniz hayata sarılarak.Siz hep böyle bir etki yarattınız zaten bende,çok sevdim, teşekkürler...

06 Kasım 2013 09:44
Beyaz pasaportlular

Onlar, ayaklarındaki prangalardan genç zihinlerinin,ruhlarının ve masumiyetlerinin yardımı ile kurtulmuş beyaz güvercinler aynı zamanda Ersin Bey.Yeni dünyanın barış elçileri ve korkusuzları.Doğruluğuna inandıkları müddetçe "çok yakın bir gelecekte bir ara yeniden Gezi'ye çıkabilecek cesaretleri olan onuncu köy yolcuları " değil mi, tebrikler, sevgiler.

03 Kasım 2013 16:10
En yakın arkadaşı kaybetmek...

Erol Bey, her ölüm erken ölümdür ve Allah size, sevdiklerine sabır versin, mekanı cennet olsun. Oldukça hüzünlü bir gerçek yaşam hikayesiydi okuduğum; yaşanan gerçekliğin şiddeti zamanla azalsa da anıların hüznü aynı oranda derinleşiyor.Ancak o kadar dolu dolu, o kadar değer vererek yaşamışsınız ki bu dostluğu birçok anını kayıt altına almakla da ne kadar güzel anılara vesile olmşsunuz. Sizlere sabır ve güç diliyorum, sevgiler...

01 Eylül 2013 12:34
Kelepçeli yaşamlar

Sevgili Cemile Hanımcığım merhaba; Bu sabah radyoda ülkemizi bekleyen siyasi ve ekonomik tehlikeleri dinlerken düşüncelerim aldı beni ülkeyi yönetenlerin sanata bakış açısına getirdi.Ucube diye yıkılan eserler, sanata sanatçıya vurulan prangalara sadece bir örnek. Bu ortamda istikrarlı olmak hakikatten cesaret işi. Bunların altında yatan nedenlerden birinin de görgü eksikiği olduğu düşüncesindeyim. Ailede verilmeyen görgü, estetik anlayışı, incelik hissiyatı.Keşke aileler çocuklarına sırf yeni bir ışık yakabilirim hevesi ile müzikten, resimden, edebiyattan imkanlar sunsa ve ufkunu genişletse.Sonra çocuk zaten kendisi için en iyi kararı verecektir. İnsanlar sevmedikleri işlerde çalışmayıp hayattan ne beklediklerini bilerek ilerleyeceklerdir. Gerçi bunun için yaşadığı ülkede de güven duyarak yaşamalı değil mi, oysakı şu dönemde...Sevgiler,teşekkürler güzel tespitleriniz için.

28 Ağustos 2013 10:22
Ot Kültürünüz yok mu? O zaman Ege'ye gelin...

Merhabalar Muzaffer Bey; Evlendikten sonra Egeli olanlardan biriyim ben ve iyiki de olmuşum diyorum. Blogunuzdaki fotoğraflara saatlerce bakabilirim, bir Ege sofrasında saatlerce oturup hem izleyip hem yiyebilirim:) Böyle bir sevda bendeki de.Isırgan otu favorimizdir,özellikle kayınvalidemin yaptığı çullama denen bir hamur işinin özel malzemesi, diken, ebegümeci, ç,çek dolması, börülce ve tabi ki enginar hepsi heleki nar ekşisi has zeytinyağı ile birleşince muhteşem bir lezzet oluyor.Çok imrendim yazınıza ve deneyiminize, en azından özlemimiz bir nebze de olsa gitti,teşekkürler:) sevgiler...

08 Temmuz 2013 18:35
Şu özgüven meselesi...

Merhabalar Ersin Bey; blog resminizden başlarsam tabi ki ağaç yaşken eğilir atasözümüzü hatırlattığını söylemeden geçemeyeceğim. Bu hafif tehlikeli, çokça dirençli ve günümüzün olmazsa olmazı konunun tohumları sağlıklı bir çevrede çocuklukta atılmalı ki ileride çocukluğumuza mı dönsek endişelerine yer vermeyelim.Evet bence de bir iç ses ve korkulardan arınmış ancak ne olduğunu da bilen bir iç ses dengesini kurduğumuzda başarıyı deneyimlemek mümkün. İnsan bilmediği şeyden korkar derler ya.Bloğu okurken bir yandan da aklıma Dunning Kruger Etkisi geldi;denge sağlanamadığında onunla da karşılaşmak mümkün. Teşekkürler bu güzel yazı için, sevgiler...

08 Temmuz 2013 18:22
"Gezi Parkı Direnişi". Yeni bir tekno-politik mi?

Ersin Bey seslenmeniz seslenmemize vesile oldu; yazınızı, objektif bakış açınızı; yazının sonlarına doğru ise tespitlerinizin vuruculuğunu, gerçekçiliğini takdirle karşıladım.Hele ki" Niye bu hareket yıllardır bu uğurda emek veren, didinen gruplar üzerinden değil de şu an, bu şeklde ve aniden ortaya çıktı diye merak içindeyiz" tespitiniz özetliyor herşeyi,Evet aslında merak içindeyiz derken cevabı da veriyorsunuz cümlede ince bir zeka sorgusu içinde.Ben ümitliyim, hem de çok.Biraz da mahcup;Neden, çünkü yeni nesil, karakteristik yapılar alışılagelmiş davranış kalıplarının çok dışında gayet medeni bir protestan yaklaşımla yerini buluyor. Biz onları bilgisayar başında hep düşman öldürüyor zannetmişiz meğer, oysa onlar kendi teknolojik altyapıları ile kendi özgür kimliklerini oluşturmak için de bir oluşum, bir metamorfoz içindelermiş. Ve şimdi kozalarından çıkarken bu genç nesil bizler karşımızda ne şahane bir kelebeğin durduğunu hayretle izliyoruz ve ömrünün bir gün olmadığını bilerek

22 Haziran 2013 13:41
Var mı bize yan bakan?

Bazı insanlar vardır Erol Bey; hani derler ya burnundan kıl aldırmaz diye; ya da Nuh deyince peygamber demez tipinde; işte bu insanlar için hayatta en tahammül edilemez konu söylediklerinden bir adım geri atma fikridir; asla kabullenmezeler. Hakısz da olsalar...Hele ki özür dilemek;aman Allahım ölsünler daha iyidir onlar için. Egoları, içlerinde terbiye edemedikleri benlikleri, bencillikleri onları esir almıştır ve asla geri dönüş yoktur onlar için. Hayattaki tüm amaçlarını maneviyat ve ulvi duygulardan değil de işte içlerindeki bu ego, kibir, gurur üçgenine göre belirlerler.Buna dini yaşamaları, aşık olmalarıi eğitilmeleri ve iş hayatındaki başarıları; annelikleri, babalıkları,herşeyleri dahildir samimiyetten uzaktır. Ha bir de vicdan eksikliği vardır,açıkçası son derece alaycı ve acımasızdırlar, kinleri onlara herşeyi yaptırır;ve mümkün olduğunca bu insanlardan uzak durulmalıdır.Bilmem ki anlatabildim mi! Saygılar, sevgiler, farkındalık yaratan gerçekçi yazınız için teşekkürler..

02 Haziran 2013 15:37
Yaşamınızda bir kapı aniden kapansa...

Merhaba sevgili yazarım. Gizemli ve tahminlere çok açık bir duygu paylaşımı olmuş yazınız.Naif aynı zamanda, dokunsam kırılacakmış gibi bir his yarattı bende. O kapanan kapı acaba bir ilişki süreci mi bir alışkanlık mı, hayatınızdaki bir uğraşınız mı, kendiniz mi bilemedim ama yarattığı etkiyi sezebildim açıkçası.İlk defa yorum yazıyorum size galiba; dikkatimi çeken şu oldu aynı zamanda yorumlara kapalı mı bu güzel bloglar? Çok arkadaşım okumuş ama sohbet satırları göremedim. Bir de, kızlarınızla ne kadar gurur duysanız azdır. Çook tebrikler, sevgiler...

26 Mayıs 2013 12:47
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 892
Kayıt tarihi
: 18.12.12
 
 

Hayatın sıradan olmadığını düşünen, bir yanı yazma eylemi için deli divane olan, iki harika annel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster