Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yumurta atmak bir sivil tepkidir

Olayın özünde "hoşgörü" söylemleriyle göz boyayanların, aslında muhalif tepkilere ne kadar hoşgörüsüz oldukları gerçeği yatmaktadır. Bir tarikat şeyhi elindeki kılıcı sallaya sallaya "İslam'ı yedi kıta, dört iklim için istiyorum. Beğenen beğensin, beğenmeyen gebersin!" diye tehditler savuruyor, bunlar hala "hoşgörü" masalları anlatıyor. Tabi yerseniz. Zihniyet aynı zihniyettir. Çember gittikçe daralmaktadır. Faşizmin bundan başka bir tanımı da varsa lütfen biri bana söylesin. Saygılarımla..

13 Aralık 2010 14:15
Sakarlığım tuttu...

Olur böyle şeyler. Hayat her şeye rağmen güzel. Kaleminize sağlık..

03 Aralık 2010 10:39
Milliyet Blog Almanağı düzenleyelim!

MB yazılarının kitaplaşması tabi güzel olur. Daha önce başka bir grubun benzer bir çalışması oldu. Oluşturulacak kitabı da blog yazarlarına satmaya kalktılar. O zaman kendi kitabını para verip alan, hem de bir kuruş telif hakkı almayan bir kitle oluştu. Birileri yazarların sırtından para kazandı. Bu kapitalizm denen şey, herşeyi paraya dönüştürmesini iyi biliyor. Sizin gibi samimi düşünen arkadaşlara hatırlatmayı bir görev billirim.

09 Kasım 2010 15:55
Cumhuriyet Bayramı

Şerefli mağlubiyetler dönemi vardı bir zamanlar. "Yenildik ama ezilmedik" ya da "Hakem hakkımızı yedi" diye kendimizi kandırırdık. Sizi bilmem ama ben bu Cumhuriyet Bayramı'na tam da bu duygularla giriyorum. Çok partili sistemin bize nasıl da bol geldiğini, dedelerimizin kanıyla elde edilen kazanımlarımızı nasıl da heba ettiğimizi gördükçe içim sızlıyor. Olay şu ya da bu parti iktidarı asla değildir. Laiklik, demokrasi, hukukun üstünlüğü, sosyal devlet, Atatürk İlke ve Devrimleri'ni iyi anlamış ve anlatabilmiş olmayı dilerdim. Çünkü o zaman böylesine köpeksiz bir köy haline gelmezdik. Ve ortalık bu kadar çok değneksiz gezenle dolmazdı. Ama olmadı işte. Bundan sonraki "şerefli mağlubiyet"imizi hangi şartlarda eda edeceğiz bakalım. İyimser yaklaşımınız iiçin teşekkürler. Keşke sizin kadar iyimser olabilseydim.

29 Ekim 2010 17:24
Baş tarafı kutlamalı, devamında acı bir duyuru anonsu olan, “ Cumhuriyet Yazısı”

Demokrasi duyarlılık ister. Bizde en az olan öge:( Çabanızı saygıyla karşılıyorum. Umarım yeterli desteği yapabiliriz. Saygılarımla.

29 Ekim 2010 17:09
Başörtüye uzanan eller kırılsın!

Açık sözlülükle "Olması gereken, başörtüsünün her yerde serbest olmasıdır" ifadesini kullandığınız için teşekkür ederim. Benim görüşlerim türban ya da başörtüsü, adını ne koyarsanız koyun, sizinkiyle taban tabana zıt. Ama açık sözlü yaklaşımızından dolayı teşekkür ederim. Çünkü bu konuda yıllardır takiyye dinlemekten bıktık. Önemli olan farklılıklara saygılı olarak aynı platformda yaşayabilmek. "Türbanı yasaklamak farklılıklara saygısızlık değil midir?" diye sorabilirsiniz. Cevabım, eğitimde siyasi sembollerin kullanılmaması şeklindeki hukuksal kararların varlığını hatırlatmak olacaktır. Saygılarımla.

14 Ekim 2010 23:23
Hanefi Avcı olayında perde arkası nedir?

Haklı olabilirsiniz. Benim vurgulamak istediğim nokta hukukun evrenselliği ve genelliği ilkesidir. Hanefi Avcı'nın devleti saran yasadışı örgütsel yapılanmayla ilgili iddialarını yok sayamayız. Hukukun üstünlüğü adına bunun takipçisi olacağız. Hanefi Avcı'yı assalar bile bu noktayı atlamamalıyız. Bana göre o inandığı doğrular, hak ve adalet uğruna kendisini ateşe atmıştır. Suçu varsa elbette her vatandaş gibi hukuktaki karşılığı önüne çıkmalıdır. Ama tek taraflı bakmamalıyız. Saygılarımla.

30 Eylül 2010 18:18
''Sansürsüz'' adlı program yapandan ''sansür'' önerisi!

Gazeteci Ali Kemal vardı. Kurtuluş Savaşı'mızda ulusal mücadeleyi baltalayan Ali Kemal. Daha sonra yargılanmaya götürülürken İzmit'te halk bunu linç etti. Şimdi küresel sermayenin ağırlıklı olarak sahibi olduğu bağımsız(!) medyamızdaki bazı şahsiyetler Ali Kemal'i mumla aratır oldular. Kişisel, parti ve cemaat çıkarları adına basının bağımsızlığından ödün verenlerden ben de utanıyorum. Saygılarımla.

29 Eylül 2010 20:22
Hanefi Avcı olayında perde arkası nedir?

Hanefi Avcı'nın kitabı ibretlik bir belgedir. Ortaya koyduğu belgelerin F tipi örgütü de içerecek şeklide bağımsız hukukta bir anlam ve önemi vardır. Bu atlanarak kendisine yönelik iddia ve karalamalar ön plana çıkartılırsa bağımsız hukuktan bu ülkede söz edilemez. Hepimiz birer Hanefi Avcı olmalıyız diyorum. Kişisel, parti ve cemaat çıkarları için kamu çıkarlarını göz ardı etmemeliyiz. Saygılarımla.

29 Eylül 2010 19:35
Gazeteler, Hanefi Avcı’nın tutuklanmasını nasıl verdi?

"Yardım ve yataklık etmek" ayrı bir suçtur. Tutuklama gerekçesinde iddia edilmemiş "yataklık etmek" suçunu bir insana yüklemek, dini argümanları kullanan bir gazeteye yakışıyor mu? Bu eklemeyi yapanlar öbür tarafta Hanefi Avcı'dan nasıl helallik isteyecekler? Olmayan bir suçu isnat etmenin TCK'da bir karşılığı var ama bizim bağımsız(!) yargımızın, iş muhalifleri savunmaya geldiğinde eli ayağı tutuluyor nedense. Saygılarımla.

29 Eylül 2010 12:28
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 630
Kayıt tarihi
: 17.11.08
 
 

1964 İstanbul doğumluyum. Bekarım. Çocuk hastalıkları uzmanıyım. Halkla İlişkiler ön lisans ve İk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster