Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yalnız yaşayanlar artıyor! Yurtta ve cihanda...

Merhaba Ersin Bey; Sağlıksız alınan evlilik kararları beraberinde ayrılık kararını getirince ve bu davranış şekli yeni nesilde salgın halini alınca düşüncelerinizin ne kadar güncel ve gerçekçi olduğunu anlıyor insan. Üniversitede tez konum sosyal yapıdaki değişimin aile üzerine etkisiydi.Bu tezi bugün yazsaydım nasıl bir aile yapısından söz ederdim merak ediyorum. İnşaat sektöründe(çalıştığım sektör) 1+1 daireleri bırakın 1+0 daireler yarışa başladı diğer seçeneklerle. Değerlerin korunması açısından ülkemiz yine de çok şanslı sayılır bence ama buzdağının görünmeyen yüzünde neler oluyor.İşte bu sorunun yanıtı da blogunuzda etkileyici bir birikimle anlatılmış.Selamlar.

10 Şubat 2013 03:27
Kitaplıklar Demokrasinin Kaleleridir

Çok imreniyorum size Ata Kemal Bey, bu derece büyük olamasa da benim hayalimi de gerçekleştirenler var ne güzel. "Az okumamızın nedeni bizim okumayı sevmememiz ya da o sevgiyle yetiştirilmememiz" diyorsunuz ya ilk neden ikincisinin sonucu bence. Sevip sevmemeye karar vermek bile tanışmak-tanımakla alakalı.O paragrafta belirttiğiniz tüm tespitler muhteşem ve ne yazık ki o kadar da doğru,gerçekçi. Okurken şu itirafta bulundum kendime, kitap okuma alışkanlığı kazanması için-kızımın- çok ortam, örnek, zaman yaratıyorum,okuma öğrenene kadar neredeyse her akşam ben; şimdi de o okuyor yatmadan önce, kitapçılarda özel zamanlar geçiriyoruz ailecek,ama onu hiç kütüphaneye götürmediğimi farkettim. Ne güzel bir alışkanlıktı bizim için. Üniversite ve sonrasında radyo programı sevdam vardı. Programlarım için Taksimdeki Atatürk kütüphanesinde öyle güzel zamanlar harcadım ki.Neden şimdi olmasın! Bir ışık yaktınız teşekkür ederim, çok çok önemli bu konudaki tespitler için de tebrik ederim,sevgiler

07 Şubat 2013 01:38
Yaşamın bir anlamı olmalı senden başka benden başka.

Merhaba Ayça Hanım, yazınızı okurken bir çok cümlenin ardından bence de öyle derken buldum kendimi. Hani derler ya hislerime tercüman oldun diye. Dediğiniz gibi hayatta o kadar çok şey var ki "sahip olmazsak ölmeyeceğimiz ve ölmediğimiz" Ah bunu bir anlayabilsek.Ben-yeni olduğum için sizi yeni okudum ancak uzun zamandır yoktunuz herhalde, bloglarınıza bakarken farkettim,Selamlar.

07 Şubat 2013 01:13
Ve Lucifer, “Ters giydim pabucumu.” dedi !

:) Satış pazarlama taktiklerinin geldiği son nokta,tam da ülkemize özgü; ne de güzel yakalamışsınız Ata Kemal Bey:) Bu gidişle her güne bir anlam yüklemece oyunu oynanacak, biz de mümkün olduğunca uzağında kalmaya çalışıyoruz bu tüketim çılgınlığının. Yalnız yorumlara verdiğiniz bir cevap beni sükutu hayale uğrattı. Çünkü ben ayçöreğine bayılırım!:)) Ne olacak şimdi:) sevgiler.

03 Şubat 2013 02:14
İnsan psikolojisi ve çalışmak üzerine

Merhaba:) İnsan, elinde olmayanları mı özlüyor sürekli acaba?:) Ben de 15 yıllık çalışma hayatımdan sonra ilk kez bu kadar uzuun-19 ay- çalışmamayı deneyimliyorum. İki dünya güzeli çocuktan dolayı:) Her ne sebeple ayrıldınız ve iş hayatından uzaksınız bilemiyorum ama şimdi, bu dönemde böyle olması gerekiyor demek ki,Kendinize kattığınız-katacağınız, düşünüp taşınacağınız, yeni birşeyler keşfedeceğiniz, gönlünüzce bir günü yaşayacağınız güzel bir mola olarak görün.Aman atalete düşmeyin. Ben de niye tavsiyeler veriyorsam bilemiyorum ki,sanırım psikolojinizi çok iyi anladığımı hissettim birden nacizane:)Oysaki başka bloglarınızı okumadan-henüz diyelim:)İş hayatı bazen küstürür, olur böyle şeyler demek lazım,içinizden geçen neyse onu yaşayın,tekrar merhaba:)

02 Şubat 2013 00:26
Şimdilik Hoşçakalın

Zaman zaman sınanıyoruz.Sağlık da bunlardan biri. Çok büyük geçmiş olsun dileklerimi iletmek istedim. Sabredin umarım bir an önce iyi olursunuz.

01 Şubat 2013 00:07
Tabuları yıkmak usulca !

:)Masalsı bir anlatımla aktarmışsınız çocuk saflığını, zaman değişiyor. Her ne kadar artık kardeşle ilgili sorulara Tubitak-Tudem kitaplarından yanıt arasak da birlikte, gene de şansımı deneseydim ve bir leylek hikayesi anlatsa mıydım acaba_ İnanır mıydı ki? Bence hayır:)

29 Ocak 2013 23:36
Medya Tava Komedyenleri

:)) Çok kulaklar çınlatmışsınız Ata Kemal Bey, iyi etmişsiniz:) Ben TV izlemediğim akşamlarda zamanın çok daha yavaş geçtiğini hissediyorum evimde. Daha çok konuşulduğunu (tabi ara sıra sesim tizleşebiliyor bıcırıklara:)) ama olsun,değer. Kendi irademize kalsa keşke ve böylece kölesi olmasak o ekranların. Eskiden Alpay adlı sanatçının bir yorumunu dinlemiştim radyoda.Sanatçının albümünü almak lazım diyordu, neden radyolarda tesadüfen çıktığı zaman dinlemeyi göze alacaksınız ki? Ne zaman isterseniz o zaman dineyebilmelisiniz sevdiğiniz sanatçıyı,kendi iradenizle yani...TV, internet hepsi sınırlarını biz belirlediğimizde güzel..Doğru söze ne denir? Tebrikler Ata Kemal Bey denir...Sağlıcakla:)

28 Ocak 2013 00:15
Yedinci yıla 700 Blogla girerken....

Daha nice 7 yıllara Erol Bey. MB'de yeni bir üye olarak umarım ben de aynı istikrarı gösteririm. Tespitlerinize katılıyorum,saygılar.

16 Ocak 2013 14:07
Hırs, dost mu düşman mı?

Yurdagül Hanım merhaba; Öncelikle kendinizi tanıttığınız yazınıza hayran kaldığımı belirtmek isterim. Güzelliklerle dolu bir bir insansınız.Yazınızı da çok doğru tespitler olduğunu düşünerek okudum. Azim güzel, çalışkanlık ve dondurmanın üzerindeki çikolata gibi bir hırs.Ama yakıcı hırsı ve böyle insanları kimsenin karşısına çıkarmasın Yaradan.Sevgiler.

12 Ocak 2013 20:31
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 63
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1021
Kayıt tarihi
: 18.12.12
 
 

Hayatın sıradan olmadığını düşünen, bir yanı yazma eylemi için deli divane olan, iki harika annel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster