Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
tek biR cümle..

Orhan gencebay ın en sevdiğim şarkılarındandır bu.İnsan bir laf ederken çooook düşünmeli.Önce kendinde yapmalı muhakemesini.Ve geri dönüşü olmayan bir şey söylememeye özen göstermeli.Bazı şeylerin insanın içinden hiç çıkmayacağını bilmeli.Öperim yağmurum...

21 Haziran 2010 17:39
Seni sevdiğimi kimse bilmiyor! -2-

Eee abicim sen sigaraya ne zaman başladıydın yine yahu...ben seni bıraktın diye kazımışım aklıma...

19 Haziran 2010 18:09
Bilinmezliğindeyim...

Onda kaldıysan eğer, hayatta alamazsın kendini...benden demesi:)

19 Haziran 2010 17:42
Seni sevdiğimi kimse bilmiyor! -2-

Günaydın abicim:)Valla çukulatalı krep yediydim kahvaltıda.Keyfim de yerindeydi...Senin şiiri okuyunca bi hüzün geldi içime abicim yaa...ama ben gülüveririm yine diye açtıydım yeni yazını.bak nasıl da şaşırttın beni şimdi...güzel şiir olmuş valla...pek duygulu,hassas...günün çoooook güzel geçsin senin de:))

19 Haziran 2010 10:54
Geç mi kaldık?

Geç kalmışlıklarla, erkenden yitiriliverenlerin arasına sıkışıveriyoruz bazen...hep zamanında olsun tüm istediklerin arkadaşım.sevgiler

16 Haziran 2010 20:10
Avni'nin işgüzarlığı!

Ya sen beni yanlış anladın abiciiim!Ya da aslında ben yanlış anlatmışım! (ya valla bu kıvırma işi zormuş beyaa:))Yok yani ben, şey kem küm...eeee öhö öhöö şey demek istediydim aslında abicim; senin gibi genç ve taze fekaaat evlilikte eski ve tecrübeli muhterem ve çok değerli bir insandan ne çok şey öğrenebiliriz biz yeni evliler....demek istemiştim aslında işte de, karıştırmışım sabah sabah açlıktan:))günün çoook güzel geçsin emi? :)

12 Haziran 2010 13:41
İki Şehir Arasında...

Ne güzel anlatmışsın yurdum insanının bakışını:) Haklısın hayat bir kısır döngü yağmurum.Yeniden dönüş için sıraya giren o minibüs gibi...Ve sen her paragrafın sonuna ne güzel getirmişsin son sözleri.Hele en sonu; "ölenle ölünmüyor! " Bazen geride kalan bunun acısını çok yaşar.Daha doğrusu suçluluğunu..."O öldü, ama ben hala yaşıyorum...İşin daha da fenası, hayattan keyif alıyorum,onsuz da yaşayabiliyorum..." diye..Halbuki hayat bu zaten...başka türlü nasıl devam eder ki? çok güzel bir yazı ve okurken yaşadım yine.eline, gözüne,anlatan diline sağlık canım.

12 Haziran 2010 12:26
Avni'nin işgüzarlığı!

Bu eskilerin kıvırma politikalarından öğreneceğimiz çooook şey var gibi:)abiiiiiii, yeme biziiiii:))

12 Haziran 2010 11:44
Kadın...

Bazen içine dönmesi gerekir insanın.Kendi benliğinde yeniden yaşayıp her şeyi, özümsemesi, sindirmesi gerekir...Bu nedenle severim yalnızlığı.Barışığım yalnızlığımla.Bana çok şey katar.Kalabalıklarda bile soyutlayabilirim istersem kendimi.Bir anda kendimle kalıveririm.İnsanı çoğaltan süreçlerden biri bu aslında.Her şeyde olduğu gibi, o da dozunda olmalı elbette:)Bu arada anlattığın mekan çok hoş ve şiirini tamamlayıcı olmuş.sevgiler...

12 Haziran 2010 11:27
Ayna

"Her parçamda seni çoğaltırken, benden habire sen yaparken, sen bana bu denli karışmışken...Nasıl vazgeçerim ki senden?" Çok güzel bir şiir, elinize sağlık.sevgiler.

12 Haziran 2010 11:17
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 39
Ort. okunma sayısı
: 1634
Kayıt tarihi
: 26.10.08
 
 

Aşka aşığım ben. Ve hayata ve yaşamaya, doyasıya. Hüzünlerimi de, elimdeki güzelliklerin farkına var..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster