Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Global krizin kapitalizmi değişime zorlayan tarafı

harika tespitleriniz var. okurken çok bilgilendim. teşekkür ederim. üretim araçlarını devre dışı bırakmak, finansın ekonomiye hakimiyeti, belki de vahşi kapitalizmin artık çirkin yüzünü utanmadan göstermesi gibi geliyor bana. ne dersiniz, belki de demokrasiye kapitalizm paltosu yakışmıyor? sorun burdan geliyor? liberal, sosyal devlet geçici giysiler, kriz zamanları para babalarını koruyan, halkın onlara karşı öfkesinin önünü kesen, geçici bir bela savuşturma aracı geliyor bana.

29 Kasım 2008 16:22
Sahne tozunda mutlu olmak...

nerede oynuyorsunuz? hangi tiyatroda yani?

29 Kasım 2008 00:07
Emeğin sömürüsü artarken

dünyayı yöneten para babaları ve onların uşakları siyasetçiler için bu dedikleriniz vız gelir. neden mi? halkın bir kısmı açlıktan ölse, sürünse de nasıl olsa malları alacak birileri var ve en karlı kazanç da savaş. o savaşta kaç kişinin öldüğü hiç önemli değil, dünya nüfusu azalır hiç değilse diyorlardır.. bence dönüşüm bu dediğiniz açılımlarla olmaz. başka şeyler lazım kanımca. ama tabiki emekçilerin savunma ve direnişi onların adımını birazcık da olsa geriletir bir süreliğine, fakat onlar fare gibi kaçacak ve çıkacak yeni delikleri bulurlar. peynire ulaşırlar. aç gözlü fareler.... halkın direnişi lazım, belki de, sadece işçinin değil.. düşün düşün düşün.... bakalım umut var mı?

29 Kasım 2008 00:04
Şiir dili

hem sanatı hem şiiri yüreğin ince dili ve ifadesi diye tanımlamak çok doğru bence de. asıl dili anlaşılır yüreği ve beyni, bilinci devasa geniş ve okuyanı düşünmeye sevk eden, yani içeriği derin ve zor olan gerçek sanattır. Bakmayın dostoyevski, tolstoy, çehov'un sade diline, o sadelikte ne kadar kristal incelik ve düşüncede ne kadar derinlik vardır, değil mi? ben dostoyevski'nin bir cümlesiyle saatlerce düşünebirim, bir tek cümlesini sayfalarca makaleyle anlatabilirim.. saygılar.

25 Kasım 2008 14:27
İslam çok büyük devrim yapmıştır (son) Canlı yakılan kadınlar ve cihad;

bu bence çok önemli. Allah sevgisi insanı medenileştirir ve dinin ahlakı yanını kuvvetlendirir. Allah korkusuyla bir yere varılamayacağı bugün dindar geçinenlerin içine düştüğü yoz kültürsüz hayat anlaşıyı, ve dilde Allah gerçekte paraya tapmayla sonuçlanmıştır.. Allah sevgisi verilmeli öncelikle.. Gerçek ibadet bununla başlar. acizane fikrim budur.

25 Kasım 2008 14:14
Gölgesi düşmüş üç uygarlığın İstanbul'u

teşekkür ederim. ancak bu arada size üzücü bir haber. richard dawkins, İsa'nın aslında tarihte hiç yaşamadığını ve pagan inanışından araklanan bir dini karakter olduğunu iddia ediyor. dolayısıyla da çemberlitaşta yatan kişi kimdir bilemem?merak ederseniz, akılcağı adlı sitede, onun bir belgeseli var. izleyin, derim.

24 Kasım 2008 15:13
Tanrı Yanılgısı: Richard Dawkins

Dawkins'nin amacını anlamamışsınız. bir inanç uğruna insanların ne hale geldiğinin altını çiziyor adam. inanç insanı katil yapar mı hiç? ama yapıyor. çünkü onların niyeti inançlarını yaşamk değil, inanç kisvesi altında tek tip, yönetilecek koyun sürüsü yapmak, sonra da krallııklarını ilan etmek. inancı için savaşan hasta ruhludur. kusura bakmayın. siz de ciddi bir yanılgı içindesiniz ya da ruhsal sorununuz var. mesele inancınız değil. onun arkasına gizlenmeyin.

24 Kasım 2008 14:13
Kotram

çok güzel ve etkiliyor insanı. hem duyguları hazmetmiş hem de hayatı. yüreğinize sağlık.

23 Kasım 2008 21:49
Eğitim sisteminde iyileştirmeye nereden başlanmalı?

o yüzden eğitim üzerine konuşmaları boş görüyorum. eğitim-öğretim sıfırlandı. biz öğretmenler sadece yarım gün anne-baba yerine çocuklarına bakan bakıcılar, ve bekçileriz. yarım günde yarım saat bir öğretim yapınca günü kurtardık diyoruz. dersten kalmanın bittiği bir eğitim kurumunda, toplumun hala cahil olduğu ortamda ne eğitim olur ne de öğretim. önce milli eğitimin hükümetlerin elinden kurtarılması gerek. gelen kendine benzer, kendine oy verecek potansiyel cahil toplum yaratacak eğitimsizliği öngören bir dayatma yapıyor. okullar hükümetlerin elinde oyuncak. eğitimin nesi konuşulacak??

23 Kasım 2008 01:46
Ey Issız Adam, donmak üzeresin!

ıssızlığa çare bulunmayan bir film galiba. ıssızlık kelimesi bence yabancılık kelimesine edebi bir süs, yabancılığı çaresizce benimseyenlerin bir yüceltmesi gibi geldi. değiştiremediğin şeyleri yücelt düşüncesi barındırıyor. ama yine de bu yabancılıktan bizi kurtarıyor mu? hayır.bizler mutluluğu unutan nesilleriz galiba.. sevgi ve saygıyla.

22 Kasım 2008 16:37
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 8403
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

İngilizce Öğretmeniyim. Ek olarak makale, kitap çevirisi yapıyorum. Antalyanın bir yerel gazetesinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster