Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Trafikte Kafayı Yemek

Oysa bu yaşadıklarınızdan çok güzel farkındalıklar çıkabilirdi:)) Mesela "trafik karışık" demişsiniz. trafik siize aynalık yapıyor olabilir mi? Karışık aslında siz olabilir misiniz? "Trafik tıkalı" acaba sizin enerji kanallarınızda bir tıkanıklık olabilir mi? "O kursa yetieşemedim" Bunda benim için hayırlı olan ne acaba? Trafiğin böyle yoğun olduğu ve düzensizliğin hakim olduğu bir ilde yaşamak bana kendimle ilgili neyi anlatıyor olabilir? vs vs Bence bundan onlarca soru ve farkındalık çıkabilir:))) Umarım yorumuma alınmazsanız iyiniyetinize istinaden bu şekilde yazdım.. Selamlar saygılar..

12 Aralık 2010 11:36
Kişisel Çelişim

Bir şeye ne kadar karşıysanız o kadar yakınsınızdır:)) Bu durumda yakında sizi kişisel gelişim uzmanı veya yaşam koçu olarak görürsem hiç şaşırmam ve de çok gülerim baştan söyleyyeim:))))))) Selamlar saygılar...

10 Aralık 2010 21:12
Çaresiz Değilsin, Çaresin!

Yazdıklarınızın bir kısmına katılmakla beraber biraz acımasızca bir eleştiri olduğunu düşünüyorum:) Öncelikle kişisel gelişimin tanımını yapmak gerekir.Sizin bahsettiğiniz kişisel gelişim tam olarak neleri kapsıyor? Zira bu oldukça geniş bir konu..Bana göre kişisel gelişim, kişinin kendini ve yaşadığı hayatı tanımasını,anlamlandırmasını sağlayan ve farkındalığını yükselten bir olgu..Bu amaca yönelik olarak kullanılan bir çok yöntem ve teknik mevcut. Enerjiler, Nlp,kuantum düşünce vs gibi..Bunların hepsi sadece araç, amaç kendinin ve yaşadığın hayatın farkına varmak..Bu anlamı ile bana göre herkesin ilgilenmesi gereken bir konu..Belki de burada araçları değil de, kişisel gelişime götüren amacı sorgulamak lazım:)) Selamlar saygılar..

02 Aralık 2010 22:53
Aşk altıncı his midir?

Sorunuz aklıma bir efsaneyi getirdi..Karşı kıyıda yaşayan sevgilisini görmek için, aşık genç her akşam yüzerek karşıya geçermiş. Bir gün yanından ayrılmadan önce sevgilisine senin yüzünde "ben"mi var demiş? O zaman genç kız, bu akşam karşıya kadar yüzemezsin çünkü beni artık gönül gözü ile görmüyor suret olarak görüyorsun, sana o gücü veren bana olan aşkındı demiş..Aşık genç dinlememiş ve yine çıkmış fakat kıyıya ulaşamadan dalgalara kapılıp ölmüş..Ferhat o dağı delerken Şirin in suretine aşık değildi muhtemelen, Şirin de Ferhat ın öyle olmadığını bildiği için sonsuz güveni vardı diye düşünüyorum.. Selamlar saygılar..

02 Aralık 2010 18:20
Aşk altıncı his midir?

Bence aşıklar arasında telepatik bir bağ oluşuyor. Aşık olduğum kişinin eline iğne batsa hissederim:)) Bu durum sadece aşk ile ilgili diyemeyiz belki çünkü bir şekilde duygusal bağ kurduğumuz herkes ile bir alışveriş yaşarız. Ama en güçlü duygu aşk olduğu için daha fazla ortaya çıkıyor. Bütün dikkatini kime verirsen ver aynı bağı kurar insan.İnsan aşık olunca 7 24 o kişiyi düşününce onun enerji alanına girmesi ve hissetmesi de çok daha mümkün:)) Selamlar saygılar..

01 Aralık 2010 20:12
Çaresiz Değilsiniz, Çare Sizsiniz!

Yıllardır kişisel gelişim ile ilgiliyim. Piyasadaki bir çok seminere gidip bir çok yöntem ve teknik öğrendim. İlk etapta dediğiniz şekilde gelişiyor herşey yani sadece algınızı değiştiriyorsunuz ve farkındalık kazanıyorsunuz.Bu da kötü birşey değil zaten:)) Ama aynı noktada kalırsanız işler karışıyor adı üstünde kişisel gelişim ve sürekli gelişmeyi gerektiriyor:)) Bu gelişme yolculuğunda herkes birşekilde nasibi olana yönleniyor. Bu aşamada benim geldiğim nokta tasavvuf ama başka yönlere giden kişiler de biliyorum. Dikkatli olmaz ve kendinize sahip çıkmaz, aklınızı ve kalbinizi kullanmazsanız kişi için tehlikeli olabileceğini düşünüyorum. Selamlar saygılar..

