Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Meslek odaları ne iş yapar

Sivil toplum örgütlerinin toplumsal yaşamdaki katkılarını inkar edilemez bir gerçekliktir. Meslek odaları da birer sivil toplum örgütüdür. Mesleğimizle ilgili gerek hukuki ve gerekse teknik bir konuda danışabileceğimiz yerlerin olmasının ne sakıncası olabilir. Ayrıca kendi odam olan EMO nun mühendislerin haklarını yasal olarak korumakla ilgili kazanımlarını biliyorum. Meslek odalarının kaldırılmasını istemekten ziyade siz de yönetime aday olun daha iyi şeyleri siz yapın.. Saygılarımla..

10 Ocak 2007 17:52
Dalga boyu ve morötesi ışınlar

Güzel bir inceleme olmuş..

10 Ocak 2007 17:43
Demokrasi insanı korkutur mu?

Benzer kaygılarımı neyin çoğunluğu başlıklı yazımda dile getirmiştim (http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=11877) Demokrasinin yerine koyabileceğimiz daha iyi bir sistem bugün için göremiyorum.Sorun bence demokrasi kullanma şeklimizde. Ben seçende de seçilende de nitelik arama yanlısıyım.Seçmen için aklı ve bilinci yerinde ve ilköğretim mezunu olma koşulunu yeterli görürken.Seçilen için aklı ve bilinci yerinde ve üniversite veya yüksek okul mezunu şartı aranmalıdır.

08 Ocak 2007 11:09
Zehirli sarmaşıklar

İç bunaltıcı karamsar bir tipleme yapmışsın.Zaman zaman o girdaba düşeriz.. Ama çabuk kurtulmak lazım o girdaptan yoksa yutar.. İçimizde zehirli sarmaşıklar değil güller açsın :)

04 Aralık 2006 14:37
Düşünsel kamplaşma

Öğrenmek için at "gözlüğü" ancak öğretmek için "atgözlüğü".Çünkü atlara gözlüğü yol aldırmak için takarlar.Bu sayede at sizin onun başını çevirdiğiniz istikamete gider.Demem o ki:Siz öğrenmeye aç iseniz atgözlüğünü çıkarmalısınız.Ama artık öğrenmiş öğrendiklerinizden bir sonuca ulaşmış ve etrafınızdakilere de bunu anlatmak istiyorsanız "atgözlüğü" gerekir. Kendi doğrularınıza odaklanmanız gerekir.Yoksa onu mu dediğiniz bunu mu dediğiniz anlaşılmaz ve tutarsız olursunuz.

09 Kasım 2006 11:05
Erkeklerde 40 yaş sendromu.

"Tüm erkekler aynıdır.O halde eşime bakarak böyle bir genelleme yapma hakkım da vardır" diye aristo mantığı ile olaya yaklaşabiliriz.Erkekler her dönemlerinde kadınlara ilgi duyarlar ve onlar tarafından beğenilmek isterler.40 yaş artı bir şey getirmez.Kanımca 40 yaş sendromunu eşinizden ziyade acaba yazdıklarım doğru mu diye siz yaşıyorsunuz.Yanılıyor muyum acaba ?

07 Kasım 2006 17:16
Sizin şansınız nasıl?

Selam ve sevgilerimle...

03 Kasım 2006 10:30
Mutlu evlilik seks ile mi olur ?

İyi bir evlilik için iyi bir seks hayatı gereklidir ama yeterli değildir. Kadınlar daha romantik erkekler daha mekanik olduğu sürece konuşmak da çok işe yaramaz. Ayrıca konuştuğun gün de o iş olmaz :)

01 Kasım 2006 16:09
Susmalı bazen...

Hangisi doğrudur? -Beni yanlış anladın. -Tam olarak anlatamadım. Genelde yanlış anlaşıldığımızdan yakınırız. Anlatamadığımızı kabul etmeyiz. Konuşmak, anlatmak da bir sanattır. Susmak konusuna gelince "susmak kabul etmektir." Hayatında tek kitap okumamış kişilerin yanlış anlaşılmasından mı bahsedilebilir anlatamamalarından mı Konuşma yetin, geniş sözcük bilgin,entelektüel birikimin yoksa doğru olanı ve en iyisi susmaktır.

26 Ekim 2006 15:40
Kendine ait bir yol...

Çoğu insanda gördüm ben bu farklı olmak farklı yol çizmek arayışlarını.Bunu becerebilenler var beceremeyenler var.Özellikle ilk gençlik yıllarında daha belirgindir bu istek ama sonrasında da olmaz mı olur elbet.Kimi dünya görüşünde kendine bir yol arar.. Kimi eylem biçiminde.. Kimi resimde arar, kimi sinemada.. Kimi giyiminde, kuşamında farklı duruş alır, kimi cinsel tercihinde.. ormana tepeden bir bakıver istersen herkes çalılardan kendine bir yol açmakta önemli olan ormanda kendine yol açmak mı yoksa nereye gitmek istediğin mi?Seni okuyunca bunu tam anlayamıyor insan.

20 Ekim 2006 14:27
Toplam blog
: 75
Toplam yorum
: 156
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1145
Kayıt tarihi
: 03.10.06
 
 

1966 Samsun doğumluyum. KTÜ Mühendislik fakültesi mezunuyum. İzmirde yaşıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster