Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Nasıl çıktı karanlıklar aydınlığa?

öyle denk geldi, son zamanlarda hep Cumhuriyet'in kuruluşunda, ilk yıllarında geçen romanlar okuyorum kimisi gerçek hayattan alınma. Her hayat ayrı bir hikaye, başka bir ayrıntıyı öğrenmemizi sağlıyor. Siz de Reşit Galip'i tanıttınız, teşekkürler. Keşke yüreğindeki davaya baş koymuş cesur, aklı selim ve serin insanların sayısı biraz daha fazla olabilseydi.

02 Kasım 2013 14:02
Korku sevgiyi yendi...

Kendi değerlerinden, bulunduğu yerden bakarak yargılamak ne kadar kolay, yaşamadan bilmeden. belli ki akıl sağlığı yerinde değil. çocuğunun açlıktan ölebileceğini akıl edemeyen akıl sağlığı yerinde olmayan biri nasıl çocukları eğitebilire vardırılabilecek bu meselede herşey birbiriyle ilintili hayat şartları, eğitim sistemi, toplum baskısı, kişisel vicdan, başıma birşey gelir korkusuna iten faktörler vs.vs. Ben yaparım ama kadın yapamaz, sen ve senin davranışlarını sen bilemezsin ben bilirim, ben kontrol ederim erkek zihniyeti üzerine kurulmuş bir toplum ve devlet düzeninde kadınlar ve çocuklar daha çoook telef olur maalesef. Yine arada ve arkada kalmış ama önemli ayrıntıları yakalmışsınız.

25 Ekim 2013 09:26
Eşrefpaşalı

o meydana bakarak karşılıklı çay içmek geçti içimden be Müs.Temiz ve saf şeyler eskide kaldı, şimdi herşey, herkes kirli, yalan. herkez bencil, kendine hak gördüğünü karşısındakine görmüyor. şehirler kentler çirkin güzel bir şey yapıldığını görünce helal olsun diyoruz halbuki yapılması en doğal şeylere.Küçükken meydana bakan evimizde pencereden bakar mimar olmak isterdim. nasıl güzel ve sıcak evler yapabilirimin hayalini kurardım.Büyüyünce bir baktım benim hayalimdeki evleri İspanya'da A.Gaudi yapmış:)temiz ve kirlenmemiş ne kaldi ki..umutlar belki bir de hayaller.:)

25 Ekim 2013 09:07
Çürük

ah be Müs'cüm, ne desek boş, şans hayatı düşünmeden yaşayanlardan yana.

20 Ekim 2013 21:47
Ringo hayat

Yok sen seni terketmemis de tükenmiş.Annem ayaklarım kollarim bir gun benden hesap soracak beni cok yordun diye derdi.bizim de kalbimiz soracak ne yordun beni be diye birde beynimiz.ikisinide yiye yiye artık bosalmis ve bitmis tukenmis hissediyor insan bu arada ati alanlar Üsküdar i geçiyor sen de oyle bakiyorsun hayatinin her anina oyaoya isleyen derin aciyla.guzeldi Müscum

26 Eylül 2013 08:28
Kirlenmek Güzeldir

Hayat denilen şey başkaları için yaşamaya, insanlar ne der ne düşünür uzerine kurulu bozuk bir organizasyon gibi gelir bana cogu zaman.kalbinin sesini dinleyerek yaşayabilmek için ya çok cesur ya da bencil olmak gerek sanırım. Tuhaf bir kainat duzeni var ya da düzensizliği. Anlayamıyorum."Sizin aliniz al inandım sizin morunuz mor inandim ama benim dengemi bozmayiniz" der ya T.Uyar.Sizi okumayı çok seviyorum. Saygılarımla.

31 Ağustos 2013 23:43
Ab-i Hayat

herşeyi unutturan şey sanırım çok çok çalışmak kafanı işe gömmek, yorgunluktan hiçbirşey düşünemeyecek hale gelene kadar çalışmak

31 Ağustos 2013 11:34
Kurusıkı nikah

Aslına bakarsan Müs'cüm, biran geliyor diyorsun ki herşey ne kadar saçma, ne kadar yalan. Deniz gibi herşey yüzeyi başka, içi başka..

31 Ağustos 2013 11:19
Üvey gebe

Öyle böyle hayat geçiyor be Müs..

13 Ağustos 2013 07:45
Mandal

E.Temelkuran'ın Düğümlere Üfleyen kadınlar'ını okuyorum Müs. Bu sabah okuduğum cümleleri yazmak istedim sana "Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terkeder".Bu da benden :)"ihtimamlı, özenli kadınlar, ince eleyip sık dokuyan, herşeyi gören bilen hisseden kadınlar, hayallerini gerçek yapma adına peşinden sağına soluna bakmadan koştura koştura giden kadınlar hep eksik ve hep bekleyerek acıyla, hüzünle boğuşa boğuşa, hergünün mutlaka bir anında gözyaşlarıyla yıkaya yıkaya geçirirler ömürlerini ve bir başına. Dilerim Müs'cüm şu adaleti olmayan dünya, canevine yer edenle aynı çatı altına, aynı hayata, aynı ruha, aynı tene, aynı kadere düşürsün seni. Biz karım, kocam ya da eşim deriz, Azeriler yoldaşım. bu kelimelerin içlerini dolu dolu doldurabileceğin hep yanyana omuzomuza olabileceğin bir yoldaş, bir eş, bir ömür arkadaşı, dostu dilerim sana.Aşkın, sevginin ne demek olduğunu bilmeyenler değilde ölümüne bilenler mutlu olsun birazda. ne olur sanki.

04 Temmuz 2013 09:22
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 831
Kayıt tarihi
: 03.10.08
 
 

Yaş olarak 35 dolaylarında, bir arkeoloğum. Çoğu zaman eksileri artılarından fazla da olsa mesleğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Sanki Zeheyra yanlızca gözleriyle değil, bütün varlığıyla görüyordu" Murathan Mungan "Şairin Romanı