Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Çıldırçıplak

Çaresizliğin olduğu yerde acıdan başka birşeye yer kalmaz.. "sevgileri yarınlara bıraktınız çegingen, tutuk, saygılı" demiş B. Necatigil. Ama bazıları için yarın da yok, şimdi olmadığı gibi, dönüp duran bir acı tüm hayatının gerçeği.

02 Temmuz 2013 14:00
Ve umut; pembe beyaz açmış kuşburnu çiçeğiydi…

Yazını okurken yıllar önce gittiğim Bahçesaray yolculuğu aklıma geldi. Anadolu'nun doğusunda,Yüzey araştırmalarında ömrümde gidemeyeceğim köylerde, beldelerde karşımıza çıkan evinde ne varsa ikram edenleri sıcak sohbetlerini hiçbir zaman unutamam. Beni o günlere götürdü yazın Arzu.Annem hep der, aklıma o geldi şimdi "bir tatlı söz bir güler yüz" insanı insan yapan iki önemli şey. ve vicdan.ve dosdoğru yalansız insan olabilmek. Bize lazım olan şeyler.Yazının bana düşündürdükleri. Bıraksan daha yazacak haldeyimde şuan, konu uzar başka yerlere birçok yere gider. Yazacak yer yok:) arada sırada da olsa seni görmek güzel. sağlıcakla, sevgiyle

18 Haziran 2013 09:49
Şadiye

Çok çok ama çok beğendim, bu kadar içten, bu kadar masum, bu kadar sahiplenen bir vazgeçiş anca bu kadar güzel anlatılırdı.Ne kadar enteresan değilmi Müs, üzülüp üzülüp üzülüüüüüüp sonra artık bütün beyin kalp sinir hücrelerinin en ufak noktasına kadar yorulduğunu mecalinin kalmadığını hissediyorsun. savaştan çıkmış gibi, ama bir bakıyorsun o hala orada duruyor acının ve mutluluğun binbir türlü haliyle. Buradan da kutlayayım. İyiki doğdun Müs:)

18 Haziran 2013 09:25
Zıpla zıpla...

Her şeyin aşamaları var hazırlık süreci, tırmanış, zirve, inişe geçiş ve bitiş noktası. En önemli kısmı da en son noktada elimizde ne kaldığı hayatımıza değen ellerin, değen yüzlerin, bırakılan izlerin, hayatımızın, kalbimizin tam ortasına oturttuğumuz gölgelerin, bir ömür varlıklı varlıksız mı yoksa hep varlıklı mı devam edeceği (Varlıklı cümle pek olmadı ama sen anlarsın biliyorum). Velhasıl herşey boş ne söylesek yazsak boş hayat geçiyor zaman daralıyor (ne kadar zamanımız var o da meçhul) biz olmayacak şeyleri beklerken, ümit ederken, hayal ederken birileri hayatlarının gerçeğini sapına kadar yaşıyor. Keşke herkes cesur olabilse. Sevdiği kadının adamın, sevdiği ülkesinin, değerlerinin arkasında, yanında durabilse, savunabilse. Son bağlantı kardeş türkülerin "tencere tavasımıydı" açamadım tam anlamadım. eğer o ise daha önce seyrettim ve her zaman ki gibi süperler ve senin bu şiirinde öyle.

13 Haziran 2013 08:56
İnce saz

kesin gidelim yiyelim:) valla ben de merak ediyorum nasıl doldururum, dedik artık yapacaz bir şekilde:))Bu arada tek ümit yeterli:)))

27 Mayıs 2013 21:29
İnce saz

:)))) yapmışsın dediğini..iyi de yapmışsın valla çok hoşuma gitti..yakınsın Urla'ya yolun düşerse Yengeç balık lokantası var bilirsin belki orada nefis mezesini yapıyorlar portakal soslu enginar kalbi:)

25 Mayıs 2013 18:42
Dünyanın en iyi ikinci şeyi

Gerçekten de öyle sizi dinleyen, dinlemekle kalmayıp anlayan, a demeden aa diyen ya da a dediğinde b yi c yi getiren biri en kıymetli, en değerli şeydir. kaybetmemeli bulunca.Bir sürü şeyi çok akıcı konuşur gibi anlatıyorsunuz. Okurken her cümleye içinden bir şey söylüyor insan. buraya hepsini yazmak mümkün olmadığından çok iyiydi demek en kestirmesi.

24 Mayıs 2013 09:05
Beşamel sos

çok severim üzerine kaşar peyniri çıtır çıtır kızaracak...kıskanıyorum senin blog başlıklarını bir daha kine bende enginar kalbi koyacağım:)illa bi kalp bi iç olacak:) bazen diyorum kendi kendime olmadı bu keşke birşey olsa da baştan başlasak. Hayat bir oyun deniyor ya..tutmadı bu yenisine başlasak...neyse elimizdekini yaşanılır kılmak bütün koşullara rağmen gideceğimiz en aklı başında yol galiba

23 Mayıs 2013 08:43
Makber

:) yazları İzmir'deyim, bizim Özge'yi de alıp Ege denizine karşı bir hüzün bir gıdıklama kumpanyası yapabiliriz belki:) neden olmasın. diriltip diriltip boğarız ne varsa.. http://www.youtube.com/watch?v=0D6gXosFprw bu da günün hediyesi olsun diyor ki; Biliyorum artık çok zor çok, kuracak yeni bir hikayem yok yine de uğraşıyorum rastgele eskimiş kelimelerle

17 Mayıs 2013 11:33
Makber

Yazma böyle içimden geçenleri satır satır. tam da hissizleşmiş gibi bir haldeyken hayatla didişmeyi bırakıp peki sen bilirsin diyerek bıraktığım anlarda geldi yazın. ne kadar denk düştü anlatamam. O iç nasıl bir içse artık bırak dediğin anda da bırakma der aslında için için. Lafın gelişi dedim öyle sen yaz hep yaz.şurada birbirimizi anlayan üç beş kişinin varlığı değerli.

16 Mayıs 2013 09:00
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 330
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 836
Kayıt tarihi
: 03.10.08
 
 

Yaş olarak 35 dolaylarında, bir arkeoloğum. Çoğu zaman eksileri artılarından fazla da olsa mesleğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Sanki Zeheyra yanlızca gözleriyle değil, bütün varlığıyla görüyordu" Murathan Mungan "Şairin Romanı