01 Aralık 2010 20:03
NLP zihninizi kullanma kılavuzu - Neuro Linguistic Programming / Nil Gün

Kişisel gelişimin en önemli araçlarından birisi olan NLPye başlamana sevindim:)) Bütün kişisel gelişim yöntemlerini denedikten sonra benim vardığım nokta tasavvuf oldu:)) Bu biraz "simyacı" kitabındaki konuya benzedi. Burnumun dibindekini anlamak için o yolları katetmem gerekmiş demek ki:)) Umarım sen de en az benim kadar keyif alırsın NLP eğitimlerinden..Sevgilerimle:))

26 Kasım 2010 23:11
Kabir Sendromu

Zamanın hızlanıp yavaşlaması algılarımıza göre değişiyor diye biliyorum. 45 san.lik deprem bana neredeyse 10 dak gibi gelmişti. Zamanın farklı algılanabildiğini en net olarak o zaman hissetmiştim:))daha sonra dikket ettiğimde eğer dolu dou yaşıyor ve farklı şeyler yapıyorsam zamanı daha uzun algılıyorum. Birbirinin benzeri otomatiğe bağlanmış günler geçiriyorsak ise zamanın hızını anlayamıyoruz. Bu halde zamanı daha yavaş algılayabilmek için içini doldurmak gerekir. Bize verilen zamanın içini nasıl dolduracağı ise kişilerin inancı ve yaşam şekillerine göre değişir. Bana göre zamanı dolduran ve uzatan en önemli şey yeni bir şeyler öğrenmek..Belki o yüzden çocukken zaman daha yavaş akıyor gibi geliyor, yaş ilerledikçe hızlanıyordur..Selamlar saygılar..

23 Kasım 2010 18:09
Hayata Yaşamak İçin mi Geldik?

sorusu ile bir dönem kafayı yeme durumlarına gelmiştim:)) Bir gün ölüp toprak olacaksak, çalışmanın iyi olmanın mutlu mutsuz olmanın ne anlamı vardı ki? öyle ya da böyle zaman geçecek ve iyi de kötü de zengin de fakir de mutlu da mutsuz da toprağın altına girecektik..Kaldı ki ölüm sonrasını düşünerek yaşamak da çok akıl karı gelmedi bana..Elde deceğimiz sonucun vadesini bilmediğimiz için motivasyonu düşürüyor zaten. O zaman bu dünyada iken yaşamanın bir anlamı olmalı diye düşünmeye başladım..Dini açıdan bakarsak yapılan ibadetlerin aslında sadece ölüm sonrası için değil dünyada iken faydası olduğunu gördüm. Aslında biz bu 3 boyutlu dünyada yaşıyorken kendimizi yükseltip başka boyutlara geçebileceğimizi farkettim..İnsan sadece bu dünya için yaratılmamıştır onda sonsuzluğu kaplayacak bir potansiyel var ve bana göre yaşama amacımız o potansiyeli bulup kullanmak. Bana göre Allah bizleri sadece öbür dünyaya hazırlanmak için yaratmamış bu dünyada da farketmemiz için yaratmış..Selamlar..

18 Kasım 2010 12:11
Dom (11)- Beyninin Olgunlaşma Evreleri

yazılarınızın hepsini okudum ve çok etkilendim. Bu bilgileri bizlerle paylaştığınız ve emek harcadığınız için çok teşekkür ederim. Yazılarınızı okuduktan sonra kafamda muğlak olan bir takım bilgilr yerine oturdu, yeni bir bakış açısı ve farkındalık oluştu..Bu zor konuları böylesine anlaşılır anlattığınız için tekrar teşekkür ederim.. saygılar..

07 Kasım 2010 11:41
Toplam blog
: 117
Toplam yorum
: 155
Toplam mesaj
: 35
Ort. okunma sayısı
: 2240
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1970 Tokat doğumluyum. İstanbul Tıp Fakültesi Sağlık Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar bölümü mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster