Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Facebook Ruhuyla Yazı Yazınca...

Artık hızlı bir değişim sürecinde yaşadığımız bir gerçek ve blog anlayışının facebook anlayışına yenik düşmek üzere olduğu bir gerçek. Ya kalite artmalı yada blog anlayışına elveda demeli. Sevinmelimiyiz, üzülmelimiyiz.Kararsızım. Yazınız içten ve akıcıydı, dilinize bereket:) Sağlıcakla kalınız.

28 Ocak 2011 01:05
Milliyet Blog düzeliyor!

Doğruluk payı olabilir bu söylediğimiz ne dersin:)

10 Ocak 2010 13:22
Sigorta şirketleri sel riskini poliçe teminatı kapsamından çıkarıyorlarmış :)

www.intsangaz.tr.gg/-Sayi-_-49-_-SEL-.htm?PHPSESSID=b33bde475f55fad40480d79fc017b3c3 Bu link adresinin üzerini tara. ctrl c yap. Daha sonra internet explorer arama kısmına gel. ctrl v yap. Yapıştır yani. Sizin yazınızı en alt kısımda bulacaksınız demek istedi. Aracılık edeyim dedim. Teşekkür etmeye fırsatınız olsun. Sağlık ve mutluluk dileklerimle. Unutmadan sorun sizde değil Necip Köni'de bende ilk anda bir şey anlamadım:)

14 Eylül 2009 01:53
Muhafefetin acizliği

Size çok değil kısa bir zaman dilimi önce Ankara'da yaşanmışlıkları örnek versem;desem ki Melih Gökçek'in DTP, Diyarbakır konuşmaları Murat Karayalçın'ı ne ile suçladığı. Sesinizi alamadım, ne diyorsunuz. Açılım-Barış mı? Ben ülkeyi yönetenlerin bukalemun gibi olmasını,işlerine geldikleri gibi, kafalarıne estiği gibi davranmasını doğru bulmuyorum. Sizce SHP döneminde meclise taşınan milletvekillerinin kellesini alan kimlerdir. Solcular mı, sosyal demokratlar mı? O dönemden sonra SHP ve CHP nin bölgede bittiğini hatırlıyorsunuz değil mi? Kim kazandı peki? Bir adım geriye gidip olduğun yere yeniden bakmayı öneriyorum herkese. Sağlıcakla.

05 Eylül 2009 09:33
Bu cinayete 'Şeytanın Avukat'lığını yaptım

Devlet adamlarının katili ailesi teslim etsin daveti, süregelen adli süreç, basın yayın organlarının bazılarının olaya yaklaşımı, hepsi iğrenç. Kabul edilebilir değil. Herkes kendi çocuğun başına aynı felaketin geldiğini düşünsün ve öyle görüş belirtsin.Zavallı baba, zavallı aile. Adamı el birliği ile çıldırttılar. Ali cengiz oyunları ile olayı o kadar farklı boyutlara çekmişler ki, baş kesip öldürme olayından daha fazla babanın tavrını sorgulayan millet olduk. Yazık ki çok yazık.

05 Eylül 2009 09:06
Aşk, böyle bir şey !..

iki, beş, yedi. Kaç aşkı bir arada götürdüğünüzü yazmamışsınız hocam. Yüreğinizin kaç parçaya ayrıldığını yazmamışsınız. Torun sevgisi başkaymış derlerdi. Yazınızdan öyle olduğunu anladım. Umarım o sevgiyi bizde yaşama şansına sahip oluruz. Aşklarınızla birlikte sağlıklı ömürler diliyorum.

05 Eylül 2009 08:53
Sade Mercimek Çorbası

Yakaladım işte. Berbat bir yazım hatası yapmışsınız. Büryon değil efendim ""Bulyon" olacaktı. Türkçeyi de çorbaya çevirdin yahu:) Ankara'da otobüs bileti maliyetini bulmuştur sanırım:) Sağlıcakla kalınız.

05 Eylül 2009 08:46
Bir babanın dramı…

Paranın gücü burada işte. Birileri hala anlamıyor, anlamak istemiyorsa yapılacak bir şey kalmıyor. Öncelikle sorulması gereken basit sorular vardır. 1-olayın üzerinden o kadar uzun süre geçtikten sonra kan parası fikrini bu ailenin aklına kim soktu. 2- türkiye de bu güne kadar bu tür yaşanmışlıklarda hiç akla gelmeyen bu yöntem neden denendi. 3- Siz hiç kendi çocuğunuzun kafasının kesilerek çöp kutusuna atıldığını düşünebilirmisiniz, buna cesaret edebilirmisiniz, mideniz kaldırır, yüreğiniz izin verir mi? 4-Bu delirme belirtilerinin sebeplerini paranın gelmemesi, alınamaması türünde yorumlamak sizce basitliğe kaçma olmaz mı? 5-Bahsi geçen 3 milyon euro civarında ki para ile rezil edemeyeceğiniz, yerin dibine batıramayacağınız anne, baba varmıdır? 6-rezilliğin merkezinde ki devlet kurumları üzerinde ki sorumluluğu ve yükü bu şekilde üzerinden atmış mı oluyor? 7-Aile tarafından saklandığı ve ortaya çıkarılması gerektiğini savunan devlet adamlarının acizliği ve basitliği asıl sor

04 Eylül 2009 11:18
Tekamül...O da ne ki?

Bazen bir cümleden veya kelimeden yola çıkılarak ilgisiz, alaksız,komik, basit yorumlar yapılabiliyor. Haklısınız. Ama bunu cehalet, bilgisizlik gibi olumsuz yanlar olarak görmeyin. O kadar hızla değişen gündem, o kadar çok saldırıya uğrayan değerimiz var ki. Yorum yazarken konuyu unutup o gün sizi etkileyen gündeme dalabiliyorsunuz. Yorum değil de kendiniz bir blog yazıyorsunuz gibi. Yaşananlar kötü, yaşananlar hazmedilecek türden değil. yaşananlar incitiyor. Bu hisler içinde bazen ipin ucuda kaçıveriyor, kırıcı da olunabiliyor. Zavallılıktan, güçsüzlükten, acizlikten hiç bir şey yapamamanın yansıması olarak görün. Hoş görün. Bunlar düzelir. Bir daha eskisi gibi olamaz denilenlerden korkalım. Yorum, sil yenisini yaz. Yazım hatası, yeniden yaz. kırgınlığa sebep olan ifade, özür dile, düzelt.Sorun değil. DÜZELİR. SAĞLICAKLA

04 Eylül 2009 09:06
Bu gece "Siyaset Meydanı"nı izlediniz mi?

Kürt halkı 1918 den beri bağımsızlık bekliyor demişti idama mahkum edildiği duruşmalarda. Göstere göstere bu günlere kadar gelebildiler. Nereye kadar gidecekleri ise belli. Ülkede sen sus sen konuş zorlaması devam ettiği sürece . Türk'ün diyorsan fasist, kafatasçı, ırkçı oluveriyorsun, diğerleri entellektüel, aydın. Daha önce "Abdullah Öcalan Sürgüne Gidecek" türünde dalga geçer türünde bir blog yazmıştım.Şimdi görüyorum ki o aşama geçileli çok olmuş. Çocuktan al haberi misali. Yazık. Yazık ki ne yazık. Sağlıcakla ve umutlu kalın.

04 Eylül 2009 08:56
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 495
Kayıt tarihi
: 10.01.09
 
 

Tarih Öğretmeniyim. Trabzon/Of doğumluyum. Yazmayı seviyorum. Yazanları, yazarak paylaşanları daha ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster