Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Yeşil Dokunuş'un Güncesi

http://blog.milliyet.com.tr/yesildokunus
Ülkemizdeki siyasi partilerimizin hiçbiri, bana göre, gerçek bir "Türkiye partisi" değildir...

Türkiye'de anayasa değil PARTİ sorunu vardır. Partilerimiz belirli seçmenlere hitap etmeyi bıraktığında pek çok sorun kendiliğinden çözülecektir. Mesele anayasa sorunu değil, siyasi anlayış sorunudur. Bir hatırlatma yapayım. Yeni anayasa dediğiniz şey Türkiye'yi parça parça bölecek fedarasyonu getirecek ve bu topraklarda oluk oluk kan akatıcaktır. Yeni Anayasa yapan bazı ülkeleri sıralayalım : Irak, Yemen, Yugolavya, Rusya, Mısır, Tunus vs... Tunus hariç bu ülkelerin hepsinde siyasi iktidarsızlık ve bölünme ve parçlanma vardır. Dünyayı hiç bilmeden "size dikta ettirilen" düşüncüleri savunmaya devam ederseniz bundan en büyük zararı yine kendiniz görürsünüz.

09 Haziran 2015 17:38
“Tehlikenin farkında mısınız?” CHP’nin oklarının arasında (neden) demokrasi yok?

Ya Allah aşkına rica ediyorum. Bir yazınızda da yalan yanlış karalama yapmayınız. Neredeyse bütün yazılarınızda zihinleri bulandırma ve yıkama taktiği görüyorum. Ya beslendiğiniz kaynaklar zehirli ya da siz zehirlisiniz! Unutmadan şunları söyleyeceğim. Cumhuriyet dediğimiz şey Osmanlı'nın devamıdır. Osmanlı'yı yıkanlar 1920 de İngilizlerdir. Kurtuluş savaşında aynı Osmanlı düşmanla iş birliği yapmıştır. Bir ekleme daha yapmak istiyorum : Osmanlı hiçbir zaman Türk olmadı. Yöneticileri yabancı kadınlarla evlenmiştir padişahları melezdir. Askerleri yine yabancılardan devşirmedir. Dili Arapça ve Farsçadan karışımıdır. Sarayda TÜRKÇE konuşmak yasaktır. Yönetimde Türkler bulunmaz. Bizler Cumhuriyetle birlikte Türk'e geri dönüş yaptık. Siz ise Osmanlı'nın Türk olduğunu iddia edecek kadar bilgsizsiniz! Yiyorsa adaletin yanındaysanız Biraz da bunlara değinelim. Birazda gerçeklerden bahsedelim. Tabii ki yemez!

03 Haziran 2015 14:36
Demokratik cumhuriyet

demokratik olmayan cumhuriyetin çözümü demokrasiyi toplumda pekiştirmek değildir. Malesef kullandığımız temsili demokrasi sistemi ve cumhuriyetin padişahlıktan farkı yoktur. Monarşiden tek farkı babadan oğula geçen bir sistemden çok yöneticilerin halk tarafından seçilmesidir. Mevcut temsili demokrasi her zaman için kaos çıkarmaya, halkı ezmeye, insanları sömürmeye muktedir olmuştur. Bunun örneklerini 2 tane askeri darbeyle gördük. Askeri darbeler darbecilik geleneğinden değil, sistemin yapısının kaos çıkarmaya elverişli olmasından doğmuştur. Malesef Atatürk zamanında halkın durumu itibariyle temsili demokratik yapıdan daha iyisi mümkün değildi. şu anda mevcut yapıyı daha üst seviye taşıcak yeni bir anayasaya (kasıt kesinlikle akp anayasası değil- halkçı evrsenel bir anayasa) ve reforme edilmiş yeni bir cumhuriyete ihtiyaç var. Bu konuda yaptığımız çalışmları blogumdan bir iki ay içersinden izleyebilirsiniz

07 Kasım 2011 21:35
Hayatınızı değiştirecek kelime ulliminati

bilgidiğim kadarıyla zeigstte illuminatiden pek bahsetmez. İlluminati gerçekten çok ilginç bir konu. Üst düzey yöneticiler, oldukça akıllı insanlar dünyayı yönetmek için her şeylerini şeytana satma fikri yada ona ibadet etme fikri oldukça uçuk ve tuhaf. Doğrusu buna akıl ermiyor veya insan inanamıyor. Ama gerçekliği olan bir şey. Misal Rusyanın kgbsine sızan illuminati ajanları bizzat ruslar tarafından belgelenmiş. Hatta bazı devletlerin kaynaklarında kitle imha silahı sakladıkları ve zamanı geldiklerini kullanacakları bile yazıyor. Amerikan bir dolarındaki illuminati meselesi uçuk olmaktan gerçeğe benziyor. Zaten amerikan başkanlarının mason olduğu bilinen bir şey. Bu konuda en iyi ipuçlarını Walt Disney yapımı Büyük Hazine adlı filimde yakalabilirsiniz...

29 Eylül 2011 15:02
Elif Şafak ve "İskender"

Malesef edebiyatta bir ticaret alanı. Elif şafak'ın son romanını okumadan yorum yapacağım ama dediklerinizin doğru olduğunu düşünüyorum. Genelde reklam olan satan kitap en iyi kitaptır düşüncesindeyim. Orhan Pamuk! a gelince iki romanını okudum. Kara kitab'ın herhangi anlamda iyi bir kitap olduğunu söylemem. Vasat, hatta kötü bir roman. Ancak benim adım kırmızı tam tersine bir ustanın kaleminden çıkmış gibi. Okuduğum harika romanlarından bir tanesiydi. Orhan Pamuk medya tarafından abartıldığını ve hatta daha ileri giderek "bir ajan" olduğunu düşünüyorum. Her nedense medya tarafından abartılan şahsiyetlerin mutlaka Amerika ile bağlantıları oluyor.. bu arada Gülçin hanım mutlaka benim adım kırmızıyı okumalı.

07 Eylül 2011 19:55
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1767
Kayıt tarihi
: 03.01.10
 
 

Yeşil deyince aklımıza ilk gelen şey doğadır. Yeşil dokunuş yaşadığımız beton yığınların kurtulacak ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster