Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İdealist olmak suç mudur?

Benim fikrim idealist olmak bu bahsettiğiniz şevk kırıcı düşüncelere aldırış etmemekle başlar...İdealist insan idealizmin kendi yaşam tarzındaki sınırlarını belirler, olması gerekenleri koltuğunun altına sıkıştırır ve yola koyulur. Vardığı yerde insan olmanın gereklerini bildiği için avucuna döker ne varsa ve karşıdakine uzatır karşıdaki hoşuna gidenleri alır alacağı bittiği zaman İdealit sonra ki durağa gider... Yine aynısı yapar...İdealist olmak zorla empoze etmek değildir kuşkusuz, güzel olanı faydalı olanı... Her gittiği yerde iyi birşeyler bırakabilmişse ondan mutlusuda yoktur...Teşekkürde beklemez. Sadece merakını duyduğu yaptıklarının işe yarayıp yaramadığıdır. İdealist bunu bekler... Umarım hayallerinizi, yaşam gerçek kılar...

08 Eylül 2008 23:39
Üzerinde konuşmaya gerek bile duyulmayacak bir adama dair...

''Yaşadın mı birşeyi derinliğine yaşayacaksın, Sevigilinin dizlerinin bağı çözülecek öpülmekten'' Bence de...İnsanın sevdiği ile birlikte olduğu zamanlarda mutlu olması ve mutluluk cümlesi kurması ne kadar doğal ise ondan ayrı geçen sürede de hüzün duyması ve canının acıması, bu yönde cümleler kurması bunun en doğal hali... En azından olması gerektiği gibi yaşıyorsun...Eğer üzgünsen gerçekten üzgünsün ama mutlu isende gerçekten mutlusun... Yani yaa en tepede yada en dipte yaşıyorsun ne yaşıyorsan... Bunun kadar güzel birşey olamaz...Hem belki aşk sevgi vs her ne ise yaşanan onun acısı bendelerde olmasa kimse buraya güzel şeyler yazamaz. Birçok kişi acıyı tarif edebilir ama mutluluğu çok az kişi. Bu ise herkes mutsuz manasına gelmez. Sadece mutlu insan burda vakit kaybedeceğini düşünür ve mutlu olduğu kişi ile vaktini geçirmeyi planlar. ;-) Yinede herşey insan için...

08 Eylül 2008 23:30
Eski bir saz semaisi dinlemek!

Muhakkak burada birileri duymuştur. Kansere yakalanan Türkiye de başlayıp sonra yardım ve kampanyalarla Almanya da ve sonra da Amerika da tedevi olmaya giderek ve tam kurtuldu denildiği anda tiyatro sahnesinde yaşamını yitiren bir genç kızın ardından babası onun günlüklerinden ve kendi notlarından bir kitap çıkardı. Mavi saçlı kız... Orda yazıyordu... Babası yazmış... Sabahları hasta uyanmanı istiyorum, Eğer hasta uyanıyorsan, Yaşıyorsun demektir... Sanırım duyarlılık konusunda bu olay ve yazıda bize birçok bilgi veriyor...

08 Eylül 2008 23:24
Aşk & seks!!!!

Ben 24 e 4 ayı kalmış birisiyim ama bu güne kadar bu anlamda bir yaşanmışlığım yok ve bunun sebebi benim istedğim gibi yani hem duygusal hemde bedensel olarak aynı anda bunu istemeyişim oldu. Burda sadece ben değil karşı taraf içinde aynısı geçerli...Belki olabilirdi ben ve karşımdaki duygusal anlamda ve bedensel anlamda aynı mekanda aynı zamanda buluşabilseydik...Ama bu güne kadar ben rastlamadım buna. Hep bir eksik vardı...Yaa bende ya onda...Ya duygusal anlamda yada bedensel anlamda bir taraf hep eksikti ve olmadı... Olsa idi belki şimdi daha farklı birşeyler yazabilirdim... Sanırım bu konuda daha çok şey öğrenmem gerekecek.

08 Eylül 2008 23:05
Aşk & seks!!!!

Yanlış anlaşılmasın tarafı olduğum şey kimse kimse ile yatmasın ayıp günah falan değil. Bu durumu ancak şu şekilde kabul edebilirim. Bay da bayan da her ikiside deli gibi severler arada ciddi bir duygusal bir bağ vardır ve birgün kendilerini bir bütün olarak bulurlar... Eğer bu oluyorsa ne ala hiç lafım yok... Ama hiçbirşey hissetmeden sadece beyninin bacak arasında olduğunu varsayarak hareket etmek lanet bir durum. Varsa birileri onlar için üzülüyorum...Kaç ilişkiye girdikleri hiç sorun değil çünkü gerçek bir tane ile karşılaşmadıkları için çok şanssızlar.

08 Eylül 2008 23:00
Aşk & seks!!!!

Eğer anı yaşamamak hele söz konusu seks ise ve bu geri kafalılık oluyorsa en büyük geri kafalı benim. İtiraf ediyorum. Bunu böyle değerlendirmek en büyük geri kafalılık. Modern düşünce her istediğin kadın veya erkek ile birlikte olmayı günü birlik yaşamayı desteklemez. Bu birilerinin ekmeğine yağ sürmek için uydurulmuş safsatadan başka birşey değil. Ve eminim ki biz erkeklerden çıkar bu düşünce. Zira hangi bayan bunu diyebilirki bu hayatta. Bayan çok özeldir. Hele bu konu onun için çok özeldir. Böyle bir özeli nasıl anlık bir olay gibi görebilir ki bir bayan. Eğer gören varsa da hayatta anlamını yitirmiş bir cümle olarak karşımıza çıkar o kişi. Artık bir çok şeyi çoktan kaybetmiş ve bunu değişteremeyeceğinin farkına varmış hayatı boşvermiş birisinde ancak bu durum görülebilir. Onun için hayat bacakların arasında atar. Yok yok bu benim kabul edebileceğim bir düşünce değil...

08 Eylül 2008 22:57
Beni seviyor musun?

Konu güzel olmaya güzel ama göreceli bir konu.Gerçi hoş hayatta herşey bir görece. 6 milyar insan = 6 milyar ayrı mantelite...Parmak izi gibi... Sadece ortak noktalar olarak adlandırılabilir bu düşünceler bana göre. Elbette benimde bu cümleler gibi cümleler kurmuşluğum var. Benim cümlemi duymak için önce bu memleketi ne kadar sevdiğimi öğrenmeli karşıda ki bunu iyice anladığı vakit o zaman anlar su cümleyi: ''Ben seni memleket gibi sevdim. İnsan memleketinden vazgeçer mi'' ? Ve asıl düşüncem şudur ki! Konuya geri gelirsek benim ne söylediğimin ne önemi var önemli olan söylediklerimin duyan kişide ki katsayısal değeri... Herhalukarda anlattığımız kadar değil, anlaşıldığımız kadarız...

05 Eylül 2008 20:19
Yorumsuz ....

Anlam ifade etmedi zira insanlar bu at gözlüklerini takdığı müddettçe bir anlam ifade de etmeyecek. Yönetime gelen kişiler hangi taraf ve gruptan olursa olsun elbbete kendi fikirlerini insanlara empoze edecekler. Bu her zaman geçerli bir durum. Tekdüze ezberci ve üretmeyi engelleyici koyunsu bir eğitim sistemi olduğu müddetçe bunların arkası kesilmeyecek.

23 Ağustos 2008 06:38
Komşum Atatürk ...

Lisede yazılı yapma haberini duyuran hoca konuyuda söylemişti. Atatürk. Öğrencilerden O'nun yaptıklarını anlatmalarını istemişti kompozisyon olarak öğretmen. Sınav sonu herkes sayfalarca yazı yazmıştı. Öğrencilerden bir tanesi ise tek bir dosya ve ve tek satır yazı ile hocasına sınav kağıdını uzattı. Kağıtta sadece ''Ne yapmadı ki'' yazıyordu. Sanırım bu olay bile normal bir bilince sahip insana çok şey ifade ediyor.

23 Ağustos 2008 06:22
Başlamak kadar bitirebilmek de medeni cesaret ister!

Bana göre bir ilişki ki ne türden olduğu hiç sorun değil bitebilmesi için artık konuşulacak şeylerin bitmesi ile gerekli. Yani hala konuşulması gereken şeyler var ise bitmiş sayılmaz. En azından konuşma isteği duyan adına bu böyledir. Bu konuda sana hak vermemek için uzaydan yeni gelmiş olmak gerek veya mağaradan yeni çıkmış olmalı insan. Ne yazık ki herşey iyi ve güzelken sen ve benden iyisi yok ama yolları ayırma vakti geldiğinde saygısızlık ve samimiyetsizlik diz boyu. Şimdi Benim başımda buna benzer bir durum var ve ben bu durumu istediğim gibi yani başlangıçtaki mükemmellikle bitiriyorum. Bunun için ciddi bir çaba sarfediyorum. Sanırım insan kendine yakışanı yapmalı. Şu an bu benim üstümde şık duruyor. Umarım herkes bunun güzelliğinin bir gün farkına varır. Yazın içinde ayrıca teşekkür ederim.

23 Ağustos 2008 05:49
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 22.08.08
 
 

Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransızca Öğretmenliği 3. Sınıf Öğrencisi. Önce bildiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster