Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İsrail, Kendi Nükleer Gücünün Tehditi Altında

Oldukca ilginc cozumlemeler iceren guzel bir yazi olmus. Iranin nukleer silah isteginin mesru gorulme egiliminin farkedilip ortadoguda kasitli bir mezhep gerginligiyle tasfiye edildigi iddiasi oldukca ilginc ve gunumuzde yasanan sikintilari anlamlandirma da dikkat cekici bir pencere aciyor. Ikinci ilginc detay yazida Israilin Turkiyenin buyuk sehirlerini vurabilme kapasitesinin turk basininda neredeyse bugune kadar hic dillendirilmedigi gercegiyle yuzlesmem oldu. Evet Israilin boyle bir gucu var ve bizim Incirlikte var oldugu soylenen ama kullanim imkanlari konusunda Turkiyenin insiyatifi hakkinda neredeyse hicbirsey bilmedigimiz atom bombalari soylentileri disinda Turkiyenin pakistan kozu hakkinda da turk medyasinda neredeyse hicbirsey yazilip cizilmiyor. Sunu farkettim. Ulkemiz icin hayati onemdeki olasi kriz senaryonalrinin detaylari hakkinda degil tali konularda konusup yaziyoruz. Gundemi belirleyenler olasi kiyametlerimizi gun yuzune getirmiyor. yazari tebrik ediyorum...

16 Şubat 2012 13:44
Yunanistan borç kölesi

Yazinin icerigini okumaya dahi gerek gormuyorum. Bir halkin bayragini bu sekilde tuvalet kagidi olarak resmetmek o halka buyuk haksizliktir. Milliyet editorlerini de bu fotografa izin verdikleri icin kiniyorum.

04 Temmuz 2011 08:38
Konyaaltı Sahilinde Dostlarla Güzel Bir Gece

Ustadim bahsettiginiz ispanya veya ingiltere monarsiyle yonetilmezler. Ordaki monarsi semboliktir ve rejim ozu itibariyle cumhuriyettir. Ayrica sizin cumhuriyete yonelik elestiriniz de sanki dunyanin her yerinde her yonetim sekli ayni seyi temsil ediyor gibi bir dusunceye temellenmis. Ne monarsi ne cumhuriyet rejimleri iclerinde bulunduklari sosyal cevreden bagimsiz degerlendirilemez. Turk siyasal demokrasisini Turk toplumsal dinamikleriyle Pakistan siyasal demokrasisini de ora halkinin sosyolojik dinamikleriyle ele almak zorundasiniz. Baglamindan kopmus bir siyasal rejim elestirisi sizi alir ispanya ile Turkiyeyi olcmeye goturur. saygiyla

17 Kasım 2010 12:16
İnsanlığın kendinden kaçışı ve inkarın uygarlığı ..

Ustad, belkide insanligin icinde barindirdigi gerceklikler oyle cok da gurur duymayi gerektirmeyen ilkelliklerdir. Insanlar belki de iclerindekinden kacmaktan ziyade iclerindekilere uyduklari icin oyle davraniyorlardir...Kimbilir...:)

04 Temmuz 2010 12:26
Kemalizm

Yazinin niyeti acik ve ben bu niyeti saygiyla selamliyorum. Ancak bazi kucuk elestirilerim olacak. Herseyden once Ataturkculuk ve Kemalizm ayni seydir. Tek fark birinin ardina fransizca olan "izm" eki gelmesi digerinin ise ayni seyin Turkce "lik" "luk" ekleriyle ifade edilmesidir. Kemalizm bu anlamda artik evrensellesmis bir siyasi terminoloji olan ve ideolojileri yansitan "izm" ekiyle tanimlanmasi sadece yerelden kuresele uzanma cabasidir. Yoksa anlam itibariyle olusturulmaya calisilan farkliliklar var sa bile bu farklar aslinda bizzat kemalizm taniminda dahi gorulebilir. Sosyalizm teriminin bin farkli tanimi yapiliyor mesela. Ayni sey... Ikincil olarak "ideolojidir" demissiniz. Ancak bu kelimenin cagristirabilecegi dogmatik niteligi ongorup aciklama yapma geregi duymussunuz. Aslinda ideoloji kelimesini hos bir sekilde tanimlamissiniz ancak gerecekte ideoloji kelimesinin tasidigi anlamlar ya da neyin ideolojik oldugu konusunda uzlasilmis degildir. Ornegin Marks icin ideoloji so

16 Ocak 2010 23:59
Hayallerin savaşı

Oncelikle okuyucunuza sayginin asgari geregi olarak kelimelerinizi gozden gecirip oyle yollamaniz gerekmez miydi? Bir cok kelime eksik harfli ya da yanlis yazilmis...

13 Ocak 2010 08:08
Amerikan Usulü Polis Teşkilatı

Doyarbakirin kendi polis gucunu olusturdugunu dusunuyorum. Ve Turk silahli kuvvetlerinde "kurmaylik" yapmis bir subayin ufku karsisinda da dehsetle irkiliyorum... Amerikan polis sisteminin cok fazla acigi vardir. Burada tek tek bunlari saymak gereksiz ancak sadece Amerikanin federatif siyasi yapisinin merkezi polis teskilatina zaten imkan tanimayacagini bilmek gerekir. Zira her eyaletin kendi yasalari vardir. ABD polis teskilatinin merkezi bir yapisinin olmayisi bunun sonucudur. Ha diyorsaniz ulkemizi biz de federatif bir siyasi cizgiye cekelim ardindan merkezi polis sistemini de tartisiriz tabi. Sayin kurmayim...

13 Ocak 2010 08:03
Münevver’e suikast var!

Cunku bir yerlerde hissedebilen, dusunebilen insanlarin oldugunu bilmek artik iyice cirkinlesmis hayatimizda insana yola devam etme gucu veriyor. Munevver konusunda "artik cani sikilan" insanlara inat bu olayin cozulmesinin neden cok onemli oldugunu gorebilen gozleriniz, hisseden yureginiz icin sizi kutluyorum. Her ulke kurulusu itibariyle aslinda bir cesit projedir. Bizim cumhuriyet projemiz akli hur vicdani hur irfani hur bireylerin olusturdugu bir toplum olma amaciyla kurulmustu. Bu projenin kulturde, siyasette, hukuk da nasil da yerle yeksan edildigini gordukce nasil kanamaz icleri insanlarimizin? Ve nasil anlamazlar Munevverin kesilen basiyla katledilenin aslinda hepimizin ortak umutlari oldugunu...Hukuksuz bir ulkede yasayan insanlar cemiyet degil cemaattir, toplum degil topluluktur cunku.

30 Ağustos 2009 10:59
Bana mı sordun sakat olurken?

Bir haftadir doktora egitimi icin ABD deyim. Burada hemen her yerin engellilere uygun tasarimlandigini gorunce uzuleyim mi kizayim mi karar veremedim. Ulkemde gordugum insanlikdisi yoksayilmanin ardindan burada gorduklerim karsisinda saskinim. Her yer oylesine duzenlenmis ki burada sakat bireyin engellenmesi soz konusu degil. Gerek universite icinde gerekse sehir icinde istedigim gibi hayata dahil olabiliyorum. Ve bunlari gordukce ulkemdeki yok saymaya istyanim daha da cok buyuyor. Demek ki diyorum olabiliyormus. Hayat bizimde dahil olabilecegimiz sekilde yasanabilirmis. Ve bu mumkun olmasina ragmen benim ulusum goz gore gore bizi yok saymaya devam ediyormus. Buraya gelirken yalnizdim ve havaalanlarinda resmen abd baskani muamelesi gordum. Canimdan cok sevdigim ulkemde bunlari gorememek ne aci' ne kahredici. Elin ulkesinde mutlu olmak bile huzun veriyor bu yuzden. Beni buralarda mutlulukla huznun arasina sikistiran tum duyarsiz yoneticilere ve yurdum insanina selam olsun...

28 Eylül 2008 08:44
Bürokratik postmodernleşme ve Türkiye

Uzun zamandır okuduğum ender besleyici yazılardan birisi... Ağaçlarda baş gösteren sıkıntının ormanı kapsayan daha genel bir sorunun uzantısı olduğunu gözler önüne seren bu yazı, ülkemizdeki sosyo-politik dönüşümün uluslararası temellerini anlamaya yardımcı oluyor. Her ne kadar 'bürokratik postmodernizm' yaklaşımının içerdiği 'devlet içi etnik unsurların bürokrasiyi ele geçirmesi' tezini yeterince gerçekçi bulmasam da postmodern ABD politikalarının somut yansısı olan bürokrasinin küresel egemenlerin memurları haline getirilmesi sürecinin son derece sağlam bir tespit olduğunu düşünüyorum. Sadece bu tespit bile postmodern bürokrasi terimini haklı kılmaya yeter de artar bile. Son olarak türk siyasi temelleri irdelenirken yine elitist bir yaklaşım sergilenmiş. Cumhburiyetin kurucuları da halkın içinden gelen bilinçli kişilerden oluşuyordu ve bunu nedense tam olarak vurgulayamıyoruz. Onların farkları postmodernizmin ısrarla reddettiği meta anlatılara yönelik yüksek bilinç düzeyleriydi.

24 Ağustos 2008 12:25
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 39
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1061
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

İletişim Egitimi aldım. Üniversiteden sonra ABD de politik bilimler ve kriminoloji dersleri aldığ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster